İçerikler - Sayfa 657

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Ben-Merkezcilik (Egosantrizm) Nedir? Empati ile Ben-Merkezcilik Nasıl Çatışır?
MakaleBen-Merkezcilik (Egosantrizm) Nedir? Empati ile Ben-Merkezcilik Nasıl Çatışır?

İnsanlar kimi zaman olaylarda kendilerini daha merkezde görme eğilimindedirler. Çoğu zaman olayları kendi kontrolümüzde zannederiz ve onları yönlendirebileceğimizi düşünürüz. Bilimde buna çeşitli isimler verilmiştir; "ben-merkezci düşünce", "kontrol illüzyonu" ya da "egosantrizm" gibi... Gelin bunların ne anlama geldiğine bir bakalım.

Ben-merkezcilik (İng: "egocentrism") kavramı, Jean Piaget tarafından 1926 yılında ortaya atılmıştır. Çocukların düşünce ve dil kullanımında ben-merkezci tutum sergilediğini gözleyen Piaget, özellikle gelişim dönemlerinden biri olan işlem öncesi dönemde çocukların ben- merkezci düşünce ve davranışları ile ilgili çığır açan çalışmalar yapmıştır.

24
Paylaş
Müzikle İlgilenen Bireylerin Beyinleri Daha Yavaş ve Daha Sağlıklı Yaşlanıyor!
MakaleMüzikle İlgilenen Bireylerin Beyinleri Daha Yavaş ve Daha Sağlıklı Yaşlanıyor!

Güney Florida Üniversitesi’nde profesör olan Jennifer Bugos, dedesine ve ninesine müzik çaldığında sihir gibi bir şey oldu.

Onların bu tepkileri Bugos'a müzik eğitiminin yaşlı kişilerde ilerlemiş hastalık evrelerinin nasıl önleyebileceğini veya potansiyel bilişsel kayıpları hafifletebileceğini araştırması için ilham oldu.

33
Paylaş
Kitap Analizi: Kötülüğün Anatomisi: Empati ve Zalimliğin Kökenleri Üzerine
MakaleKitap Analizi: Kötülüğün Anatomisi: Empati ve Zalimliğin Kökenleri Üzerine

Sınırda kişilik bozukluğu, psikopati, narsisizm, otizm... Bu tanıların konduğu kişilerin ortak bir noktası var: empati eksikliği.

Empati eksikliğinin sebep olabileceği durumlar bazen son derece tehlikeli boyutlara ulaşabilmekte. Verilecek en iyi örnek Nazi "bilim insanları" olsa da, Columbine Lisesi Katliamı, Uganda’daki isyancı askerlerin anneleri çocuklarını öldürmeye zorlamaları gibi dünyanın her yerinden birçok vaka bu durumun ne gibi sonuçlara varabileceğini kanıtlıyor.

18
Paylaş
Begüm Gür
ÇevirenEkoloji4 dk.
İncir Ağaçları, Yerel Olmayan Türlerin Diğer Türlerle Beklenmedik İşbirlikleri Yaparak Ekosistemleri İşgal Edebileceklerini Gösteriyor!
Makaleİncir Ağaçları, Yerel Olmayan Türlerin Diğer Türlerle Beklenmedik İşbirlikleri Yaparak Ekosistemleri İşgal Edebileceklerini Gösteriyor!

2017 yılında istilacı bitkiler bulmak için Hawaii'deki Kauai Adasını inceleyen bitkibilimci Kelsey Brock, sıra dışı bir keşifte bulundu: Yerli olmayan bazı inci türleri, yeni evlerine adapte oluyorlardı![1][2]

İnsanlar, ticaret ya da gezi amacıyla gezegenin bir ucundan diğerine gidip geldikçe, yanlarında pek çok canlı türünü de götürüp getiriyorlar. Bu türlerin çoğu, geldikleri yeni bölgede tutunmayı başararak, zamanla yerel türlerin yerini alabiliyor.[3][4] Ancak incir biyolojisinin sıra dışı yapısı dolayısıyla bu konuda araştırma yapan bilim insanları, Kauai Adası'nda yeni bir popülasyon oluşturan bu incirlerin nasıl ürediklerini merak ettiler.

13
Paylaş
Histon Proteinleri ve DNA Katlanması: Metreler Uzunluğundaki DNA, Mikron Düzeyindeki Küçük Hücrelerimize Nasıl Sığar?
MakaleHiston Proteinleri ve DNA Katlanması: Metreler Uzunluğundaki DNA, Mikron Düzeyindeki Küçük Hücrelerimize Nasıl Sığar?

Bir insan DNA'sı, ortalamada 2 metre uzunluğundadır. Bir hücremiz ise ortalama 0.000001 metredir. Bu oranlara göre DNA'mızın 100.000 kat kısaltılması gerekmektedir. Aslında farklı boyutlardaki cisimlerin bu şekilde kıyaslanması doğru değil; çünkü sonuçta "sığdırma" işi sadece uzunluk ile yapılmıyor, kıyaslanan iki cismin hacminin tümünü kıyaslamak gerekiyor ve DNA'nın hacmi, hücrenin hacmine nazaran yok denecek kadar küçüktür.

Ama upuzun bir iplik olan DNA'yı düzgün bir şekilde depolamak için hücrelerimizde oldukça ilginç bir paketleme yöntemi kullanıldığı da gerçektir. İşte bu yazıda DNA paketlenmesi denilen bu süreci ve bunu mümkün kılan histon proteinlerini inceleyeceğiz.

41
Paylaş