- Umarell
İtalya'nın kuzeyinde konuşulan Emilian dilinde bu sözcük, emeklilik yaşındaki erkeklerin başta yol inşaatı olmak üzere çeşit çeşit inşaatı, özellikle de elleri arkalarında kenetlenmiş halde izlemesi ve işçilerin talep etmediği tavsiyeler vermeye çalışmasına verilen ad.
- Dünya'nın merkezi
Şu anda ayaklarınızın yaklaşık 6.378 kilometre altında olan yer; bu mesafe Dünya'nın çekirdeğine inmek için kat etmemiz gereken mesafedir.
- Kabuk (yer kabuğu)
Biz şu anda ilk katmandayız, yani kabuk katmanında. Bu katman okyanus tabanlarında 5 kilometre kadar ince olabiliyor, kıtaların altındaysa 70 kilometreye kadar kalınlaşabiliyor. Ama en kalın noktası bile Dünya'nın yarıçapının sadece %1'i kadar. Yani biz, bir yumurtanın kabuğunda yaşıyor gibiyiz.
- Astenosfer
70-80 kilometre civarında ulaşılacak ve mantoya giriş yaptığımız bölge. Astenosferde artık kaya yerine, böyle plastik magmamsı kayaçlara ulaşmaya başlıyorsunuz; çünkü sıcaklıklar 1000 küsür derecelere ulaşıyor.
- Manto
Manto, yaklaşık 3000 kilometre kalınlığa sahip olan tabaka; 500 ila 700 kilometreye indiğinizde sıcaklık 1300 dereceyi aşıyor ve artık kayalar iyice erimeye başlıyor. Manto, aynı zamanda elmasların da doğumevi; burada yüksek basınç ve sıcaklıkta oluşan elmaslar, volkanik aktiviteyle yüzeye ulaşıyor.
- Konveksiyon akıntıları
Soğuk kayaçlar daha yoğun olduğu için bu eriyik magma içinde dibe batıyorlar. Ama dibe battıkça ısınıyorlar, yoğunlukları düşüyor ve yüzeye çıkmaya başlıyorlar. Bu, döngüsel bir devinime neden oluyor: İşte buna konveksiyon akıntıları diyoruz. Bu akıntılar o kadar güçlü ki, ayaklarımızın altındaki ve okyanus dibindeki kayaları oluşturan tektonik plakaları hareket ettiriyor.
- Dış Çekirdek
Mantodan Dış Çekirdek'e geçişte sıcaklıklar 4000 dereceye ulaşıyor, basınç ise 1.5 milyon atmosfere, yani yüzeydekinin 1.5 milyon katına çıkıyor. Bu nedenle burada karşımıza çıkan demir ve nikel, sıvı halde bulunabiliyor. Dış Çekirdek, mantoyu ısıtan katmandır.
- İç Çekirdek
İç Çekirdek neredeyse tamamen demir ve nikelden oluşuyor. Bu katman 1220 kilometre kalınlıkta. Burada sıcaklık Güneş'in yüzeyiyle eşit, yani 5400 derece kadar. Gezegenin iç çekirdeğindeki basınç, bizim yüzeyde deneyimlediğimizin 3.6 milyon katı; bu o kadar yüksek ki, demir ve nikeli sıkıştırarak katı halde kalmalarına neden oluyor. İç çekirdekteki demirin katılaşması sırasında oluşan kristalizasyon, etraftaki sıvı demiri karıştırıyor ve bu sırada çok güçlü elektrik akımları oluşuyor.
- Manyetik alan
İç çekirdekteki demirin kristalizasyonu sırasında oluşan elektrik akımları sayesinde oluşan alan. Bu manyetik alan, bizi uzaydan gelen yüksek enerjili ve ölümcül parçacıklara karşı koruyan, yani yaşamın Dünya üzerindeki evrimini mümkün kılan ve aynı zamanda kuzey ışıkları gibi muhteşem olaylara sebep olan alandır. Mars'ta eskiden yaşam vardıysa bile artık olmamasının nedeni, bu manyetik alanını yitirmiş olmasıdır.
- Hidrotermal bacalar
Magmanın okyanusla buluştuğu bölgede bulunan bacalar; bu bölgede sıcaklıklar 401 dereceye kadar ulaşabiliyor. Yaşamın çok büyük ihtimalle bu bacalarda ve etrafında başlayıp, bütün dünyaya yayıldığı düşünülüyor. Biraz uzaklaştığınızda sıcaklık hızla düşerek, minerallerce çok zengin olan bu sularda yaşanabilir geniş bir bölge oluşuyor.
