İçerikler - Sayfa 751

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Bora Eralp
ÇevirenFizik2 dk.
Fisyon Nedir? Atomun Parçalanması, Nükleer Enerji ve Atom Bombası Yapımında Nasıl Kullanıldı?
MakaleFisyon Nedir? Atomun Parçalanması, Nükleer Enerji ve Atom Bombası Yapımında Nasıl Kullanıldı?

Laboratuvar koşullarında ya da doğal bozunma ile bir atom 2 parçaya bölündüğünde enerji açığa çıkarır. Bu süreç fisyon (ayrışma) olarak bilinir. Enerji kaynağı olarak büyük bir potansiyele sahip olmasına rağmen neden olabileceği çevre, güvenlik ve politik alanlarındaki endişeler kullanımına engel olabilir.

Bir atom merkezi çekirdeğinin içinde protonlar ve nötronlar içerir. Fisyon sırasında çekirdek, radyoaktif bozunma sonucunda veya nötrino olarak bilinen atom altı parçacık bombardımanı sonucunda parçalanabilir. Kayıp kütlenin enerjiye dönüşmüş olması sebebiyle, bölünme sonucunda ortaya çıkan parçaların toplam kütlelerinin birleşimi, orijinal çekirdeğin kütlesinden daha küçüktür.

56
Paylaş
AIDS'in Kökünü Kurutmak: Neden Halen Bir HIV Aşımız Yok, Bu Aşı Önündeki Engeller Neler ve Bir AIDS Aşısını Nasıl Geliştirebiliriz?
MakaleAIDS'in Kökünü Kurutmak: Neden Halen Bir HIV Aşımız Yok, Bu Aşı Önündeki Engeller Neler ve Bir AIDS Aşısını Nasıl Geliştirebiliriz?

HIV’in keşfinden çeyrek asır sonra bilim insanları, laboratuvar hayvanları üzerinde yüzlerce aday aşı geliştirmişti. Aşıların bir düzineden fazlası, insanlar üzerinde yapılan araştırmalarda en azından erken faz testlerinden başarıyla geçti. Ancak henüz hiçbirinin insanlarda HIV’e karşı yeterli koruma sağladığı tespit edilemedi. AIDSVAX’ın Amerika ve Tayland’daki ve Merck/STEP’in Amerikadaki klinik araştırmaları sonucunda karşılaşılan başarısızlıklar, bilim insanlarının önümüzdeki 10 yıl içerisinde aşı üretme umutlarını tamamen yitirmesine sebep oldu. 2008 yılının şubat ayında Amerikan Bilim İlerleme Derneği Başkanı David Baltimore bu durumu şu sözlerle özetledi:

Tayland'da son yayımlanan araştırmalarda, Sanofi Pasteur'ün ALVAC'ına güçlendirici AIDSVAX dozları eklendiğinde HIV vakalarında gözlemlenen %31'lik düşüş, basın tarafından bile şüpheyle karşılandı. Çünkü önceki denemelerde iki aşı adayı da birlikte veya ayrı ayrı koruyuculuk sağlayamamıştı. Bu yazıda, HIV aşısına ilişkin mevcut karamsarlığın yanlışlığına değinmek istiyoruz. Her ne kadar bilimsel engeller oldukça zorlu olsa da ekonomik engeller de onlarla aynı zorluk derecesindedir.

96
Paylaş
Uzun COVID: COVID-19 Hastalığının İnsanlar Üzerindeki Uzun Dönem Yan Etkileri Nelerdir?
MakaleUzun COVID: COVID-19 Hastalığının İnsanlar Üzerindeki Uzun Dönem Yan Etkileri Nelerdir?

COVID-19'a yakalanan insanların çoğu birkaç hafta içinde tamamen iyileşiyor.[1] Ama bazıları (tüm hastaların yaklaşık %10 kadarı) bu hastalığın hafif bir versiyonunu geçirseler bile, iyileşmelerinin ilk evresinden sonra semptomları göstermeye devam ediyorlar.[2] Bu insanlar kendilerini bazen "uzun dönem taşıyıcılar" olarak tanımlıyorlar ve bu durum COVID-19 sonrası sendromu ya da "uzun dönemli COVID-19" olarak adlandırılıyor.[3] Ve hastalar tarafından rapor edilen, "COVID-19 sonrası çoklu organ problemleri"nin semptomlarının sayısı da gittikçe artıyor: Bu semptomlar öksürük ve nefes darlığı ile yorgunluk, baş ağrısı, çarpıntı, göğüs ağrısı, eklem ağrısı, fiziksel kısıtlanmalar, depresyon, uykusuzluk arasında değişiyor ve farklı yaşlardaki insanları etkileyebiliyor.

