Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Kim Bu Sosyal Darwinistler? Sosyal Darwinizm'e İnanç, İşlevi Bozuk Psikolojik Özelliklerle İlişkilendirildi!
Kim Bu Sosyal Darwinistler? Sosyal Darwinizm'e İnanç, İşlevi Bozuk Psikolojik Özelliklerle İlişkilendirildi!

Yeni bir anket çalışması, Sosyal Darwinizm kavramına olan inancı, başkalarına karşı sömürücü tutumlar, düşmanlık ve düşük özgüven gibi belirli işlevsiz psikolojik özelliklerle ilişkilendirdi. Polonya Bilimler Akademisi'nden Piotr Radkiewicz ve Varşova'daki Sosyal Bilimler ve Beşeri Bilimler Üniversitesi'nden Krystyna Skarzynska, bulgularını PLOS ONE dergisinde yayınladı.[1]

Sosyal Darwinizm'i benimseyenler, sosyal dünyayı sınırlı kaynaklar için amansız bir rekabet gerektiren ve sadece "en güçlü"lerin hayatta kaldığı bir tür rekabetçi orman olarak görürler. Sosyal Darwinizm, insanların doğal olarak bencil olduğunu ileri sürer ve kinik manipülasyonun, ilerlemek için kabul edilebilir bir yol olduğunu savunarak, insan doğasına karşı olumsuz bir bakış açısını savunur. Terimde geçen "Darwinizm" sözcüğü, doğadaki evrimsel rekabet süreçlerinin insan toplumları arası rekabete uyarlanmasına işaret eder. Ne var ki bu isim yanıltıcıdır, çünkü Charles Darwin'in kendisi de Sosyal Darwinizm'e karşı çıkmıştır.

23
Paylaş
Kuşların Göz Büyüklüğü, Onların Davranışlarını ve Ekolojilerini Öngörmekte Kullanılabilir!
Kuşların Göz Büyüklüğü, Onların Davranışlarını ve Ekolojilerini Öngörmekte Kullanılabilir!

Kuşlar, tüm omurgalı kara hayvanları arasında, vücutlarına kıyasla en büyük gözlerden bazılarına sahiptir. Hatta göz büyüklüğü açısından, kurbağalardan sonra ikinci sıradadırlar. Sınırlı bir tat ve koku yelpazesine sahip kuşlar; gezinmek, yiyecek bulmak ve yırtıcılardan kaçınmak için öncelikli olarak görüş yeteneklerine güvenirler.

Yine de, Charles Darwin'in klasik ispinozlar üzerindeki yaptığı çalışmasından bu yana, bilim insanlarının titizlikle incelediği gaga şekli ve vücut büyüklüğü gibi diğer özelliklerle kaağaçrşılaştırıldığında, kuşlardaki göz boyutunun davranışlarını nasıl etkilediği hakkında şaşırtıcı bir şekilde az miktarda bilgiye sahibiz. Florida Doğa Tarihi Müzesi'nin Ordway Ekosistem Koruma Laboratuvarı'ndan Ausprey bunu şöyle ifade ediyor:

15
Paylaş
Kontrollü Yangın ve Karşı Ateş Tekniği: Uzmanlar Neden Bilerek Yangın Çıkarırlar ve Bu, Bazı Ormanlar ve Yangınlar İçin Neden Faydalıdır?
Kontrollü Yangın ve Karşı Ateş Tekniği: Uzmanlar Neden Bilerek Yangın Çıkarırlar ve Bu, Bazı Ormanlar ve Yangınlar İçin Neden Faydalıdır?

Yangınlar, birçok orman için zararlı değildir; tam tersine, eğer doğru miktarda ve sıklıkta olursa, sağlıklı ve doğal olaylardır. Nihayetinde ormanlar, yüz milyonlarca yıldır yangınlarla bir arada evrimleşmiştir.[1] Dolayısıyla birçok bitki (ve onların oluşturduğu "toplumlar" olan "ormanlar"), yangınlara karşı dirençli olacak veya en azından yangın sebebiyle soyu tükenmeyecek biçimde seçilmiş türlerdir.

İnsanlar, yangınları kontrol altına almaya çalışsalar da (ve bu, bir yere kadar makul bir amaç olsa da), yangınlarla abartılı miktarda mücadele etmek ve her türlü yangını ne pahasına olursa olsun engellemek, birçok coğrafyada daha büyük ve tehlikeli yangınların önünü açmaktadır. Hatta bazı bölgelerde yangınları engellemek, bitkilerin üremesini engelleyebilmektedir!

17
Paylaş
Belli Yaş Gruplarındaki İntihar Oranları Azalsa da Son 30 Yılda İntihar Nedeniyle Toplam Ölümler 20.000 Civarında Arttı!
Belli Yaş Gruplarındaki İntihar Oranları Azalsa da Son 30 Yılda İntihar Nedeniyle Toplam Ölümler 20.000 Civarında Arttı!

Injury Prevention dergisinde çevrimiçi olarak yayınlanan uluslararası verilerin bir analize göre, bu dönemde yaşa özgü intihar oranlarındaki önemli düşüşe rağmen, intihardan kaynaklanan genel küresel ölüm sayısı son 30 yılda yaklaşık 20.000 arttı.[1] Çalışmaya göre, hızla yaşlanan nüfusa sahip ülkelerde bu gidişatı tersine çevirmek zor olabilir.

Araştırmacılar, özellikle alt orta gelirli ve üst orta gelirli bölgelerde nüfusun yaşlanması, nüfus artışı ve nüfus yaş yapısındaki değişikliklerin büyük ölçüde intihar oranlarını yönlendirdiğini söylüyor. Ülkeler intihar ölümlerindeki eğilimi tersine çevirmek için mücadele etmeli, çünkü intihar oranları dünyanın hemen hemen tüm bölgelerinde 70'li yaşlar ve üzerinde en yüksek seviyede.

27
Paylaş
Sözlük Tanımına veya Etimolojiye Başvurma Safsatası: İnsanlar Sözlüğü Nasıl Kötüye Kullanıyor?
Sözlük Tanımına veya Etimolojiye Başvurma Safsatası: İnsanlar Sözlüğü Nasıl Kötüye Kullanıyor?

Sözlüğe başvurma safsatası (veya tanıma başvurma safsatası), bir argümanda kullanılan bir terimin sözlükteki tanımının eğilip bükülerek kullanılmasıyla meydana gelen bir mantık safsatasıdır. Burada en büyük problem, sözlüklerin betimleyici değil, tanımlayıcı olmasıdır. Sonuçta sözlüklerin doğası budur. Sözlükler, insanlara dili nasıl kullanmaları gerektiğini öğretmekten ziyade, toplumun kullandığı dili tanımlamayı amaçlar.

Ancak sözlük tanımları (İng: "dictionary definitions"), toplumun gündelik hayatta kullandığı kelime anlamlarını her zaman doğru yansıtmayabilir. Buna birçok farklı sebep gösterilebilir; mesela bir kelimenin sözlükteki tanımı, o kelimenin bütün anlamlarını kapsamıyor olabilir. Veya son zamanlarda hakaret olarak kullanılmaya başlanan bir kelimenin kazandığı bu yeni anlam, sözlük tanımında yer almıyor olabilir. Sebepler uzar gider.

28
Paylaş