- Sudbury Nötrino Gözlemevi
2075 metrede bulunan ve bilimsel araştırmaların sürdürüldüğü en derin gözlemevi; nötrino osilasyonunun keşfi nedeniyle 2015 yılında Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülen bu gözlemevinde, Güneş'ten gelen nötrinoların ağır su ile etkileşimi inceleniyor.
- Kola Deliği (Kola Superdeep Borehole)
Daha önceki rekor, 12.262 metre derinliğe sahip olan Kola Deliği'ydi. Sovyetler Birliği bu deliği Dünya'nın kabuk tabakasını boydan boya delebilmek için açmaya kalkışmıştı; ancak 12.2 kilometreden sonra ekipmanlar yüksek sıcaklık nedeniyle bozulmaya başladılar ve proje terk edildi; ama o sayede Dünya jeolojisi hakkında çok fazla şey öğrenildi.
- Z-44 Chayvo Kuyusu
Exxon firmasının 12.345 metreye açtığı kuyu; derinliğini anlamak için 15 tane Burj Khalifa'yı üst üste koymak benzetmesi yapılıyor. Firma buradan toplamda 2.3 milyar varil petrol çıkarmayı umuyor.
- Mponeng Altın Madeni
Yeryüzüne açılmış en derin madenlerden biri olan, 4 kilometreyi aşan derinliğiyle Güney Afrika'da bulunan madendir. Bu madenin tabanına inmek 1 saatten uzun sürüyor ve sıcaklık 66 dereceye kadar ulaşıyor. Madenciler bu madeni açabilmek için 2.3 ton patlayıcı kullandılar.
- Halicephalobus mephisto (Şeytan Solucanı)
Bugüne kadar yer altında çok hücreli canlıların keşfedildiği en derin noktada bulunan yuvarlak solucan; tam 3600 metre derinlikte yaşıyor. Bu hayvanlar Güney Afrika'nın derin altın madenlerinde tespit edildi; ilk keşfedildiklerinde yerbilimci Tullis Onstott'un ödünü koparmışlar, çünkü o derinlikte insandan başka hareket eden hiçbir canlı beklenmiyordu.
- Fotosentetik yaşam (268-269 metre algleri)
269 metrede bir bütün olarak en derinde yaşayan fotosentetik yaşam bulunduğu belirtiliyor: Bu algler, Güneş ışığının sadece %0.0005'ini alabiliyor olmalarına rağmen fotosentez yapabiliyorlar.
- Derinlik basıncı (Mariana Çukuru/Deepsea Challenger)
Mariana Çukuru'nda okyanusun araç üzerine uyguladığı basınç, bizim yeryüzünde deneyimlediğimizin 1000 katından fazlaydı. Yönetmen James Cameron, 12 tonluk Deepsea Challenger ile 2.5 saatlik bir yolculuk sonucunda bu derinliğe inip, video kaydı almayı ve sağ çıkmayı başardı.
- Nükleer atıkların gömme derinliği
100 metre, nükleer atıkları gömmekte kullanılan standart derinlik. Şu anda 250.000 ton nükleer atık yerin altında depolanıyor ve bu miktar her sene artıyor. Videoda endişe, bunların 10.000 yıl sonra bulunup açılmamasıyla ilgili işaretlerin anlaşılır olup olmadığı üzerine odaklanıyor.
- Barışçıl Nükleer Patlamalar
Atom bombalarının petrol üretimini hızlandırmak gibi barışçıl amaçlarla kullanıldığı yöntemler; örnek olarak Rusya'da patlatılan 2.5 kilotonluk bomba verildi. Bu yöntemler sonradan uluslararası ölçekte yasaklandı ve durduruldu.
- Metal detektörleri
Metal detektörleri normalde 10 ila 45 santim derini tespit edebiliyor, ancak bazı profesyonel cihazlar 5-6 metreye, en ileri düzey teknolojiler 20 metre derine kadar inebiliyor. Bunun ötesindeki defin alanları için daha ileri teknolojiler gerekiyor.
- Six feet (altı fit) mezar derinliği
Batılı ülkelerde mezarların genelde 'six feet', yani 1.8 metre derine gömüldüğü söylenir; ama gerçekte böyle bir standart yok. Bu 'altı fit' olayı, Kara Veba döneminde Londra'da ölülerden hastalık bulaşmasın diye geliştirilen bir yöntemdi ve sonra popüler kültürde öyle kaldı.