Çernobil Yangını: Radyasyon Türkiye'yi Etkileyecek mi?
BBC News Türkçe
- Özgün
- Çevre Bilimleri
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- Çernobil yakınındaki yangın sonucu açığa çıkan radyoaktif maddeler, özellikle İyot-131 kısa ömürlüdür ve radyasyonun Türkiye'ye ulaşması durumunda etkileri uluslararası doz limitlerinin oldukça altındadır.
- Radyasyon dozları sievert birimiyle ölçülür ve günlük yaşamda maruz kalınan doğal radyasyon seviyeleri ile karşılaştırıldığında yangından kaynaklanan radyasyonun insan sağlığına zararı kanıtlanmamıştır.
- Uzun ömürlü radyoaktif izotoplar Stronsiyum-90 ve Sezyum-137 bölgedeki bitki örtüsünde kontaminasyona yol açabilir ancak yayılan radyasyon yoğunluğu çevre ve insan sağlığı için tehlike oluşturmayacak kadar düşüktür.
Son zamanlarda gerek sosyal medyada gerek medyada paylaşılan gönderilerde ve haberlerde Çernobil Nükleer Santrali yakınında gerçekleşen yangın nedeniyle oluşacak radyoaktif bulutların Türkiye'ye geleceği ve yağmur yoluyla yeryüzüne ineceği yönünde iddialar dolaşmakta. Peki, söylenildiği gibi yangın sonrasında saçılan radyasyon Türkiye'yi etkileyecek mi? Eğer cevap evet ise, etkileri ne olacak?
Her cisim belirli düzeyde ışıma yapar, yani radyasyon yayar. Bu ışımanın bir kısmı, iyonize edici değildir, yani düşük enerjilidir. Diğer kısmı ise çeşitli element atomlarının radyoaktif izotoplarının bozunmasıyla oluşan, iyonize edici sınıfa giren radyasyondur. Örneğin, mikrodalga veya her gün yanımızda taşıdığımız cep telefonları da radyasyon yayar. Ancak bunlar iyonize edici sınıfa girmez ve insan sağlığına, kanıtlanmış bir zararı yoktur.
Gerek söz konusu haberlerde gerekse bu yazıda söz edilecek radyasyondan kast edilen, radyoaktif bozunuma uğrayan radyoaktif maddenin gama ışıması başta olmak üzere, çeşitli bozunum mekanizmalarıyla ortaya çıkarttığı, iyonize edici radyasyondur. Aşırı küçük olduğundan ötürü rüzgâr veya çeşitli yollarla taşınabilen belki de en önemli radyoaktif partikül İyot-131'dir.
Radyasyon ölçümü için kullanılan çeşitli ölçüm aletleri vardır. Bunlardan birisi, Geiger sayacı adı verilen cihazdır. Ancak bu cihaz, ışıma miktarı ile ilgilidir ve doku hasarıyla ilgili ya da maruz kalınan doz ile ilgili doğrudan bilgi vermez. Üretilen dozimetreler, bu ölçümün yapılmasında kullanılabilir. Doku zararını tespit etmek için sievert (Sv) veya milisievert (mSv) birimleri kullanılır. Sievert birimi, 1 Gray'lik X ve gama ışını ile aynı biyolojik etkiyi meydana getiren radyasyon miktarıdır. Gray ise radyasyona maruz bırakılan 1 kilogramlık maddeye aktarılan 1 Joule'lük enerjiyi veren radyasyon miktarıdır. Yani Gray, alınan dozu Joule cinsinden verir. Örneğin tuğla veya çimento ile yapılan bir binada oturan herkes yılda 0,7 mSv radyasyona maruz kalmaktadır.
Yağmur veya diğer yağış şekilleriyle İyot-131 başta olmak üzere radyoaktif izotoplar taşınabilir ve yeryüzüne yağabilir. Yakın dönemde yaşanan en büyük nükleer felaket olan ve Japonya'daki 9 büyüklüğündeki depremden sonra meydana gelen Fukuşima Nükler Santrali kazasında da atmosfere radyoaktif madde salınmıştır. Bu radyoaktif partiküllerin ABD'ye ve İzlanda'ya kadar ulaştığı rapor edilmiştir.
15 Mart 2011'de yani kazadan 4 gün sonra, kazanın yaşandığı binada ölçülen radyasyon değeri saatte 400 mSv idi. Ancak aynı günde 240 km uzaklıktaki Tokyo'da ölçülen değer normalin 22 katıydı. Tokyo için normal değeri 0.126 mSv olduğundan o gün birkaç saat boyunca insanlar 2.5 mSv radyasyona maruz kaldılar. Bu radyasyon miktarının etkisini anlamak için bir örnek vermek faydalı olacaktır. 2.5 mSv, sıradan bir insanın hastaneye bilgisayarlı tomografiye akciğer için girdiğinde maruz kalacağı radyasyonun yarısı bile değildir.
/old/content_media/91efe5a4a0ca4a2ebea90ef4d6c0257c.png)
Benzer şekilde Çernobil Nükleer Santrali patladıktan sonra tüm dünyaya radyoaktif izotoplar taşınmıştır. Bu izotopların bazıları yağmur olarak yeryüzüne inmiştir. Örneğin yayınlanan pek çok çalışmada Çernobil sonrası yağan yağmurlardaki radyoaktivite değerleri gözlenmiştir.
