İçerikler - Sayfa 749

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
50 Işık Yılı Uzaklıktaki Bir Süpernova Kitlesel Yok Oluşa Neden Olabilir!
Makale50 Işık Yılı Uzaklıktaki Bir Süpernova Kitlesel Yok Oluşa Neden Olabilir!

Araştırmacılar süpernova patlamalarının Dünya üzerindeki yaşama nasıl bir etkide bulunabileceğine dair yaptıkları araştırmada, böylesi güçlü bir patlamanın gezegenimizdeki hayatı tehdit edebilmesi için, süpernovanın en fazla 50 ışık yılı uzaklıkta olması gerektiğini hesapladılar.

Geçen sene araştırmacılar, Dünya'ya yakın konumda bulunan bir süpernovanın küresel çapta nasıl bir soğuma etkisine yol açtığını keşfetmişlerdi. Şimdilerde ise farklı bir ekip ölçümleri düzeltip, 2.6 milyon yıl önce gerçekleşen patlamanın uzaklığını yarısı kadar azalttılar. Çalışmaları astrofiziğin en prestijli dergilerinden olan Astrophysical Journal tarafından kabul edildi. Kansas Üniversitesinden Adrian Melott, şimdilerde bu süpernovaya ilişkin daha fazla delil mevcut olduğunu söylüyor:

0
Paylaş
Aşılar Sayesinde, Nihayet "Sürü Bağışıklığı" Kavramından Anlamlı Bir Şekilde Söz Edebilme Vakti Geliyor! Bu Süreçte Neler Öğrendik?
MakaleAşılar Sayesinde, Nihayet "Sürü Bağışıklığı" Kavramından Anlamlı Bir Şekilde Söz Edebilme Vakti Geliyor! Bu Süreçte Neler Öğrendik?

COVID-19 salgınının çok erken evrelerinde, epidemiyolojinin (salgın bilimin) en temel salgınla mücadele yöntemi olan "test, takip, izolasyon" üçlüsünü uygulamaya başladığımız günlerin en başlarında bir terim gündeme geldi: sürü bağışıklığı. Bu kişiler, "test, takip, izolasyon" gibi temel bir gerçeğe sırt çevirip, "Bırakınız hastalansınlar, bırakınız iyileşsinler, biz de işimize bakalım." demeye getiriyorlardı. Hastalıkla mücadele ederken karantinalar yerine ekonomimizi felç ettirmek yerine, salgını doğal haline bırakmamızı ve virüsün normal şekilde popülasyonda yayılıp sönmesini arzuluyorlardı.

Böylelikle zenginler para basmaya devam edebilecek, onlara imrenerek bakan ve bir gün zengin olma hayaliyle yaşayıp muhtemelen hiçbir zaman olamayacak kitleler ise, bu hayalin peşinde telef olmak uğruna zenginlerin para basabilmesi için gereken ayak işlerini yapmaya devam edebileceklerdi. Elbette sürü bağışıklığı stratejisi, güçlü olmayıp da güçlüymüş gibi davranmaya çalışan devletler için de önemliydi: Ekonomi hasar görmezse ve bir ihtimal hasta ve ölü sayıları pek göze çarpmazsa, tabanlarına "zor zamanlarda, güç ve birlik sayesinde, engelleri başarıyla atlama" mesajları vermeyi sürdürebilirlerdi.

33
Paylaş
Carnotaurus: Kretase Dönemi’nin Boynuzlu Yırtıcısı
MakaleCarnotaurus: Kretase Dönemi’nin Boynuzlu Yırtıcısı

Hayatı boyunca Güney Amerika kıtasında sayısız dinozor keşfine imza atmış olan paleontolog José Bonaparte'ın (1928-2020) belki de en büyük keşfi, 1984 yılında memleketi Arjantin'de Angel Sastre isimli çiftlik sahibinin arazisinde bulduğu; bir yırtıcıya ait, büyük kısmı korunmuş bir iskeleti ve deri izlerini barındıran fosildir. Bu fosil, günümüzde de çoğu kişinin favori dinozoru olan Carnotaurus cinsine aitti.

