İçerikler - Sayfa 743

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Alexander von Humboldt: Biyocoğrafyanın Babası ve 19. Yüzyılın En Büyük Hezarfenlerinden Birisi!
MakaleAlexander von Humboldt: Biyocoğrafyanın Babası ve 19. Yüzyılın En Büyük Hezarfenlerinden Birisi!

Humboldt'un fikirlerinin büyük bir kısmı, gezegenimiz hakkında bugün kabul gören bilgilerin çoğunu oluşturur; geri kalan fikirleri ise meslektaşları ve halefleri tarafından değiştirilmiş ya da yenilenmiştir. Bununla birlikte, Alexander von Humboldt, 1820 ve 1850 yılları arasında dünyanın en çok takdir edilen figürlerinden birisi olmuştur.

89 yaşında hayatını kaybeden Humboldt, dört kıtayı dolaşmış; 36'dan fazla kitap ve 25.000 mektup yazmıştı. İnsanları kendine çeken bir kişiliği ve sınırsız bir merakı vardı. Etrafı o dönemin önde gelen bazı düşünürlerle çevriliydi ve konuşmayı çok seviyordu. Humboldt; karizmatik, sinir bozucu olabilen, coşkulu, iğneli konuşa; ancak bir o kadar da ilgili ve alakalı bir insandı. Her şey hakkında her şeyi bilmek istemesi, aydınlanma tutkusunu ve biriken bilgiyi sorgulamak için tasarlanmış modern bilimsel yöntemlerin kurulmasını destekliyordu.

33
Paylaş
Manhattan Projesi: İnsanlık Tarihinin İlk Atom Bombası Nasıl ve Neden Üretildi?
MakaleManhattan Projesi: İnsanlık Tarihinin İlk Atom Bombası Nasıl ve Neden Üretildi?

Manhattan Projesi, 1942-1945 yılları arasında sürdürülen, ABD hükümetinin insanlık tarihinin ilk atom bombasını üretmesiyle sonuçlanan araştırma projesidir. Bu proje, çoğu Avrupa'daki faşist rejimlerden sığınmacı olarak Amerika'ya gelen bilim insanları tarafından, 1939'da ilk defa keşfedilen fisyon sürecini askeri amaçlar için kullanmak amacıyla organize edilmiştir. Projenin doğası ve sonucu, son derece tartışmalıdır ve günümüzde nükleer bombaların savaşta kullanılmasının etiği halen yoğun bir şekilde tartışılmaktadır.

Hükümetle ilk temas, Kolombiya Üniversitesinden G.B. Pegram'ın, Enrico Fermi ve Deniz Kuvvetleri arasında 1939 Mart'ında bir toplantı ayarlamasıyla yapıldı. 1939 yazında Albert Einstein, bilim insanı arkadaşları tarafından, nüfuzunu kullanması ve kontrol edilemeyen bir fizyon zincir reaksiyonunun askeri potansiyelini Başkan Franklin D. Roosevelt'e sunması için teşvik edilmişti. 1940 Şubat'ında, National Bureau of Standards (daha sonra National Institute of Standards and Technology oldu, Tr: "Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü") tarafından L. J. Briggs'in liderlik ettiği bir komitenin gözetimi altında araştırmanın başlaması için 6000 dolar bütçe verildi. 6 Aralık 1941'de proje, Vannevar Bush'un liderlik ettiği the Office of Scientific Research and Development'ın (Tr: "Bilimsel Araştırma ve Geliştirme Ofisi") yönetimine verildi.

58
Paylaş
İstanbul'da Kuraklığın ve Su Kaynaklarının Tükenmesinin Asıl Nedeni İklim Değişikliği mi? Yoksa Başka Beşeri Faktörler Üzerinde mi Durulmalı?
Makaleİstanbul'da Kuraklığın ve Su Kaynaklarının Tükenmesinin Asıl Nedeni İklim Değişikliği mi? Yoksa Başka Beşeri Faktörler Üzerinde mi Durulmalı?

