İçerikler - Sayfa 718

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Berkelyum
MakaleBerkelyum

Berkelyum, sembolü "Bk" ve atom numarası 97 olan radyoaktif bir kimyasal elementtir. Aktinit ve transuranyum element serisinin bir üyesidir. Berkelyum; neptünyum, plütonyum, küriyum ve amerikyumdan sonra keşfedilen beşinci transuranyum elementtir. Berkelyumun ana izotopu olan 249Bk, ABD Tennessee'deki Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı'nda ve Rusya Dimitrovgrad'daki Atomik Reaktörler Araştırma Enstitüsü'nde özel yüksek akışlı nükleer reaktörlerde sentezlenir. Berkelyum, yumuşak, gümüş-beyaz renkli, yumuşak bir aktinit metaldir. 249Bk izotopu, düşük enerjili elektronlar yayar ve bu nedenle kullanımı nispeten güvenlidir. Standart koşullarda katı halde bulunan berkelyumun; yoğunluğu 14,78 g/cm3, erime noktası 986 °C'dir.[1]

Dünya'da berkelyum, 1945 ile 1980 yılları arasında nükleer silah testleri için kullanılan belirli alanlarda ve ayrıca Çernobil Felaketi gibi nükleer olayların yaşandığı yerlerde yoğun olarak bulunmuştur. ABD yapımı hidrojen bombası Ivy Mike'ın (1 Kasım 1952) test alanındaki enkazın analizi sonucunda, berkelyum da dahil olmak üzere çeşitli aktinitlere rastlanmıştır. Askeri gizlilik nedeniyle, bu analizin sonucu 1956'ya kadar yayınlanmamıştır.[2] En çok üretilen berkelyum izotopu, nükleer reaktörlerde üretilen 249Bk'dur. Reaktörde üretilen diğer izotoplarla karşılaştırıldığında nispeten uzun olan 351 yıllık bir yarı ömre sahiptir. Bilimsel araştırmalarda kullanmak amacıyla 2009'da Oak Ridge'de 22 miligramlık bir 249Bk izotopu toplamda 340 gün süren bir çalışma soncunda üretilmiştir.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
18
Paylaş
Yeni Nesiller Neden Hep Daha Uzun? İnsan Evrimi, Devleşme Yönünde mi İşliyor?
MakaleYeni Nesiller Neden Hep Daha Uzun? İnsan Evrimi, Devleşme Yönünde mi İşliyor?

Her ne kadar halk arasında eskiden "dev insanların" yaşadığına yönelik hatalı bir inanç olsa da, bilimsel olarak bunun tam tersi gerçektir: İnsana giden soy hattında ve özellikle de Homo sapiens türü içerisinde nesiller giderek daha uzun boylu olacak biçimde evrimleşmiştir.

Örneğin 100 yıl önce yaşamakta olan insanların çoğu şu anki modern standartlar adına "kısa" olarak niteleyebileceğimiz bir boydaydılar. 2. Dünya Savaşı civarında ülke liderlerinin boyları da oldukça kısaydı: Örneğin Winston Churchill 167 cm, Vladimir Lenin 165 cm, İsmet İnönü 169 cm boyundaydı (elbette 188 cm boyuyla Franklin D. Roosevelt gibi istisnalar yok değildi). Ancak şimdiki ülke liderlerine baktığımızda farklı bir tablo görüyoruz: Justin Trudeau 188 cm, Joe Biden 183 cm, Recep Tayyip Erdoğan 187 cm. Bu yazının yazıldığı sıralarda "en kısa lider" unvanına sahip olan İrlanda başbakanı Michael D. Higgins bile 160 santimetre boya sahiptir. Liderlerin yanı sıra, halk içerisindeki boy ortalamalarını göz önüne aldığımızda ise, son 100 yıl içerisinde yine dikkate değer bir artış gözlemlemekteyiz; buna dair daha fazla bilgiyi aşağıda vereceğiz. Peki neden giderek uzuyoruz? Yoksa evrimsel süreçte giderek "dev" mi olmaktayız?

77
Paylaş
İnsan Beyninde Yeni Hücre Türleri Keşfedildi!
Makaleİnsan Beyninde Yeni Hücre Türleri Keşfedildi!

Nörobilimciler nöronları moleküler düzeyde kategorize etmenin yeni bir yolunu buldular. Bu gelişme, bilim insanlarına beynin parçalarını daha iyi anlamada ve işlevselliğini geliştirmek için arayüzler oluşturmada yardımcı olabilir.