Carnotaurus cinsi, Teropod alt takımının Abelisauridae ailesindendir. Cinse ait tek tür, Bonaparte'ın keşfettiği tek bir fosilden bildiğimiz Carnotaurus sastrei'dir. Günümüzden yaklaşık 72-69.9 milyon yıl önce, Geç Kretase Dönemi'nde Güney Amerika'da yaşamış olan bu tür; kendine has özellikleriyle tanınır: İsmini aldığı boynuzları (Carnotaurus, 'Etçil Boğa' anlamına gelir.), vücudunun iki yanından uzanan minik kolları, diğer yırtıcı kuzenlerininkinden oldukça farklı yapıdaki kafatası, oldukça yüksek hızlara ulaşmasını sağlayan uzun bacakları ve güçlü kuyruğu. Ayrıca Disney'in Dinosaur (2000) filminde baş kötü olarak karşımıza çıkmış; popüler kültürde de yerini sağlamlaştırmıştır. Tabii Disney’in animasyon filminde karşımıza çıkan Carnotaurus gerçekte o kadar hantal ve iri değildi.

13
Paylaş
Sırtüstü Yüzenler (Notonectidae)
MakaleSırtüstü Yüzenler (Notonectidae)

Yaklaşık 5-15 mm uzunluğundadırlar. Ocelli (Basit göz) bulunmaz. Antenler oldukça kısadır ve üstten görülmez. Birinci ve ikinci bacak çifti kavrayıcı yapıdadır. Kavrayıcı bacaklar ile avlarını rahatlıkla yakalayabilirler. Scutellum büyük ve üçgen şeklindedir. Sırt dışbükeydir. Arka bacaklar saçaklı yapıdadır. Sırtüstü durup arka bacaklarını kürek gibi kullanarak yüzerler. Su yüzeyine çıkıp vücudunun etrafında kalan hava kabarcıklarıyla beraber tekrar suya dalarlar. Su altındayken bu kabarcıklar vücudunda bulunan açıklıklarından içeri alınır.

Corixidae familyasından böcekler ile bazen karışabilmektedir. Dikkatli bakıldığında ayırt edici çok nokta olduğu görülecektir. Gözler, sırtın yapısı gibi farklılıklar vardır. Ayrıca Notonectidae familyasındaki türler daha büyüktür ve Corixidae familyasındaki türlerde ön bacaklar kepçe şeklindeyken Notonectidae familyasında değildir.

24
Paylaş
Dünya'nın Eksen Eğikliği ve Mevsimler: Mevsimler Nasıl Oluşur? Dünya Güneş'e En Uzak Konumdayken Neden Yaz Yaşıyoruz?
MakaleDünya'nın Eksen Eğikliği ve Mevsimler: Mevsimler Nasıl Oluşur? Dünya Güneş'e En Uzak Konumdayken Neden Yaz Yaşıyoruz?

Eğer Dünya'nın düz olduğunu, dağlar ve vadiler dolayısıyla fazlasıyla pürüzlü olduğunu veya kendi etrafında döndüğünü hissetmediğiniz için hareketsiz olduğunu zannediyorsanız, tamamen yanılıyorsunuz, bunu daha önceki yazılarımızda anlatmıştık. Benzer şekilde, Güneş'in Dünya etrafında döndüğünü zannetmek veya Güneş'in hareketsiz bir gök cismi olduğunu zannetmek, yani kendi etrafında dönmediğini veya bir diğer gök cismi etrafında yörüngede olmadığını sanmak da sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Ancak halk arasında astronomiye yönelik en yaygın hata, kuşkusuz, mevsimlerin oluşma nedenidir.

Birçok insan; Dünya'daki ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış gibi mevsimleri oluşturan ana unsurun, Dünya'nın eliptik yörüngesinden kaynaklandığını düşünür. Daha önceden izah ettiğimiz gibi, Dünya gerçekten de Güneş etrafındaki yörüngesi boyunca kimi zaman Güneş'e 147 milyon kilometre kadar yakındır, kimi zamansa Güneş'ten 152 milyon kilometre kadar uzaktır. Yani gezegenimizin yörüngesi dairesel değil, eliptiktir. Ancak bu durumun Dünya'da mevsimlerin oluşumuyla hiçbir alakası yoktur; hatta ilginç bir şekilde, Dünya'nın Güneş'e en yakın olduğu dönemde (yani 147 milyon kilometrelik mesafede) kuzey yarımkürede yaz değil, kış yaşanır! Benzer şekilde, Dünya'nın Güneş'e en uzak olduğu dönemde (yani 152 milyon kilometrelik mesafede) kuzey yarımkürede kış değil, yaz yaşanır! Neler oluyor?

56
Paylaş