- falso
Topun havada yön değiştirmesine falso diyoruz. Falso, dilimize İtalyancadan girmiş bir kelime ve anlamı 'hata, yanlış' demek. Ki bu mantıklı: Falsolu bir vuruşu inceleyecek olursanız, hatalı bir şekilde topun bir tarafa gideceğini düşünüyorsunuz; ama diğer tarafa gidiyor.
- trivela
Bu vuruş, eğer ayağın dış kısmıyla yapılacak olursa trivela olarak biliniyor.
- Magnus Etkisi
Peki, ne oluyor da top hareket halindeyken yön değiştiriyor, asıl sorumuz bu? Bunun için, Magnus Etkisi olarak bilinen çok ilginç bir fiziksel etkiyi anlamamız gerekiyor. Dönen bir topun, yüzeyinde çok ince bir hava tabakasını da beraberinde döndürmesi nedeniyle ortaya çıkar. Top döndükçe, etrafındaki havayı da döndürüyor. Sağ taraftaki zıt yönlü hava, o kısımda topun etrafından akmaya çalışan hava akımlarının yavaşlamasına ve dolayısıyla basıncının artmasına neden oluyor. Sol taraftaki hava akımlarının daha da hızlanmasına, dolayısıyla basıncının düşmesine neden oluyor. Bu basınç farkı, sağdan sola doğru bir kuvvet oluşturmaya başlıyor ve topu sola doğru itiyor. İşte topun sola doğru falso almasına neden olan şey bu basınç farkıyla izah edebiliyoruz ve buna, bu etkiyi ilk kez keşfeden Alman fizikçi Heinrich Gustav Magnus şerefine, 'Magnus Etkisi' diyoruz.
- dönme momenti
Topa temas ettiği milisaniyeler içinde topa hem istediği yönde bir hız veriyor, hem de topun kendi etrafında dönmeye başlayacağı şekilde bir dönme momenti sağlıyor.
- atalet
Kütle dediğimiz şey, zaten her türlü hız değişimine karşı koyan bir nitelikte. Ne diyor Newton'ın 1. yasası: 'Herhangi bir net kuvvetin etkisi altında olmayan cisimler, duruyorsa durmaya, hareket ediyorsa sabit hızla hareketlerine devam etmeye meyillidirler.' İşte maddenin bu niteliğine 'atalet' diyoruz. (Örnek: Bir arabada giderken frene bastığımızda araba duruyor; ama biz öne doğru, aynı hızla gitmeye devam ediyoruz. Bu nedenle emniyet kemeri çok önemlidir.)
- Newton'un 1. yasası
Ne diyor Newton'ın 1. yasası: 'Herhangi bir net kuvvetin etkisi altında olmayan cisimler, duruyorsa durmaya, hareket ediyorsa sabit hızla hareketlerine devam etmeye meyillidirler.'
- Newton'un 3. yasası
Newton'un üçüncü yasasına göre, her etki kuvvetine karşı eşit ve zıt yönlü bir tepki kuvveti olması gerektiği için, bu disk üzerinde aşağı yönlü bir kuvvet oluşuyor. (Rüzgar tüneli simülasyonunda saat yönünde dönen diskin altında kalan hava onunla kıvrılarak yukarı doğru yön değiştiriyor; bunun karşılığı disk üzerinde aşağı yönlü bir tepki kuvveti oluşturmasıdır.)
- basınç farkı
Sağ taraftaki zıt yönlü hava, o kısımda topun etrafından akmaya çalışan hava akımlarının yavaşlamasına ve dolayısıyla basıncının artmasına; sol taraftaki hava akımlarının daha da hızlanmasına ve dolayısıyla basıncının düşmesine neden oluyor. Bu basınç farkı, sağdan sola doğru bir kuvvet oluşturmaya başlıyor ve topu sola doğru itiyor.
- türbülans
Topun önündeki hava zaten bu olaydan pek etkilenmiyor, arkasında da bolca türbülans oluşuyor.
- atmosfer
Dünya'nın atmosferi birkaç bin kilometre kalınlığında ve bunun çok büyük bir kısmı Dünya ile az çok aynı hızda, hep birlikte dönüyor. O nedenle helikopterler havada asılı kaldıklarında, altlarında Dünya'nın akıp gittiğini görmüyorlar. Çünkü asılı kaldıkları atmosfer de Dünya'yla birlikte dönüyor.
