- Mutasyon
Mutasyonlar, DNA’da meydana gelen rastgele değişimlerdir.
- Yer değiştirme tipi mutasyon
Bunlardan ilkinde, bir nükleotit yerine, yanlışlıkla başka bir nükleotit yerleştirilir. Örneğin Adenin nükleotiti karşısına Timin gelmesi gerekirken, yanlışlıkla Guanin gelir.
- Ekleme tipi mutasyon
Ekleme tipi mutasyonlarda, DNA dizisine yanlışlıkla fazladan bir veya birden fazla nükleotit eklenir. Örneğin bir nükleotit dizisi CTTGAG diye gitmesi gerekirken, CTGGTGGAG diye kodlanır. Burada diziye fazladan bir adet Timin ve iki adet Guanin’in araya girmesi, ekleme tipi mutasyonun ürünüdür.
- Silme tipi mutasyon
Silme tipi mutasyon ise bunun tam tersidir. Nükleotitlerden biri veya birkaçı yanlışlıkla silinir. Örneğin CTGGAG diye olması gereken bir dizi, CTAG diye kodlanır. Bu durumda aslında olması gereken iki adet Guanin silinmiş demektir.
- Ekle-Sil tipi mutasyonlar
Ekleme tipi de, silme tipi de sıklıkla benzer etkilere sahip mutasyonlar olduğu için, bunları da bir arada gruplandırarak, bir bütün olarak 'Ekle-Sil tipi mutasyonlar' deriz.
- Kodon
Bildiğiniz üzere DNA tarafından kodlanan RNA aracılığıyla üretilen aminoasitler, üçlü nükleotit grupları halinde okunurlar. Bu üçlü nükleotit gruplarına 'kodon' adı verilir.
- Çerçeve kaydırıcı mutasyonlar
Mesela ekleme veya silme tipi mutasyonlar meydana geldiğinde, proteinlerin üretilmesi için kullanılan okuma dizgesi kayabilir. ... İşte bu tip mutasyonlara bu nedenle 'çerçeve kaydırıcı mutasyonlar' denir.
- Sessiz mutasyonlar
Kimi zaman, yer değiştirme tipi bir mutasyon nedeniyle bir kodon değişebilir; ancak şans eseri, o kodon da mutasyondan önceki kodonun kodladığı aminoaside karşılık geliyor olabilir. Neden? Çünkü bir aminoasit, genellikle 3-4 farklı kodon ile kodlanmaktadır. ... Bu durumda üretilen protein de değişmemiş olacaktır. İşte bu tip mutasyonlara 'sessiz mutasyonlar' da denir.
- Durma kodonu (stop kodon)
Mesela, ACGUGCCAA dizisi normalde Threyonin, Sistein ve Glutamin isimli aminoasitleri üretir. Ancak bu dizinin 6. pozisyonundaki C nükleotiti, A olacak şekilde mutasyona uğrarsa, aminoasit üretimi ikinci kodonda duracaktır. Çünkü UGA durma kodonu olduğu için, bu kodon görüldüğü anda kodlama duracaktır.
- Anlamsız mutasyonlar
İşte bu şekilde yarıda kesilmeyle sonuçlanan mutasyonlara 'anlamsız mutasyonlar' denir.
- Hatalı mutasyon
En sık gördüğümüz mutasyon türü, 'hatalı mutasyon' dediğimiz türdür. Bu türde olan tek şey, yer değiştirme tipi mutasyonun, üretilen aminoasidi değiştirmesidir. Yani UUA, normalde Lösin’i kodlar. UUC ise Fenilalanini. Dolayısıyla 3. pozisyonda meydana gelecek bu tip bir mutasyon, Lösin’i Fenilalanin’e dönüştürür. İşte bu, 'hatalı mutasyondur'.
- Nötral (etkisiz) mutasyon
Doğada gördüğümüz mutasyonların ezici bir çoğunluğu nötral (yani etkisiz) veya nötre yakın (yani neredeyse etkisiz) mutasyonlardır. Yani meydana geldikleri bireyde neredeyse hiçbir değişim yaratmazlar veya yarattıkları değişim çok ama çok küçüktür.
