İçerikler - Sayfa 744
Bugüne kadar size tardigradlar ile ilgili çok sayıda içerik sunduk; fakat hiçbirinde tardigradların çoğalmasını mümkün kılan çiftleşme davranışlarına tam anlamıyla odaklanmadık. Tardigrad arşivimizdeki bu eksiği kapatmak adına, bu yazıda size dünyanın en dayanıklı hayvanının seks davranışlarını anlatacağız.
Tardigrada şubesi, yaklaşık 1500 türü bünyesinde barındıran, mikroskobik boyutlardaki hayvanlardır. Dünyanın her yerinde karşınıza çıkabilecek bu canlı türü ekstrem habitatlara göstermiş olduğu muazzam adaptasyonlar sayesinde popüler bilimin maskotu konumundadır. Bunun en temel sebebi sahip olduğu kriptobiyoz adı verilen çevresel koşulların yaşama elverişsiz olduğu dönemlerdeki korunma durumudur. Öyle ki bu sayede çeşitli yörünge görevlerinde dahi model organizma olarak kullanılmışlardır.
Motivasyon tanım olarak, güdülenme, harekete geçme, belirli hedef dahilinde ilerleme anlamlarına gelir. Modern yaşamda ve iş hayatında da büyük öneme sahip olan motivasyon, 21. yüzyılda bilişsel sinirbilimcilerin üzerine en çok eğildikleri konulardan birisidir. Motivasyon kavramını iyi anlamak, sadece bizi iş ve okul yaşantımızda daha başarılı kılmakla kalmaz, aynı zamanda kendimizi (ve Homo sapiens olarak bilinen türümüzü) daha yakından tanımamızı sağlayacaktır.
Motivasyon, bir yerde bireyin kendi içsel örüntülerinin bir dışavurumu olarak tanımlanabilir. Maslow'un İhtiyaçlar Hiyerarşisi isimli piramit, insanın kendini gerçekleştirme noktasına kadar olan tüm ihtiyaçlarını bir arada göstermeye yönelik bir girişimdir ve bu piramidi tırmanmak konusunda en temel gereksinimlerden birisi, motivasyon sahibi olabilmektir.
Karlsruhe Teknoloji Enstitüsünden (Alm: "Karlsruher Institut für Technologie" ya da kısaca "KIT") bilim insanlarının dahil olduğu biyoçeşitlilik üzerine en büyük deneylerden biri olan Jena Deneyi, halihazırda gerçekleşmekte olan tür kaybının beslenme, su temini, inşaat malzemeleri ve enerji kaynakları açısından insanların yaşamını doğrudan etkilediğini gösterdi. Jena konsorsiyumu, Nature & Ecology Evolution dergisinde yayınladıkları 3 ayrı makalede, ekosistem işlevlerinin yalnızca bitkilerin özelliklerinden yola çıkarak öngörülemeyeceğini, bunun için biyotik ve abiyotik etkileşim ağlarının tümüyle ele alınması gerektiğini bildiriyor.[1][2][3]
Dünya üzerindeki biyoçeşitlilik (tür çeşitliliği, türler arası genetik çeşitlilik ve ekosistem çeşitliliği) insanlar da dahil olmak üzere tüm organizmaların yaşamlarının temelidir. Bitki büyümesi ve istikrarlı malzeme çevrimi gibi temel süreçler biyoçeşitliliğe dayanmaktadır. Ancak biyolojik çeşitlilik, durmaksızın azalmaktadır. Araştırmacılara göre bu kayıp, dehşet verici boyutlara ulaşmıştır. Bu nedenle çok sayıda bilimsel çalışma ve deney, ekosistemlerin işleyişi ve insanlarca kullanımı bakımlarından biyoçeşitliliğin önemi üzerine incelemelerde bulunmaktadır.
Avcı-toplayıcı kültüründe obezite nadiren görülür. Buna rağmen günümüzden 38,000 - 14,000 yıl öncesine ait obez heykelciler bulunmuştur. Bu dönemde buzul çağı hakimdi ve Dünya genelinde avcı-toplayıcı topluluklar yaşamaktaydı (Şekil S1A). Bu figürler obez oldukları gibi, çıplaklardı da.[1] Heykelcikler, bedeni resmetmektedirler. Yüzleri ve ayakları yoktur. Kolları ise küçüktür. Bu eksiklikler, bilinçli olarak yapılmıştır (Şekil S1B). Heykelciklerin çoğu çocuk doğurma yaşındadır, bazıları gebedir ya da karın ve kalçaları obezdir (İng: "steatopygy"). Ergenlik ya da orta yaştaki kadınları betimleyen heykelcikler daha az sayıdadır. Obezite, kadın heykelciklerine mahsustur; erkek heykelcikleri ise zayıftır (Şekil S1C).[2] Tüm bunları, aşağıdaki görselde görebilirsiniz.
Heykelcikler, dönemin iklimsel ve çevresel değişimleri göz önünde bulundurularak incelenmeli, beslenme ve yaşamda kalım gibi etmenlerin ele alınması gerekmektedir. Heykelciklerin, avcı-toplayıcıların yaşamda kalımlarını artırmak için yapıldıklarına dair bir hipotez oluşturulabilir.
Sinirbilim araştırmacısı olarak Ulusal Sağlık Örgütü’nde çalışan ve aynı zamanda bir sanatçı olan Bevil Conway, renkleri oldukça seviyor. Özellikle Holbein şirketi tarafından yapılan sulu boyaları çok beğeniyor ve diğer boyalarda bulamayacağımız, gerçekten güzel bir mor rengin olduğunu düşünüyor. Conway, bulması zor olan, mesela şirketin “Mars Menekşesi” olarak isimlendirdiği ve neredeyse kahverengi olan bir renge veya daha merlotlu (bir çeşit Fransız üzümü) olarak tanımlanan "Kinakridon Menekşe" gibi belirli tonun peşindeyse, renkleri benzerliğe göre düzenleyen bir Holbein kataloğuna göz atabilir. Duvarını boyamayı düşünen herkes, parlak sarılardan yeşillere, mavilere, morlara ve kahverengiye dönüşen bu renk çizgilerine aşinadır.
Ancak Conway eğer Pantone gibi başka bir boya şirketinde alışveriş yapmaya karar verirse, "renk alanı" olarak da bilinen bu katalog, farklı bir şekilde karşısına çıkacaktır. Aynı şekilde ışık ve renk ölçümlerini araştıran ve standartlaştıran bir kuruluş olan Commission Internationale de l'Éclarage’ye danışmayı seçerse de bambaşka bir renk haritası bulacaktır. Conway bu seçeneklerden dolayı şaşkınlık içerisindeyken, aklına şu soru geldi:
/old/content_media/e0fc2a81991139ab6bd03d74c1c34880.jpg)
/old/content_media/62e08549ce6b76a01c7e65985abcfc24.jpg)
/old/content_media/bfec7ee4d4a4fb81032412536d620b8a.jpg)
/old/content_media/f59dba3c23ee506f4494ee6a479188ad.jpg)
/old/content_media/c3fa6ae367ec28412f3c00998052b1b0.jpg)