İçerikler - Sayfa 683
Kalp pilleri, ya da resmi isimleriyle "implante edilebilir defibrilatörler" (veya kısaca ICD), yüksek riskli kardiyak rahatsızlıkları olan hastalarda düzensiz kalp ritimlerinin yönetimi için bir tedavi aracıdır. Bir kalp pili sisteminde pil, kapasitör ve manyetik alana yanıt veren dahili bir anahtar bulunur. Kalp pilinin kalp ritmini düzenlemek için asıl işi yapan defibrilatör parçasına harici bir mıknatıs etki ettiğinde, defibrilatörün temel işlevi olan kalp aritmilerinin düzenlenmesi için verilmesi gereken şok etkisi askıya alınır. Dolayısıyla defibrilatör görevini yerine getiremez. Dışarıdan gelen bu manyetik etkinin defibrilatörün işlevini kaybettirebilmesi için uygulanan manyetizmanın en az 10 Gauss olması gerektiği tahmin edilmektedir.[1]
Apple Inc. Ekim 2020'de MagSafe aksesuarlarıyla uyumlu olacak şekilde iPhone 12 serisini piyasaya sürdü. MagSafe aksesuarlarının ana mantığı, telefonların dijital platformlarda daha fazla etkileşimde bulunmasıdır. Örneğin MagSafe destekli bir aygıtınız varsa telefonunuz daha hızlı şarj olabilir, siz komut verince saati gösterebilir ve akıllı ev sisteminiz varsa direkt olarak entegre çalışabilir. Bu aksesuarların iç yapısına baktığımızda ise bir manyetometre ve tek sarmallı yakın alan iletişimi (NFC) okuyucusu bulunur.
The Lancet dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, COVID-19 hastalarının dörtte üçünden fazlası ilk defa hastalanmalarından sonraki altı ay içerisinde en az bir adet semptom göstermeye devam ediyorlar!
Wuhan, Çin'de hastaneye yatırılan hastalarda COVID-19'un uzun süreli etkilerine bakan bir grup çalışması, devam eden en yaygın semptomun yorgunluk veya kaslarda zayıflık olduğunu (hastaların %63'ü) ve bunun yanı sıra hastaların sık sık uyumada güçlükler deneyimlediğimi (%26) gösteriyor. Anksiyete veya depresyonun ise hastaların %23'ü arasında görüldüğü rapor edildi.
Kurşungeçirmez camlar; kuyumcular, bankalar, elçilikler gibi ekstra düzeyde güvenlik gerektiren binaların, askeri ve özel araçların pencerelerinde kullanılır. Filmlerde ve dizilerde, kurşungeçirmez camlar genellikle yok edilemez olarak tasvir edilir. Hangi silah kullanılırsa kullanılsın, ne kadar mermi atılırsa atılsın, bu camlar sağlam ve değişmeden kalır. Tek sorun, gerçek hayatta kurşungeçirmez camın ne gerçekten "kurşungeçirmez" ne de tamamıyla "cam" olmasıdır.
Kurşungeçirmez cam için doğru terim, "kurşuna dayanıklı"dır; çünkü yeterli zaman ve yoğun çaba, ya da yeterince büyük kalibreli bir mermi ile "kurşungeçirmez" camın sözde "geçirmezliği" karşısında galip gelmek mümkündür. Kurşuna dayanıklı camın gücü ve dayanıklılığı, nasıl yapıldığına ve nihai ürünün kalınlığına bağlıdır.
2015 yılında Minnesota Üniversitesinde yapılan analizler, dünya nüfusun her yıl 75 milyon kişi artmakta olduğunu gösterdi. Avrupa İstatistik Ofisi'nin 2019 verilerine göre Almanya nüfusunun 83,02 milyon olduğunu göz önüne alırsak, her yıl 75 milyon kişilik bir artışın ne kadar ciddi bir sayı olduğu görülebilir. Bugün yeryüzündeki nüfusumuz 7.845 milyara ulaşmış durumda ve bu hızla artmaya devam ederse 2040 yılında dünya nüfusunun 9 milyara ulaşması bekleniyor. Günümüzde bile birçok sebepten ötürü kıtlıkla mücadele ediyorken, nüfusumuz 9 milyar civarında bir sayıya ulaştığında, yiyecek tedariki konusunda ciddi sorunlar yaşamamız olası. O hâlde, gezegenimizi tahrip etmeden artan nüfusun yiyecek ihtiyacını nasıl karşılayacağız?
Uzun bir süredir, özellikle 1750’li yıllarda başlayan Sanayi Devrimi'nin sebep olduğu oldukça büyük bir problemle yüzleşiyoruz: iklim değişikliği. Her ne kadar en büyük problemlerden biri olsa da tek problemimiz bu değil. Yüzleşmemiz gereken çok sayıda yıkıcı gerçek var! En büyüklerinden biri de, belki de en büyüğü, tarımdaki küresel krizler. Tarımdaki krizleri oluşturan doğal kaynaklar üzerindeki baskının bazı temel nedenleri vardır: nüfus artışı, et ve süt ürünlerinin tüketimi, enerji maliyetleri ve biyoenerji üretimi.
Tarih boyunca bilim insanları filozofların düşüncelerinden, filozoflar ise bilim insanlarının düşüncelerinden ve keşiflerinden etkilenmiştir. Bu filozoflardan biri de Friedrich Wilhelm Nietzsche’dir (15 Ekim 1844 – 25 Ağustos 1900). Friedrich Wilhelm Nietzsche; Alman filozof, şair ve aynı zamanda bestecidir. Yazılarında genellikle din, ahlak, felsefe ve bilim üzerine eleştirel yazılar yazmış ve sıklıkla metafor, ironi ve aforizma dolu bir üslup kullanmıştır. Nietzsche, Batı felsefesi ve entelektüel tarihi üzerinde muazzam bir etki yaratmıştır.
Nietzsche'nin etkilendiği düşünürlerin başında Schopenhauer, Plato ve Descartes gelir. Aynı zamanda, belki direkt olmasa bile, biyolog Charles Darwin'den (12 Şubat 1809 - 19 Nisan 1882) ve Darwin'in Evrim Teorisi fikirlerinden bir hayli etkilenmiştir. Nietzsche; doğadaki evrim yasasını, felsefesini oluşturan yapı taşları haline getirmiştir. Bazı kaynaklar Nietzsche’nin geleneksel anlamda "Darwinci" olduğunu, bazıları ise öyle olmadığını savunsa da, Nietzsche'nin canlılığın oluşumuna dair fikirleri Darwin’in Evrim Teorisi sayesinde oluşmuştur. 19. yüzyılda evrim tartışmaları, diğer filozofların olduğu gibi Nietzsche'nin de kafasını yorduğu konulardan biriydi; Nietzsche tanrı, din ve yaratılışçılık üzerine sorgulamalarında bu tartışmalardan yararlanmıştır.
/old/content_media/4abe4bb4f47b3ec0e7afa7acf839a831.jpg)
/old/content_media/4bf9fa53d751a06f02b8d668152ec0e9.jpg)
/old/content_media/eb971d5635dd786a70f8b594f4d3445c.jpg)
/old/content_media/4c322accf399a55781c3169fef59a064.jpg)
/old/content_media/46a92477694017d3e4829d218e043b71.jpg)