- karanlık madde
Evren'in %27'si, "karanlık madde" olarak bilinen gizemli bir madde formundan oluşuyor. "Şey" diyorum, çünkü onun ne olduğunu ve neden yapıldığını henüz bilmiyoruz. Bilmiyoruz, çünkü karanlık madde, bizim uzak cisimlerin özelliklerini araştırmakta kullandığımız araçların temelinde yatan elektromanyetik alandan hiç etkilenmiyor. ... Ama karanlık maddeden yansıyan ışığı gözleyip de onun ne olduğuna bakamıyoruz, çünkü ışık, karanlık maddenin içinden geçip gidiyor ve bu sırada özellikleri hiçbir şekilde değişmiyor. Zaten bu nedenle ona "karanlık" madde diyoruz. Karanlık madde, ışığı soğurmuyor da, saçmıyor da... Ama sadece gözle görünür ışığı değil: X-ışınları, mor ötesi ışınlar, radyo ışınları... Elektromanyetik spektrumun hiçbir noktası karanlık maddeyle etkileşmiyor. (Ayrıca karanlık madde ne baryonik maddeyle ne de diğer karanlık maddeyle etkileşiyor (veya birazdan göreceğimiz gibi, çok zayıf bir şekilde etkileşiyor).) Karanlık maddenin, galaksilerin etrafında genellikle küresel bir şekilde öbeklendiği düşünülüyor.
- karanlık enerji
Geri kalan %68'iyse bu videoda girmeyeceğimiz "karanlık enerji" denen daha da gizemli bir enerji formundan oluşuyor.
- elektromanyetik dalgalar / elektromanyetik spektrum
Üzerine ışık, yani elektromanyetik dalgalar düşüyor, cismin yüzeyinden yansıyor, cismin özelliklerine göre bazı değişimlerden geçiyor ve gözünüze ulaşıyor. ... Ama sadece gözle görünür ışığı değil: X-ışınları, mor ötesi ışınlar, radyo ışınları... Elektromanyetik spektrumun hiçbir noktası karanlık maddeyle etkileşmiyor.
- rotasyonel eğri
Bir girdapta, merkezden dışa doğru olan bu dönme hızı farkını gösteren grafiklere "rotasyonel eğri" adını veriyoruz.
- açısal hız
Dikkat edin: Burada hızdan kastım, çizgisel hız değil, açısal hız. Katı cisimler için farklı parçaların açısal hızları hep sabit: Merkezden 10 metre dışarıdaki bir nokta da atıyorum saatte 2 derece dönüyor, merkezden 1 kilometre dışarıdaki bir nokta da... Kasırganın gözüne yakın bir nokta, dakikada atıyorum 5 derece dönerken, dış kısımları dakikada sadece 1 derece dönüyor olabilir.
- çizgisel hız
Tabii ki merkezden daha uzak yerlerin uzayda aynı sürede daha çok yol kat etmesi gerektiği için çizgisel hızları daha yüksek oluyor. Bu nedenle Dünya'yı sadece katı kayalardan oluşan bir kütle olarak hayal edip, yarıçapının yarısına kadar inecek olsaydınız, dönüş hızınız yüzeydekinin yarısı kadar olurdu. Ama bu, çizgisel hız dediğimiz şey.
- Kepler yasaları
Kütlesinin çoğu merkezde öbeklenmiş olan bir galaksinin dışarı doğru spiraller halinde uzayan kolları, Kepler yasalarına göre merkezden daha yavaş hareket etmeli.
- galaksi kümeleri (örnek: Coma Kümesi)
Tek tek galaksileri incelemeye başlamamızdan çok önce, galaksi kümelerinin hareketlerini gözleyebilmeye başladık. Ama bu kümeler, mesela ta 1930'larda gözlenen Coma Kümesi gibi galaksi kümeleri, normalde gözleyebildiğimiz kütle sayesinde sahip olabileceklerinden çok daha yüksek hızlarda hareket ediyorlardı.
- kütleçekimsel lensleme
Yıldızlar ve galaksiler gibi büyük kütleli cisimler, kendi etraflarındaki uzay-zaman dokusunu bükerek, yıldızların gerçekte olduğundan daha uzaktaymış gibi gözükmesine neden olabilirler. Hatta dev galaksi kümeleri, arkalarında kalan ve dolayısıyla aslen göremeyeceğimiz cisimlerin ışıklarının bize ulaşmasını bile sağlayabilir! ... Bu lensleme etkisinin ne düzeyde olacağını belirleyen şey, ışığı büken cismin (mesela galaksinin) toplam kütlesi.
