Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Ejderha Adamı (Homo longi): Bize, Neandertaller'den Bile Yakın Akraba Olan Yeni Bir İnsan Türü Keşfedilmiş Olabilir!
Ejderha Adamı (Homo longi): Bize, Neandertaller'den Bile Yakın Akraba Olan Yeni Bir İnsan Türü Keşfedilmiş Olabilir!

1933 yılında Çin'in kuzeydoğusundaki Heilongjiang bölgesindeki Harbin kenti yakınlarındaki Songhua Nehri'nde inşa edilen Dongjiang Köprüsü inşaatında çalışan bir taşeron işçi, inşaat kazısı sırasında gizemli bir kafatası fosili keşfetmişti. Bu keşif, 1929 yılında keşfedilen meşhur Peking Adamı fosilinin keşfinden hemen sonrasına denk geliyordu ve bu nedenle işçi, keşfettiğinin antropolojik olarak önemli olabileceğini düşünerek, fosili terk edilmiş bir kuyu içinde saklamaya karar verdi. Ömrü boyunca bölgesinde bol miktarda politik çalkantı yaşayan işçi, ölümünden kısa bir süre önce 3. kuşak ailesine fosilden bahsetti ve aile, 2018 yılında fosilin yerini bulup, kafatasını çıkarmayı başardılar. Sonrasındaysa Hebei GEO Üniversitesi'nden paleontoloji profesörü Dr. Ji Qiang, uzun tartışmalar sonucunda bu önemli fosilin üniversitelerinin müzesine bağışlanması konusunda aileyi ikna etti.[1]

Her ne kadar kare şeklindeki göz yuvarları, geniş ağzı, kalın kaş kemerleri ve büyük dişleriyle neredeyse kusursuz bir şekilde korunmuş olsa da o dönemde hiç kimse, bu kafatasının hangi türe ait olduğunu tespit edememişti - bu özellikler, onu "insana benzer" yapıyordu ama "Homo sapiens" diyebilmemiz için oldukça eşsiz yapıdaydı.[2] Bulunan fosilin kafatası, Homo sapiens ve diğer insan türlerinden daha iriydi; ancak beyin büyüklüğü insanınki ile büyük oranda aynıydı. Yıllar süren titiz incelemeler sonucunda, sadece bu fosili analiz eden 3 ayrı akademik makale The Innovation dergisinde yayınlandı.[3][4][5]

49
Paylaş
Anlaşılabilir Girdi Hipotezi: Yabancı Dil Öğrenmenin En İyi Yolu Nedir?
Anlaşılabilir Girdi Hipotezi: Yabancı Dil Öğrenmenin En İyi Yolu Nedir?

Stephen Krashen, 1981 yılında Anlaşılabilir Girdi Hipotezi'ni ortaya koydu. Bu hipoteze göre insanlar dili, içeriği anlamak şartıyla, en iyi şekilde dinleyerek ve okuyarak öğrenmektedir. Konuşmaya çalışmanın dili öğrenmeye dikkate değer bir faydası yoktur. Dinlerken ve okurken "anlamaktan" kasıt ise, dinlenen veya okunan içeriğin tamamını anlamak değil, önemli bir bölümünü (örneğin %80 civarını) anlamaktır. Eğer size dili öğreten kaynak, neredeyse hiç anlamadığınız bir şekilde iletişim kuruyorsa veya her şeyi anlayabiliyorsanız, doğru seviyede öğrenim almıyorsunuz demektir. Dahası, gramer yapısı öğrenmeye çalışarak veya konuşma derslerinde kendinizi zorlayarak anlamlı bir şekilde dil öğrenmeniz mümkün olmayacaktır. Örneğin aşağıdaki videoda, 3:20'den itibaren Almanca anlatımı dinleyiniz:

Muhtemelen, anlatılanların çoğunu (belki de %80'ini!) anladınız. İşte Krashen'e göre bu düzeyde bir eğitim görmek, sizin çok hızlı bir şekilde o dili öğrenmenizi sağlayacaktır. Bunu, aşağıdaki ilginç gözlem de doğrulamaktadır.

