İçerikler - Sayfa 729

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Feed image
Makale

Elementlerin birbirleri ile nasıl etkileştiği; elektronlarının nasıl sıralandığına ve atomlarda elektronların yerleştiği en dış bölgede kaç elektron için boşluk olduğuna bağlıdır. Elektronlar çekirdek etrafında katmanlar oluşturan enerji seviyelerinde bulunur. En yakın katman, iki taneye kadar elektron tutabilir. İkinci ve üçüncü enerji seviyeleri sekiz taneye kadar elektron tutabilir. Bu sekiz elektron, dörtlü çiftler halinde dizilir ve herhangi bir çift tamamlanmadan önce, her çiftin bir konumu dolar. Başka bir katman dolmadan önce, her zaman çekirdeğe en yakın katman, ilk önce dolar.

Hidrojenin bir elektronu vardır; bu da demektir ki, en düşük katmanda tek bir yeri doludur. Eğer periyodik tabloya göz atarsanız, hidrojen ile helyumun ilk satırdaki tek elementler olduğunu görürsünüz. Bunun nedeni, sadece ilk katmanlarında elektron bulundurmalarıdır. Hidrojen ile helyum, en düşük katmanı olup başka katmanı olmayan tek iki elementlerdir.

91
Paylaş
Hidrojen-Aracılı Garip Kimyasal Bağ, Hidrojen Bağı ve Kovalent Bağın Karışımı Gibi Davranıyor!
MakaleHidrojen-Aracılı Garip Kimyasal Bağ, Hidrojen Bağı ve Kovalent Bağın Karışımı Gibi Davranıyor!

Dünyadaki bütün kimya öğrencileri kovalent bağ ve hidrojen bağı terimlerine aşinadır. Kimyagerler, Science dergisinde yayınladıkları bir makalede bu ikisinin karışımı gibi davranan ilginç bir bağ türünü keşfettiklerini duyurdular. Makaleye göre bu bağın özellikleri, kimyasal bağların tanımına dair birçok sorunun oluşmasına sebep oluyor.[1]

Hidrojen bağları, genelde güçlü kimyasal bağlara göre daha zayıf olan elektriksel çekimler olarak düşünülüyordu. Öte yandan kovalent bağlar, atomları molekül boyutunda bir arada tutan ve elektron paylaşımından doğan güçlü bağlardır. Şimdi araştırmacılar, hidrojen bağının alışılmadık bir biçimde güçlü bir çeşidinin aslında bir hibrit olduğunu ve elektron paylaşımı içerdiğini, böylece de hidrojen bağı ve kovalent bağ arasındaki çizgiyi bulanıklaştırdığını bildirdi. Kimyager University of Chicago’dan Andrei Tokmakoff, şöyle diyor:

27
Paylaş
Yapay Süper Zekayı Kontrol Etmek İmkansız Olabilir!
MakaleYapay Süper Zekayı Kontrol Etmek İmkansız Olabilir!

Yapay zekanın insanlığı alaşağı etme fikri onlarca yıldır konuşuluyor. Uluslararası bir araştırma ekibi, süper zeki bir yapay zekayı (YZ) kontrol edip edemeyeceğimize dair beklentilerini, 5 Ocak 2021'de Journal of Artificial Intelligence Research'de (JAIR) yayımlanan çalışmalarıyla açıkladılar.[1]

Kısa cevap, Yapay Süper Zeka'yı (YSZ) kontrol etmenin imkansıza çok yakın olacağıdır. İşin püf noktası, insan kavrayışının çok ötesindeki bir süper zekayı kontrol etmenin, analiz edebileceğimiz süper zekanın bir simülasyonunu gerektirmesidir. Fakat eğer süper zekayı anlayamazsak, böyle bir simülasyon yaratmak imkansızdır.

39
Paylaş
Bilim İnsanları, Canlılığı Başlatan İlk Hücrelerin, Hücre Zarını Bozan Yapıdaki İyonların Varlığında Nasıl Evrimleştiğini Çözdüler!
MakaleBilim İnsanları, Canlılığı Başlatan İlk Hücrelerin, Hücre Zarını Bozan Yapıdaki İyonların Varlığında Nasıl Evrimleştiğini Çözdüler!

Dünya'da yaşam, yaklaşık 4 milyar yıl önce, ilk hücrelerin karbonca zengin bileşiklerden oluşan karmaşık ilkel bir çorbada oluşmasıyla ortaya çıktı ve bu hücreler, kimyasal bir bilmeceyle karşı karşıya kaldılar: Temel fonksiyonlarını yerine getirebilmeleri için ilkel çorbadaki belirli iyonlara ihtiyaçları vardı; fakat bu yüklü iyonlar, hücrenin içeriğini sarmalayan basit hücre zarlarını dağıtan yapıdaydı!

Washington Üniversitesi'ndeki bir grup araştırmacı, sadece Dünya'nın ilk zamanlarında bulunan molekülleri kullanarak, bu bulmacayı çözmeyi başardı. Ekip, yağ asidi moleküllerinden oluşan, zarlarla çevrili ve hücre büyüklüğünde sıvı dolu bölmeler kullanarak, proteinlerin yapı taşları olan aminoasitlerin, hücre zarını magnezyum iyonlarına karşı dengede tutabileceğini keşfetti. Elde edilen sonuçlar; ilk hücrelerin, hücre zarının dengesini sağlarken, DNA ile ilişkili olan ve sentezlenmesi için magnezyuma ihtiyaç duyan RNA'da genetik maddelerini kodlamaları için ortam sağladı.

38
Paylaş
Ahlaki Kararları Nasıl Veriyoruz? "Ya Herkes Aynısını Yapsaydı" Sorusu ve Evrenselleştirme Kavramı, Ahlakın Kökenini Açıklayabilir mi?
MakaleAhlaki Kararları Nasıl Veriyoruz? "Ya Herkes Aynısını Yapsaydı" Sorusu ve Evrenselleştirme Kavramı, Ahlakın Kökenini Açıklayabilir mi?

Bazı durumlarda "Herkes aynı şeyi yapsaydı ne olurdu?" diye sormak, bir davranışın doğru olup olmadığına karar vermek için kullanılan yaygın bir yöntemdir: Trene bineceğinizi ve bilet parası ödememek için turnikeden atlamaya karar verdiğinizi hayal edin. Ödemediğiniz bilet parası, muhtemelen şehrinizdeki ulaşım sisteminin mali refahını büyük bir ölçüde etkilemeyecektir. Şimdi ise kendinize "Ya herkes aynısını yapsaydı?" diye sorun. Cevabınız büyük olasılıkla "Ulaşım sistemi iflas ederdi ve bir daha kimse trene binemezdi." olacaktır.

Ahlak felsefesi düşünürleri, uzun zamandan beri evrenselleştirme olarak bilinen bu akıl yürütme yönteminin ahlaki kararlar vermek için en iyi yol olduğuna inanıyorlar. Peki sıradan insanlar böyle bir ahlaki karar mekanizmasını günlük yaşamlarında kullanıyor mu?

66
Paylaş