- Zararlı mutasyon
Mutasyonların nötral olmayanları ise ani değişimler yaratan mutasyonlardır. Bunlar, daha nadiren görülürler. Bu daha ufak olan kısmınsa önemli bir bölümünü zararlı mutasyonlar oluşturur. ... Çünkü bir şeyi yıkmak, yapmaktan çok daha kolaydır. Rastgele mutasyonların, var olan sistemi bozma olasılığı, daha iyi bir sistem yaratma olasılığından çok daha yüksektir. Bu nedenle eğer ki bir mutasyon nötr değilse, yani ani ve büyük bir değişime neden oluyorsa, muhtemelen zararlı olacaktır. Bu ani etkili zararlı mutasyonlar, birçok türde %10-20 dolaylarında görülür. Örneğin, beta-hemoglobin proteinini kodlayan genlerde meydana gelen tek bir mutasyon, orak hücreli anemi hastalığına neden olmaktadır.
- Yararlı mutasyon
Mutasyonların geriye kalan %1 ila 10 civarındaki kısmı ise ani etkilidir ve yararlıdır. Örneğin birçok bakteri ve haşerenin, onları öldürücü ilaç ve antibiyotiklere karşı geliştirdikleri dirençlerin bir kısmı, ani etkili yararlı mutasyonlara örnektir. Hatta bazı durumlarda, tek bir ani etkili mutasyonun bakteri direncini %1600, yani 16 kat arttırıverdiği tespit edilmiştir.
- Seçilim / seçilim baskıları
Çevre şartları, türler üzerinde sonradan detaylarını öğreneceğimiz seçilim baskılarını yaratır. Avantajlı özelliklerine göre seçilen, dezavantajlı özelliklerine göre elenen türler, nesiller içerisinde evrimleşir. Dolayısıyla bu seçilim süreci olmaksızın, rastgele yaratılan çeşitliliğin evrimsel pek bir anlamı olmayacaktır.
- Rastgelelik / tesadüf
Çeşitlilik mekanizmalarının rastgeleliğiydi. Bu rastgelelik, doğaüstü ya da bilimsel olarak anlaşılamaz bir tesadüf anlamına gelmemektedir. Sadece düşük ve hesaplanması güç olasılıkların gerçekleşmesine biz insanlar 'tesadüf' ya da 'rastgelelik' diyoruz. Yoksa rastgele olan bir olayın, olasılık-dışı, bilim-dışı ya da matematik-harici bir doğası bulunmamaktadır. Örneğin mutasyonların rastgeleliği, mutasyona sebep olan radyasyon, mutajen kimyasallar veya DNA kopyalama hatalarının nerede, ne zaman, ne sıklıkla gerçekleşeceğini kesin olarak kestiremememizden kaynaklanmaktadır.
- Okuma dizgesi (okuma çerçevesi)
Mesela ekleme veya silme tipi mutasyonlar meydana geldiğinde, proteinlerin üretilmesi için kullanılan okuma dizgesi kayabilir. Bildiğiniz üzere DNA tarafından kodlanan RNA aracılığıyla üretilen aminoasitler, üçlü nükleotit grupları halinde okunurlar.
- Otozomal hücreler
Eğer ki bir mutasyon, otozomal hücrelerde, yani üremeyle ilgili olmayan hücrelerinizde meydana geliyorsa evrimsel bir anlamı olmayacaktır. O birey içerisinde etki edecek ve o bireyle sınırlı olacaktır.
- Zigot
Mutasyonların evrimsel anlamı olabilmesi için, şu 4 noktadan veya evreden birinde meydana gelmesi gerekir: 1) Sperm ve yumurta gibi üreme hücrelerinde, 2) Üreme hücrelerini üreten dokularda, 3) Sperm ve yumurtanın birleşmesinden oluşan zigotta, 4) Zigotun en erken evrelerinde meydana gelen ilk birkaç bölünme sonucu oluşan hücrelerde. Bunlarda meydana gelen mutasyonlar, sonradan oluşacak organizmaları doğrudan etkilediği için, evrimsel anlamları da çok büyük olmaktadır.
- Mitoz bölünme
Bu oranlar genellikle 'mitoz bölünme başına' olacak şekilde ifade edilirler. Ortalama bir insan, ömrü boyunca 10 üzeri 16, yani 10 katrilyon defa mitoz bölünme geçirir. Yani tek bir nükleotitte bölünme başına meydana gelebilecek mutasyon oranı, ömür içerisindeki bölünme sayısı ve her bir hücre içerisinde bulunan nükleotit sayısıyla çarpılınca, mutasyonların hiç de nadir olmadığı görülür.