CNN'in 7 Nisan'da yayınladığı ve Ukrayna Devlet Ekoloji Denetim Kurumu yöneticisi Egor Firsov'un çekip Facebook hesabına koyduğu videoya dayandırarak yaptığı haberde, normalde değerin saatlik değerin 0.14 mSv olduğu ancak yangının çıktığı arazide değerin saatlik 2.3 mSv olduğu görülmekte. Aynı haberdeki bir başka Geiger sayacında ise değer 0.34 mSv'dir.
Değerleri incelerken, her ne kadar "zararsız" kelimesini kullanacak olsak da nükleer radyasyon fiziğinde "ALARA Prensibi" olarak geçen prensip, mümkün olan en az miktarda radyasyona maruz kalmamız gerektiğini söylemektedir. Yine de uluslararası doz limitleri göz önünde bulundurulduğunda, alınabilecek doz limitlerin oldukça altında kaldığından, yangın sonrası açığa çıkan radyasyonun etkilerini incelerken "zararsız" ifadesini kullanacağız.
Bu değerler sürekli o bölgede bulunanlar için uzun vadede zararlıdır. Lakin radyoaktivite oranı o bölgeden uzaklaştıkça düşecektir ve en sonunda zararsız hale gelecektir. Keza üst paragraflarda bahsedilen Fukuşima ile Tokyo arasındaki 240 km'lik uzaklığı ve aralarındaki iyonize radyasyon farkını göz önüne alınca bu durum daha net görülmektedir.
İyot-131 gibi radyoaktif madde ile kirlenmiş yağmur suyu yeryüzüne düştüğünde ve buharlaştığında radyoaktif maddenin bir kısmı veya tamamı yağmurun düştüğü yüzeylerde kalabilir kontaminasyona sebep olan da budur. Yangın sonrasında, radyoaktif materyalin saçılımını yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Aktivite değerlerinin mikrobekerel büyüklüğünde olduğuna dikkatinizi çekeriz.
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.
Çernobil'de yaşanmakta olan yangına geri dönecek olursak İyot-131'in yarı ömrü 8 gün olduğu için oluşan risk, İyot-131 kaynaklı kontaminasyondan değil, Stronsiyum-90, Sezyum-137 gibi daha uzun ömürlü izotoplardan kaynaklanmaktadır. Çernobil bölgesinde ölçülen değerler, Stronsiyum-90 için 30 mSv, Sezyum-137 için de 15 mSv civarındadır. Bu izotoplar, bölgede yetişen ekinlere düştüğünde bir kontaminasyon yaratacaktır. Ancak etki doz değerlerinden de anlaşılabileceği gibi oldukça düşüktür. AFAD verilerine göre, 100 mSv'ye kadar alınan dozun insan sağlığına olan etkileri kanıtlanamamıştır.
Bu, yangının yaşandığı yakın yerlerde ciddi bir sorun olabilir ancak Ukrayna'da tüm ülkeye ulaşan miktar o kadar düşük olmuştur ki bitki örtüsü, toprak, su veya diğer ortamlarda radyoaktivite ile ilgili herhangi bir sağlık endişesi yaratmaz. Radyoaktif partiküller rüzgârla veya yağış şekilleriyle çok daha uzak yerlere taşınsa bile, partiküllerin havadaki veya yağmur suyundaki yoğunluk oranı o kadar azdır ki yeryüzüne yağmurla birlikte indiğinde hem insanlara hem de tüm doğal hayata zararsız hale gelir.
Kiev ve Fransa karşılaştırması, durumu anlamak için yerinde olacaktır. Fransa Nükleer Güvenlik Enstitüsü (Fran: "Institut de Radioprotection et de Sûreté Nucléaire") tarafından yayınlanan rapor, Kiev'de yapılan ölçümlerin sonucunda, alınan dozun 1 nanosievert civarında olduğunu söylemektedir. Bu, "son derece düşük" bir miktardır. Fransa'da yapılan ölçümler ise etkinin "önemsiz" olduğunu söylemektedir.
Hatta yağmurun ve yağmur suyunun size zararı olmasının aksine 2017 yılında yapılan bir çalışmaya göre yağmurun ve yağmur suyunun, doğal radyasyon kaynağı olan ve topraktan zaman zaman sızarak havaya karışan radyoaktif Radon-222 gazının salınımını azalttığı ve böylelikle doğal radyasyon seviyesini düşürdüğü ortaya konulmuştur.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Harvard Health. Radiation Risk From Medical Imaging. (22 Eylül 2010). Alındığı Tarih: 1 Haziran 2026. Alındığı Yer: Harvard Health | Arşiv Bağlantısı
- T. Branigan, et al. Japan Nuclear Crisis And Tsunami. (15 Mart 2011). Alındığı Tarih: 1 Haziran 2026. Alındığı Yer: The Guardian | Arşiv Bağlantısı
- R. Picheta. Chernobyl Radiation Levels Spike As Forest Fires Rage. (6 Nisan 2020). Alındığı Tarih: 1 Haziran 2026. Alındığı Yer: CNN | Arşiv Bağlantısı
- F. Kulalı, et al. (2016). The Effect Of Meteorological Parameters On Radon Concentration In Soil Gas. przyrbwn.icm.edu.pl. doi: 10.12693/APhysPolA.132.999. | Arşiv Bağlantısı
- Teach Nuclear. Lesson Plans. (21 Ağustos 2023). Alındığı Tarih: 1 Haziran 2026. Alındığı Yer: Teach Nuclear | Arşiv Bağlantısı
- AFAD. T.c. İçişleri Bakanlığı Afet Ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı İnternet Sitesi. Alındığı Tarih: 1 Haziran 2026. Alındığı Yer: AFAD | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 03/06/2026 23:40:55 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/12684
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.