İnsan vücudunun çalışmasını temel düzeyde anlamak için en önemli adımlardan biri beynin tam olarak haritalandırılmasıdır. Beynin fonksiyonlarını moleküler seviyede anlayabilirsek nörolojik rahatsızlıklara yeni tedaviler bulabilir ve belki insanın zekâ düzeyini arttırmayı bile başarabiliriz. Zaten beynin kapasitesini geliştirme konusu ile ilişkili araştırmaları sürdüren birçok girişimci mevcut. Ancak tabii ki bu tür teknolojileri hayata geçirme konusunda kararlıysak beynin nasıl çalıştığını iyice kavramamız gerekiyor.

2
Paylaş
Orta Tercih Önyargısı ve Bir Sınav Miti: "Emin Olmadığınızda, C Şıkkına Basın Geçin!"
MakaleOrta Tercih Önyargısı ve Bir Sınav Miti: "Emin Olmadığınızda, C Şıkkına Basın Geçin!"

Geçtiğimiz günlerde Twitter üzerinden bir anket düzenledik ve çok basit bir soru sorduk: "Herhangi bir şıkkı işaretleyiniz." Başka hiçbir açıklama yapmadan, okurlarımıza 4 tane şık verdik: A, B, C ve D. İstatistiki olarak her birinin seçilme ihtimali az çok aynıydı: %25. Ancak 24 saat boyunca oy kullanan 81.988 kişi, bariz bir şekilde, rastgele bir tercihte bulunmadı! Ankete katılanların %41.9'u C şıkkını, %22.3'ü B şıkkını, %20.1'i A şıkkını, %15.6'sı ise D şıkkını tercih etti.

Bu, sadece istatistikî açıdan şaşırtıcı değil; aynı zamanda katılımcıların kendileri de bu tercih önyargısı konusunda şaşırdılar. Eğer yorumları okuyacak olursak, birçok kişinin C şıkkını tercih etmek konusunda çeşitli rasyonalizasyonlar geliştirdiklerini görüyoruz. Örneğin bir kullanıcı, "A ve B'nin çok 'basit' tercihler olduğunu, dolayısıyla birçoklarının C'yi seçtiğini" söylüyor. Bir diğer kullanıcı, bunun kişiliğimizle ilgili olduğu iddiasında:

77
Paylaş
Kaliforniyum
MakaleKaliforniyum

Kaliforniyum, sembolü "Cf" ve atom numarası 98 olan radyoaktif bir kimyasal elementtir. Element, ilk olarak 1950'de Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarı'nda (Kaliforniya Üniversitesi Radyasyon Laboratuvarı), küriyum elementinin, helyum-4 iyonları ile çarpıştırılmasıyla sentezlenmiştir. Sentezlenen altıncı transuranyum elementi olan kaliforniyum, aktinit grubuna aittir. Çıplak gözle görülebilecek miktarlarda üretilmiş elementler arasında en yüksek atomik kütleye sahip ikinci elementtir. Kaliforniyumun bilinen yirmi izotopundan en kararlı olanı, yarı ömrü 898 yıl olan kaliforniyum-251'dir. Kaliforniyum, erime noktası 900°C ve kaynama noktası 1.470°C olan gümüş-beyaz renkli aktinit bir metalidir.[1] Saf hali yumuşaktır ve bıçakla kolayca kesilebilir.

Kaliforniyum elementinin izleri, maden arama ve tıbbi tedavilerde bu elementi kullanan tesislerin yakınlarında bulunabilir. Element suda çözünmez, ancak toprağa iyi yapışır ve bu nedenle topraktaki konsantrasyonu, o toprağı çevreleyen sudan 500 kat daha fazla olabilir.[2] 1980 yılından önce yapılan nükleer testlerden sonra yapılan analizlerde, test esnasında çevreye az miktarda kaliforniyum elementinin salındığı ortaya çıkmıştır. Nükleer bir patlamadan sonra havadan toplanan radyoaktif tozlarda kütle numaraları 249, 252, 253 ve 254 olan kaliforniyum izotopları gözlenmiştir.[3] Amerikyumdan fermiyuma, kaliforniyum da dahil olmak üzere transuranyum elementler, Oklo'daki doğal nükleer füzyon reaktöründe ortaya çıkmıştır.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
15
Paylaş