Wuhan'daki Lancet-Chinese Sağlık Bilimleri Akademisi'nde 23 Kasım 2020'de düzenlenen konferansta Bin Cao, COVID-19'un hastalar üzerindeki uzun vadeli sonuçlarını gösteren bir veri tablosu sundu; fonksiyon bozuklukları ve komplikasyonların, taburcu edilmiş hastalarda en az 6 aya kadar varlığını sürdürebileceği konusunda uyardı. "Uzun Vadeli COVID" veya kısaca "Uzun COVID" olarak bilinen bu durum, gittikçe yaygınlaşmakta olan bir sağlık sorunudur ve bununla başa çıkılabilmesi için derhal harekete geçilmelidir.[4]

33
Paylaş
Finlandiyalı Bilim İnsanları Elektrikten Besin Üretti!
MakaleFinlandiyalı Bilim İnsanları Elektrikten Besin Üretti!

Finlandiyalı araştırmacılar, yenilenebilir enerji ile çalışan bir sistem kullanarak yemek olarak servis etmeye yetecek kadar besin içeren tek hücreli bir protein topluluğu yarattı. Üretim süreci yalnızca elektriğe, karbondioksite, suya ve mikroplara ihtiyaç duyuyor. Yapay besin, Lappeenranta Teknoloji Üniversitesinin ve Finlandiya'daki VTT Teknik Araştırma Merkezinin ortak projesi olan, Elektrikten Besin Projesi'nin bir parçası olarak üretildi.

Ham maddeler bir biyoreaktör içerisinde elektrolize maruz bırakıldığında, yüzde 50'den fazla protein ve yüzde 25 karbonhidrat içeren bir toz oluşturuyor. Oluşan ürün, kullanılan mikrobun türüne göre değişebilir.

0
Paylaş
Genomik Nedir? Genom, Transkriptom ve Proteom Gibi Genetik Terimler Ne Anlama Gelir?
MakaleGenomik Nedir? Genom, Transkriptom ve Proteom Gibi Genetik Terimler Ne Anlama Gelir?

Genomik, genlerin birbirleriyle ve canlının çevresiyle etkileşimini anlamak, genomların yapısını ve işlevini sıralamak, bunları birleştirmek ve analiz etmek için rekombinant DNA, DNA dizileme yöntemleri ve biyoinformatik gibi alanların birlikte çalışması ile oluşan bir moleküler biyoloji ve genetik alanıdır. Bir seferde bir gen veya gen ürünü yerine bir organizmanın kalıtsal materyalinin tamamını incelemesi bakımından klasik genetikten ayrılır. Dahası genomik, genom içindeki lokuslar ve aleller arasındaki etkileşimlere ve epistaz, pleiotropi ve heteroz gibi diğer etkileşimlere de odaklanır. Hem Frederick Sanger'in çalışmaları hem de yeni nesil dizileme teknolojileri sayesinde genomik alanı gelişmiştir.

Deoksiribonükleik asit (DNA), neredeyse tüm canlı organizmaların faaliyetlerini geliştirmek ve işlevleri yönlendirmek için gereken talimatları içeren kimyasal bileşiktir. DNA molekülleri genellikle çift sarmal adlandırılan bükülmüş bir çift şeritten oluşur. Her bir DNA zinciri, genetik alfabeyi oluşturan, nükleotid adı verilen dört kimyasal birimden oluşur. Bazlar adenin (A), timin (T), sitozin (C) ve guanindir (G). Zıt iplikçikler üzerindeki bazlar spesifik olarak eşleşir. Bir adenin daima bir timinle eşleşir ve bir guanin daima sitozinle eşleşir. Bu nükleotid sıralamaları, tıpkı harflerin sıralanarak anlamlı kelimeler oluşturması gibi, DNA'nın anlamını belirler.

47
Paylaş