- kozmik mikrodalga artalan ışıması
Bu, Büyük Patlama'dan 380.000 yıl kadar sonra Evren geneline saçılan ilk ışığın günümüze kadar kalan izi. Yani Evren'in doğum fotoğrafı gibi... Bu fotoğrafın ortalama sıcaklığı 2.725 Kelvin, yani -270.425 santigrat civarında. Fotoğraftaki kırmızı kısımlar 2.725 Kelvin'den sadece 0.00335 Kelvin daha sıcak olan yerler; mavi kısımlarsa sadece 0.00335 Kelvin soğuk olan yerler. Yani bu renk dağılımı, Büyük Patlama'dan artakalan ışığın ne kadar düzenli olduğunu gösteriyor.
- güç spektrumu
Fizikçiler bu fotoğraftaki örüntülere bakıp, kendini tekrar eden örüntüleri bir arada toplayarak "güç spektrumu" denen bir grafik çiziyorlar. Bu grafikteki pik noktalarının büyüklüğünü Evren'deki madde miktarı, dolayısıyla karanlık madde miktarı belirliyor.
- Mermi Kümesi (Bullet Cluster)
Bizden 3.72 milyar ışık yılı uzaktaki Mermi Kümesi'ne bakın. Bu küme içindeki galaksiler, şu anda saniyede 4500 kilometre gibi müthiş bir hızla birbiriyle çarpışıyorlar. Fotoğrafta, bu çarpışmadan kaynaklı şok dalgasını görebilirsiniz. Her neyse, bu sistemin etrafında da bol miktarda kütleçekim lenslemesi oluşuyor. Ama bu etkinin çok ilginç bir tarafı var: Gözleyebildiğimiz madde, kümenin ortasında öbeklenmiş halde; işte yıldızlar birbiriyle etkileşiyor, gaz kümeleri birbiri etrafında dağılıyor falan. Galakside gözlediğimiz sıradan maddeyi, bu fotoğrafta kırmızı renklerle görüyoruz. Ama galaksi kümesinin etrafında gözlenen kütleçekim lensleme etkisi, görebildiğimiz maddenin dağılımıyla örtüşmüyor. Fotoğrafta mavi ile gösterilen öbek, gerçekte olması gereken ek kütleyi gösteriyor. Yani karanlık maddeyi... İşte eğer karanlık madde gerçekse, Mermi Kümesi'nin davranışı son derece anlaşılır olurdu, çünkü baryonik maddenin aksine karanlık madde ne baryonik maddeyle ne de diğer karanlık maddeyle etkileşiyor (veya birazdan göreceğimiz gibi, çok zayıf bir şekilde etkileşiyor). Dolayısıyla galaksiler çarpışırken, karanlık madde hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam ediyor; baryonik madde ise kendisine çarpan diğer baryonik madde nedeniyle yavaşlıyor, zaman kaybediyor.
- baryonik madde
Evren'deki madde ve enerjinin sadece %5'ini etrafımızda gördüğümüz insanlar, toprak, Dünya, Ay, gezegenler, yıldızlar, kinetik enerji, potansiyel enerji falan oluşturuyor. ... (Büyük Patlama'ya yönelik hesaplamalar, karanlık maddenin etkilerini açıklayabilecek kadar bol miktarda baryonik maddenin oluşma ihtimali olmadığını gösteriyor.)
- Modifiye Edilmiş Newton Dinamiği (MOND)
Hatta bilim insanları kütleçekimini doğru anlamıyor veya doğru modellemiyor olabileceğimiz üzerinde bile durdular! "Modifiye Edilmiş Newton Dinamiği" olarak bilinen bu yaklaşımda, mesela belki de "F=ma değil de F=ma^2 olmalı?" veya "Newton'un kütleçekim yasasında belki de iki cismin kütlelerinin kütleçekim sabitiyle çarpımı, aralarındaki mesafenin *karesine* değil de, direkt olarak mesafenin *kendisine* bölünmesi gerekiyordur?" gibi sorulara cevaplar aranıyor. ... Yeni bir teorinin sadece eski teorinin açıklayamadıklarını açıklaması yetmez. Onun açıklayabildiği her şeyi en az onun kadar başarılı bir şekilde açıklayabilmesi gerekir. Modifiye Newton Teorileri, en azından şimdilik bunu başaramıyor.
