İçerikler - Sayfa 656

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Ötegezegenlerdeki Hava Kirliliği, Dünya Dışı Uygarlıkları Bulmanın İyi Bir Yolu Olabilir!
MakaleÖtegezegenlerdeki Hava Kirliliği, Dünya Dışı Uygarlıkları Bulmanın İyi Bir Yolu Olabilir!

Evren devasa bir büyüklüğe sahip olduğundan dolayı bilim insanları, Dünya dışı akıllı yaşamın varlığına yönelik izlere ulaşabilmek için bazı fikirlere yoğunlaşarak araştırmalar yapıyorlar. Sıklıkla üzerinde durulan fikirlere; radyo sinyalleri, yaşam için gerekli koşullara sahip ötegezegenler veya Dyson Küresi gibi mega yapılar aramak örnek verilebilir. Son zamanlarda ise bilim insanları, yabancı uygarlıkların izlerine ulaşabilmek için hava kirliliği fikri üzerinde daha çok durmaya başladılar.

Eğer Evren'de yabancı uygarlıklar varsa, o zaman onların faaliyetleri ve sanayileri de, tıpkı bizim gezegenimizde olduğu gibi, hava kirliliğine yol açmış olabilir. Bu kirlilik, derin uzay taramalarımızda tespit edebileceğimiz bir şey olabilir. Astrophysical Journal ve arXiv üzerinden yayınlanan yeni bir çalışma, azot dioksit gazı olarak da isimlendirilen nitrojen dioksit gazının (NO2) ötegezegenlerdeki teknolojik akıllı yaşamın göstergesi olabileceğini öne sürüyor.[3][4]

33
Paylaş
Artık Sadece Asya Fillerinin Değil, Afrika Fillerinin de Soyu Tükenme Tehdidi Altında!
MakaleArtık Sadece Asya Fillerinin Değil, Afrika Fillerinin de Soyu Tükenme Tehdidi Altında!

Güneydoğu Asya'da yasa dışı yaban hayvanı ticareti ürünlerine artan talep sonucu 2011'de kaçak fil avcılığı zirveyi gördü. Bu artış, fil nüfusunun yaklaşık %10'nun kaybedilmesiyle sonuçlandı. Zaten 495 farklı noktadan elde edilen genetik veriler ışığında, 1965-2015 yılları arasında Asya savana fillerinin %60 oranında, 1984-2015 yılları arasında Afrika orman fillerinin ise %86 oranında azaldığı bilinmekteydi.[1]

2017'de yapılan son analizler, kaçak avcılığın %4'e kadar gerilediği gözlemlenmiştir. Bu sonucun doğrudan taleple ilişkili olduğu düşünülmektedir. Ancak araştırmacı Colin Beale, %4'lük avlanma oranın hala çok yüksek olduğunu düşünüyor. Çünkü fil popülasyonları, yılda sadece %5 büyüyebilir. Sürdürülebilir fil popülasyonları için, avlanma oranlarının daha da azaltılması gerekmektedir.

31
Paylaş
Süpersimetri Prensibi Nedir? Standart Model'in Cevaplayamadığı Soruları, Süpersimetri Prensibi Cevaplayabilir mi?
MakaleSüpersimetri Prensibi Nedir? Standart Model'in Cevaplayamadığı Soruları, Süpersimetri Prensibi Cevaplayabilir mi?

1970'li yılların başından beri fizikçiler, gördüğümüz ve göremediğimiz neredeyse her şeyi "Standart Model" ile açıklamaktadır. Örneğin enerji, uzay-zaman ve maddeler... Standart model; parçacıkların etkileşim ve davranışlarını bir bütün olarak ele alma ve açıklamaya yönelik, bilim dünyası tarafından kabul görmüş bir modeldir. Ancak her bilimsel çalışma gibi, Standart Model de gelişime açıktır. Dahası Standart Model'in tamamlanmış bir model olmadığını bilmekteyiz; yani bu modelin gelişime özellikle ihtiyacı vardır. Standart Model'i geliştirme ve cevaplanmamış soruları cevaplayabilme amacıyla üzerine çalışılan konulardan bir tanesi süpersimetri prensibidir. Ancak daha başlamadan şunu belirtmekte fayda var: Süpersimetri bir teori değildir! Sadece bir teorinin geliştirilebilmesi amacıyla üzerine çalışılan bir prensiptir.