92
Paylaş
Twitter'da Yalan Haberler, Doğru Haberlerden Daha Hızlı ve Daha Uzağa Yayılıyor! Sebep, "Bot Hesaplar" Değil, İnsan Psikolojisi!
Twitter'da Yalan Haberler, Doğru Haberlerden Daha Hızlı ve Daha Uzağa Yayılıyor! Sebep, "Bot Hesaplar" Değil, İnsan Psikolojisi!

Günümüzde herkes bir şekilde internet ağına bağlı. Bu bağlılığın en yaygın hali de sosyal medya kullanımı. Hepimiz internette gördüğümüz her şeye güvenemeyeceğimizi çünkü yalan haberlerin hiç de nadir olmadığını biliyoruz. Peki o zaman bu haberler en başta nasıl yayılıyor?

MIT'den bilim insanları, yalan haberin yayılmasıyla ilgili daha fazla fikir sahibi olabilmek için bir araştırma yaptılar: Araştırmanın odak konusu olarak Twitter seçildi, çünkü Twitter, haber almak/paylaşmak için çok sık kullanılan, herkesin fikirlerini belirtebildiği ve bilgiyi diğer insanlara yayabildiği bir sosyal medya platformu. Araştırmaya öncelikle kavramları tanımlamak ve yöntem belirlemekle başlandı.

27
Paylaş
SARS-CoV-2'ye Karşı Üretilen Antikorları Diğerlerinden %100 Başarıyla Ayırabilen Test Geliştirildi!
SARS-CoV-2'ye Karşı Üretilen Antikorları Diğerlerinden %100 Başarıyla Ayırabilen Test Geliştirildi!

Duke Üniversitesi'ndeki biyomedikal mühendisleri, aynı anda birden fazla COVID-19 antikorunu ve biyolojik belirteci güvenilir bir şekilde tespit edebilen, tablet boyutunda bir cihaz geliştirdi. İlk sonuçlar, testin SARS-CoV-2'ye yanıt olarak üretilen antikorları ve diğer dört koronavirüsü %100 doğrulukla ayırt edebildiğini gösteriyor.

Araştırmacılar şimdi, kullanımı kolay, enerjiden bağımsız, bakım noktası olan cihazın bir COVID-19 enfeksiyonunun ciddiyetini veya bir kişinin, virüsün varyantlarına karşı bağışıklığını tahmin etmek için kullanılıp kullanılamayacağını tespit etmeye çalışıyorlar.

13
Paylaş
Erişilebilirlik Zinciri Nedir? Sahtebilim ve Komplo Teorilerinin Çığ Gibi Büyüyebilmesinin Sırrı Nedir?
Erişilebilirlik Zinciri Nedir? Sahtebilim ve Komplo Teorilerinin Çığ Gibi Büyüyebilmesinin Sırrı Nedir?

Erişilebilirlik zinciri (İng: "availability cascade"), bir bilginin kamusal alanda erişilebilirliği arttıkça, insanların bu bilgiye inanmaya ve onu yaymaya daha yatkın olması sonucu bu bilginin algılanan öneminin artmasıyla kendi kendini güçlendiren bir süreçtir. Örneğin iklim değişikliği gibi bir konu üzerine yapılan bir haber, toplumda dalga dalga yeni tartışmaları tetikleyebilir ve buna bağlı olarak o konuda daha fazla haber, hikaye, yazı ve tartışma ortaya çıkar. Bu yeni üretim, o konunun daha da fazla popülerleşmesiyle sonuçlanır ve bütün bunlar birikerek, iklim değişimine yönelik bir yasa çıkarılmasıyla sonuçlanabilir.

İnsanlar kolay erişilebilir ve hazır bilgilere inanmaya daha yatkın olduğundan; bilginin geniş çevrelerde tartışılmaya başlanması, onu kabul etmelerine, yaymalarına, dolayısıyla bilginin daha erişilebilir olmasına yol açar. Böylelikle, kamuoyunu şekillendiren büyük ölçekli, kendi kendini güçlendiren bir döngü oluşur. Buna, erişilebilirlik zinciri denir. Erişilebilirlik zincirlerinin toplumlar üzerindeki etkisi oldukça güçlü olduğundan, onları anlamak çok önemlidir.

25
Paylaş