İklim değişiminin yıkıcı bir gerçek olduğu ve çağımızın en büyük çevre problemi olduğu konusunda hiçbir makul şüphe yok. Ancak spesifik doğa olaylarını tek başına küresel ısınmayla açıklamak da, daha kolay bir şekilde önlenebilir diğer etmenlerin görmezden gelinmesine neden olabilir. Örneğin son zamanlarda, sürekli olarak duyduğumuz, "İklim değişikliği İstanbul’da su kaynaklarının azalmasına yol açıyor." söylemi, bu krizle ilgili bizi diğer olası etkenlerden uzaklaştırıyor ve asıl odağımızı bu "geniş ölçekli" probleme yoğunlaştırıyor.

Peki, bu ne kadar doğru bir tespit? Gerçekten de İstanbul’un su sıkıntısı yaşamasındaki başlıca etken Küresel Isınma ve İklim Değişikliği mi? Sorunun asıl nedenini anlayabilmek için, öncelikle yağış istatistiklerinin geçmiş yıllarla ve normal değerlerle olan karşılaştırmasını yapalım ve diğer olası (olasılığı çok yüksek olan) etkenleri inceleyelim. Fakat bunlardan da önce İklim Değişikliği ve kuraklık arasındaki ilişkiyi inceleyerek bazı önemli detayları vurgulamamız çok daha açıklayıcı olacaktır.

28
Paylaş
Aşılar, Bizi İnsanlık Tarihinin En Bulaşıcı Hastalıklarından Nasıl Kurtardı?
MakaleAşılar, Bizi İnsanlık Tarihinin En Bulaşıcı Hastalıklarından Nasıl Kurtardı?

Bugün yaşayan birçok insan, 2020'nin ilk aylarında COVID-19'un ortaya çıkmasına kadar bulaşıcı hastalık salgınları konusunda hiçbir deneyime sahip değildi. COVID aşıları henüz piyasaya sürülmeye başlamışken, insanlık tarihindeki en bulaşıcı hastalıklardan üçüne ve onlarla savaşmak için geliştirilen aşılara bir göz atalım. Böylece COVID-19 aşılarının, bu salgını bitirmek konusunda neden önemli olduğunu daha iyi anlayabilmenizi umuyoruz.

Çiçek hastalığına Variola major ve Variola minor adı verilen iki virüs varyantından biri neden olur. Çiçek hastalığı ateş ve kusmayla başlar, ardından ağız ve boğaz mukozalarında enantem adı verilen küçük kırmızımsı lekeler görülür. Bu lezyonlar patladığında, vücuda büyük miktarlarda virüs saçarlar ve bu da makül adı verilen sıvı dolu kabarcıklarla kaplanır. Maküller, avuç içlerine ve ayak tabanlarına kadar uzanır. Bir hafta sonra, eğer hasta ölmediyse, maküller kabuklanıp dökülür, ancak büyük izler bırakır ve çoğu durumda körlüğe neden olurlar.

33
Paylaş
Feed image
Makale

Kuantum fiziği, genellikle baştan sona göz korkutucu bir saha olarak görülür. Her gün bunlarla uğraşan fizikçilere bile alandaki bazı konular hem ilginç hem de mantıksız gibi görünebilir; fakat kuantum, özünde anlaşılamaz, sınanmamış veya tutarsız bir saha değildir. Tam tersine, insanlığın geliştirdiği en güçlü teorilerden birisi, Kuantum Teorisi'dir.

Eğer kuantum fiziğine ilgi duyuyorsanız ve bilginizi zenginleştirmek istiyorsanız, bu sahada mutlaka haberdar olmanız gereken 6 anahtar kavram olduğunu söyleyebiliriz. Eğer bunları iyice kavrayabilirseniz, kuantum fiziğini daha anlaşılabilir bulmaya başlayacaksınız. Ama uyaralım: Richard Feynman'ın da dediği gibi: "Rahatlıkla söyleyebilirim ki hiç kimse kuantum mekaniğini anlamamaktadır."

176
Paylaş