- rüzgar tüneli simülasyonu
Eğer bu rüzgar tüneli simülasyonu inceleyecek olursanız, saat yönünde dönen bu diskin altında kalan hava, onunla birlikte kıvrılarak yukarı doğru yön değiştiriyor. Üst taraftaki hava biraz yavaşlıyor ama pek bir yön değiştirmediğini görüyoruz. Bu, havanın üzerinde net olarak yukarı doğru bir dönme kuvveti olduğunu gösteriyor ve Newton'un üçüncü yasası açısından disk üzerinde aşağı yönlü bir kuvvet oluştuğunu açıklıyor.
- Coriolis Kuvveti
Dönen bir yüzeyde yaşayanların deneyimlediği bu hayali kuvvete 'Coriolis Kuvveti' diyoruz. Hayali kuvvet diyorum, çünkü dediğim gibi top aslında dümdüz gitti, hiçbir yere dönmedi. Ama dönmedolaptakiler, sanki top havada yön değiştirdiğini gördüler; orada bir kuvvet olmalıymış gibi algıladılar. Dünya da devasa bir dönmedolabın üzeri gibi davrandığı için, çizgisel hız farkı Coriolis Etkisi'nin ana nedeni. Kuzey yarımkürede Coriolis Etkisi nedeniyle hava molekülleri merkeze doğru çekilirken hafifçe sağa kayarak hareket etmek zorunda kalıyorlar; bu, kuzey yarımküredeki bütün kasırgaların saat yönünün tersine dönecek biçimde oluşmasına neden oluyor. Güney yarımküredeyse tam tersi yönde oluyor.
- hayali kuvvet
Hayali kuvvet diyorum, çünkü dediğim gibi top aslında dümdüz gitti, hiçbir yere dönmedi. Ama dönmedolaptakiler, sanki top üzerinde bir kuvvet varmış gibi zannettiler. Bir kuvvetin 'hayali' olarak sınıflandırılması, onun işlevsiz olduğu anlamına gelmiyor; tam tersine, o dönen düzlemdeki gözlemcilerin deneyimlerini tarif edebilmeleri için enfes bir araç sağlıyor.
- merkezkaç kuvveti
Tıpkı Coriolis kuvveti gibi, hayali bir kuvvet olan merkezkaç kuvveti sayesinde, dönen bir diskte astronotlar kendilerini dışarı doğru itiliyor hissedecekler ve yerçekimi sandıkları bir kuvvet deneyimleyecekler.
- yapay kütleçekimi
Eğer çok uzun yıllar uzayda zaman geçireceksek, uzay gemilerimizde yapay kütleçekimi yaratmamız gerekiyor ki Dünya'da aşina olduğumuz şekilde yaşayabilelim. Bunu yapmanın en kolay yolu, uzay gemimizin içerisine dönen bir disk, yani kocaman bir sentrifüj cihazı eklemek; astronotlar merkezkaç etkisi sayesinde dışarı doğru itiliyor hissedecek ve yerçekimi benzeri bir kuvvet deneyimleyecekler.
- çizgisel hız
Dünya, ekvatorda saatte 1670 kilometre hızla doğuya doğru dönüyor. Bu dönme kuvveti, ekvatordan kutuplara gittikçe azalıyor; örneğin Ankara hizasında Dünya saatte sadece 1280 kilometre hızla dönüyor. Bu çizgisel hız farkı, aynı zamanda Dünya üzerinde deneyimlenen Coriolis Etkisi'nin ana nedeni.
- kasırga
Mesela kuzey yarımkürede bir kasırga oluştuğunda, kasırgayı oluşturan gaz molekülleri 'kasırganın gözü' dediğimiz o merkezdeki düşük basınçlı alana doğru çekiliyorlar. Aslında Dünya dönmese, hepsi o merkeze doğru çökerdi ve dönen bir girdap elde etmezdik. Ama Dünya döndüğü için, kuzey yarımkürede Coriolis Etkisi nedeniyle o moleküllerin hepsi direkt olarak merkeze değil de, hafifçe sağa kayarak hareket etmek zorunda kalıyorlar; işte bu, kuzey yarımküredeki bütün kasırgaların saat yönünün tersine doğru dönecek biçimde oluşmasına neden oluyor.