- MACHO
Belki sizin de aklınıza gelmiş olabilecek ikinci bir olasılık, kara delikler veya nötron yıldızları gibi büyük kütleli cisimler... Bunlara "MACHO"lar deniyor. Kısaltmanın baş harfleri İngilizcede "Massive Astrophysical Compact Halo Object", yani "Büyük-kütleli Astrofiziksel Olarak Sıkışmış Hâle Nesneleri" sözcüklerinden geliyor. Bunlar, bildiğimiz maddeden yapılmış olan ama mesela kara delik örneğinde olduğu gibi üzerine düşen ışığı yutup, dışarıya hiçbir elektromanyetik sinyal göndermeyen; veya nötron yıldızları, kahverengi cüceler, başıboş gezegenler gibi örneklerde olduğu gibi çok zayıf bir elektromanyetik sinyale sahip olan cisimler.
- WIMP (Weakly Interacting Massive Particles)
Şu anda karanlık maddenin ne olabileceğiyle ilgili en olası açıklama, "maço" sözcüğünün de zıt anlamlısı olan WIMP'ler, yani Weakly Interacting Massive Particles veya Zayıfça Etkileşen Kütleli Parçacıklar. Bunlar öyle kara delik gibi kocaman ve sıkışmış gök cisimleri değil de, son derece küçük, atom altı parçacıklar. Ama onlardan inanılmaz çok miktarda olursa, karanlık maddenin etkilerine benzer etkilere sahip olabilirler. Bir diğer deyişle, karanlık maddenin ne olduğu çözüldüğünde, onların baryonik maddeyle kütleçekimsel olarak etkileşen, elektromanyetik olaraksa çok zayıf bir şekilde etkileşen atom altı parçacıklar olduğunun ortaya çıkması çok olası.
- nötrinolar
Mesela karanlık madde olmaya en uygun aday, nötrinolar gibi gözüküyor - ama o da kusursuz bir aday değil. Nötrinolar, çok hafif olan ve diğer parçacıklarla elektromanyetik olarak etkileşmeyen atom altı parçacıklar. Mesela şu anda vücudunuzdan her bir saniye yaklaşık 100 trilyon tane nötrino geçiyor ama siz hiçbir şey hissetmiyorsunuz, çünkü bu nötrinolar, vücudunuzdaki maddeyle neredeyse hiç etkileşmiyor. Daha doğrusu etkileşiyor; ama WIMP'lerin adından da anlaşılacağı üzere, çok zayıf bir şekilde etkileşiyor ve bunu tespit edebilmek için devasa tankların içini yağ ile doldurduğumuz kocaman detektörler kullanmamız gerekiyor. Buna rağmen nötrinoların etkileşimi o kadar zayıf ki, Dünya'nın bir tarafından girip, öteki tarafından hiç etkilenmeden çıkabiliyorlar, öyle düşünün. Yani sadece gökyüzünden değil, yerin içinden de nötrinolar vücudumuza kadar ulaşıyor ve içimizden geçip yollarına devam ediyorlar. Sıkıntı şu ki, nötrinolar ışık hızına çok yakın hızlarda hareket ediyorlar. Bugüne kadar karanlık maddeye yönelik incelemelerse, onun bu kadar yüksek bir kinetik enerjiye sahip olmaması gerektiğini gösteriyor. Yani karanlık madde varsa, "sıcak" olmamalı, "soğuk" olmalı. Yavaş hareket etmeli... Aslında yavaş hareket eden nötrinolar da var; ama bunları tespit etmesi çok daha zor.
- akresyon diskleri
Kara delikler gibi gök cisimlerini direkt olmasa da, akresyon diskleri veya civarlarındaki yıldızlar üzerindeki etkileri gibi dolaylı yöntemlerle tespit edebiliyoruz.
- Coriolis Kuvveti
İlerleyen videolarda detaylarını anlatacağım Coriolis Kuvveti dolayısıyla (Kuzey Yarımküre'de) kasırgalar hep saat yönünün tersine dönerler, Güney Yarımküre'de ise hep saat yönünde dönerler.
- Büyük Patlama
Büyük Patlama'dan 380.000 yıl kadar sonra Evren geneline saçılan ilk ışığın günümüze kadar kalan izi olan kozmik mikrodalga artalan ışıması, Evren'in doğum fotoğrafı gibi kabul ediliyor.