Süpersimetri prensibinin çalışmaları hala CERN ve Fermilab gibi kurumlardan bulunan parçacık hızlandırıcılarında devam ediyor. Eğer yapılan teorik çalışmalar doğru ise, parçacık hızlandırıcılarda yapılan çalışmalar sonucunda süpersimetrik parçacıkları görmemiz mümkün olabilir!

41
Paylaş
ABD Ordusuna Dahil Edilen "Uzay Kuvvetleri" Kulağınıza Komik mi Geliyor? Tekrar Düşünün...
MakaleABD Ordusuna Dahil Edilen "Uzay Kuvvetleri" Kulağınıza Komik mi Geliyor? Tekrar Düşünün...

Amerikan istihbarat analistleri, Cosmos 2542 ve 2543 adı verilen iki adet Rus uydusunu aylardır gözetlemekteydi. Daha doğrusu, bu ikili uyduyu eskiden tek bir uydu oldukları zamandan beri izlemekteydiler. İkili, 26 Kasım 2019'da bir Soyuz aracı ile yörüngeye tek bir uydu olarak yerleştirilmişlerdi. Fırlatmadan 11 gün sonra ise uydu, ikiye ayrıldı ve ilkinden "doğan" ikinci uydu, ABD ordusundaki kimseyi mutlu etmedi. Ocak-ortasında bu Rus uyduları, ABD ordusunun en güçlü casusluk araçlarından biri olan, milyar dolarlık KH-11 uzay aracına yanaştılar. KH-11, Keygole/CRYSTAL kod adlı bir gözlem uydu serisinin parçasıydı. Detaylar bilinmiyor; ancak KH-11'in çözünürlük kapasitesinin Hubble Uzay Teleskobu düzeyinde olduğu söyleniyor. İkiz Rus uydularının bu araca yanaşması, ABD için bir tehdit unsuruydu. Ama bu, sadece bir başlangıçtı.

ABD, 2020'nin başında, diplomatik kanallarla endişelerini Moskova yönetimine iletti. Kısa sürede uydular KH-11'den uzaklaştılar ve Dünya etrafında saatte 27.000 kilometreden yüksek bir hızla dönmeye devam etitler. Ancak 15 Temmuz 2020'de, ABD analistleri ikiz uyduları gözlemeye devam ederken, halihazırda ilkinden "doğmuş" olan Cosmos 2543, uzay boşluğuna bir roket gönderdi. Bu gözlemin, Birleşik Devletler Uzay Kuvvetleri Generali John "Jay" Raymond tarafından ilan edilmesi, ABD'nin yeni ordu branşı tarafından bir diğer ülkenin (Rusya'nın) bir anti-uydu silahını ateşlemekle suçlanmasına yönelik ilk vaka olarak tarihe geçti. Bu, yörünge savaşlarında endişe verici bir gelişmeydi.

35
Paylaş
Son Derece Güçlü, Etobur Bir Yırtıcı Dinozor Keşfedildi: "Korkuya Neden Olan", Nam-ı Diğer "Llukalkan aliocranianus"!
MakaleSon Derece Güçlü, Etobur Bir Yırtıcı Dinozor Keşfedildi: "Korkuya Neden Olan", Nam-ı Diğer "Llukalkan aliocranianus"!

Hakemli Journal of Vertebrate Paleontology'nde yayımlanan araştırma, yeni keşfedilen bir dinozor türünü ilan etti: Llukalkan aliocranianus, yani "korkuya neden olan"!

Tiranozorların Kuzey Yarımküre’ye hükmettiği yaklaşık 80 milyon yıl öncesinde, bu dinozor, güney kıtalarına hükmettiği bilinen 10 abelisaurid türünden biriydi.

13
Paylaş