Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Geri Türleşme ve Evrimsel Konsodilasyon: Birbirinden 2 Milyon Yıl Önce Ayrılmış İki Kuzgun Türü, Birleşerek Tek Bir Türe Evrimleşiyor!
Geri Türleşme ve Evrimsel Konsodilasyon: Birbirinden 2 Milyon Yıl Önce Ayrılmış İki Kuzgun Türü, Birleşerek Tek Bir Türe Evrimleşiyor!

Bir türün iki türe ayrıldığı türleşme, Evrim Teorisi'nde bilindik bir kavramdır. Ancak neredeyse 20 yıllık araştırmaya dayanan yeni bir çalışma, farklı iki soyun birleşmesi olan "geri türleşmenin" de önemli bir rol oynayabileceğini gösterdi.

Bilim insanları, 1-2 milyon yıl önce, ayrı ayrı evrimleşen iki ortak kuzgun soyunun böyle bir birleşme süreci geçirdiğini fark etti. Bulgular, bilimin türleri nasıl tanımlaması gerektiği ve sınırların bir zamanlar düşünüldüğü kadar belirgin olup olmadığı hakkında merak uyandıran soruları gündeme getiriyor. Maryland, Baltimore County (UMBC) Üniversitesi'nde biyolojik bilimler profesörü ve yeni makalenin ortak yazarı Kevin Omland şöyle anlatıyorÇ

14
Paylaş
Sturgeon Yasası: Her Şeyin Yüzde Doksanı Zırvadır!
Sturgeon Yasası: Her Şeyin Yüzde Doksanı Zırvadır!

Sturgeon Yasası, "Her şeyin yüzde doksanı zırvadır." diyen satirik bir yasadır. Bu "yasa", genel olarak, herhangi bir alanda üretilen çalışmaların çoğunun büyük olasılıkla kalitesiz olduğunu öne sürer. Örneğin, kitaplar söz konusuysa, Sturgeon yasası her yıl çıkan kitapların %90'ının kötü olduğunu, yani muhtemelen okumaya değer olmadıklarını iddia eder.

Sturgeon Yasası hem bilgiyi değerlendirme ve kullanma şeklinizi, hem de ne üzerinde çalışacağınıza karar verme yönteminizi geliştirebileceğinden, akılda tutulması gereken faydalı bir temel kuraldır. Bu nedenle, aşağıdaki makalede Sturgeon Yasası hakkında daha fazla bilgi edinecek, çeşitli alanlardaki örneklerini görecek ve onu yaşamın birçok alanında yol gösterici bir ilke olarak nasıl uygulayabileceğinizi anlayacaksınız.

37
Paylaş
Sıfır-Toplamlı Düşünme Önyargısı: Hayatta Her Şey Mutlak Bir Rekabet Halinde Değildir!
Sıfır-Toplamlı Düşünme Önyargısı: Hayatta Her Şey Mutlak Bir Rekabet Halinde Değildir!

Sıfır-toplamlı önyargı, insanların yanlışlıkla belirli durumları sıfır-toplamlı olarak görmelerine neden olan bilişsel bir önyargıdır: Sıfır toplam, bir tarafın kazançlarının diğer tarafların kayıplarıyla birebir dengelendiği durumlara verilen bir isimdir; dolayısıyla "sıfır toplamlı önyargı" da aslında bu dengenin olmadığı durumlarda, dengenin olacağına yanlış bir şekilde inanç beslemek demektir.[1] Örneğin, sıfır-toplamlı düşünce, söz konusu kaynağın aslında sınırsız ve serbestçe kullanılabilir olduğu durumlarda, insanların sınırlı olduğunu düşündükleri bir kaynak için rekabet olduğunu düşünmelerine neden olabilir.

Bu düşünce, hem bireysel hem de toplumsal ölçekte çeşitli durumlarda insanların düşünce ve davranışlarını şekillendirebilir, bu yüzden bunu anlamak önemlidir. Bu nedenle, aşağıdaki makalede sıfır toplamlı önyargı hakkında daha fazla bilgi edinecek, insanların bunu neden deneyimlediğini anlayacak ve etkisini azaltmak için neler yapabileceğinizi göreceksiniz.

30
Paylaş
Kediler Neden Çok Uyur?
Kediler Neden Çok Uyur?

Kediler. Sosyal medyanın en popüler videolarının başrol oyuncuları, nevi şahsına münhasır evlerimizin ve sokaklarımızın sevimli bireyleri. Bütün bunların yanı sıra en bilinen yönleri, fazlasıyla uykucu olmaları. Kedilerimiz kira ve faturalarımıza yardımcı olmamakla kalmaz, üstüne üstlük bir de bütün gün uyurlar!

Kedi sahipleri kedilerinin gün içinde uyuduğunu, gün doğumu ve gün batımı arasında geçen sürede ise aktif olduğunu fark etmişlerdir. Hayatında ilk kez kedi sahiplenenler için bu oldukça şaşırtıcı bir deneyimdir. Eve getirdiğiniz kedi yavrusu siz uyur uyumaz ortalığı keşfe çıkıp (ki bu uykunuza mâl olabilecek serüvenler anlamına gelebilir) siz uyandıktan sonra (tabii acıkıp sizi uyandırmadı ise) kahvaltısını bitirir bitirmez bütün dünyanın güne başladığı saatlerde neredeyse bütün gün sürecek uzun uykusuna dalması kedileri tanımayan kişiler için oldukça tuhaftır.

39
Paylaş
Hayvanların Güzel Buldukları Tatlar, En Çok İhtiyaç Duydukları Elementlere Göre Evrimleşti!
Hayvanların Güzel Buldukları Tatlar, En Çok İhtiyaç Duydukları Elementlere Göre Evrimleşti!

Kuzey Karolina Eyalet Üniversitesi'nden araştırmacılar, besinlerin kompozisyonlarındaki moleküler değişikliklerin ve hayvanların moleküler düzeydeki ihtiyaçlarının; tuzlu, tatlı ve umami gibi hoşa giden tatların oluşumlarını açıklayabileceğini buldu.

Tatlar, henüz besinler yutulmadan ve sindirilmeden dahi onlar ile ilgili çok şey anlatırlar. Bu tatların bazıları da besinlerin moleküler kompozisyonu ile ilişkilidir. Bir örnek vermek gerekirse, yaşlandırılmış (İng: "aged") bir biftek, umami tat reseptörlerini etkinleştirir. Çünkü bu etin bileşiminde yüksek konsantrasyonlarda azot elementi bulunur. Azot, amino asit moleküllerinin yapısında bulunur, yani yaşam için elzemdir; ancak bazı durumlarda, hayvanın gereksinimlerinden daha düşük konsantrasyonlarda bulunabilmektedir. Aynı şekilde, sodyum elementi de doğadaki birçok besinde sınırlı olarak bulunur. Eğer yaşamanız için sodyuma ihtiyacınız varsa -ki bütün hayvanların ihtiyacı vardır- siz daha çok tuzlu tada adapte olmuşsunuzdur ve tuzlu besinleri arayıp bulmaya çalışırsınız. Konu ile ilgili olarak bu çalışmanın ortak yazarı ve Kuzey Karolina Eyalet Üniversitesi Uygulamalı Ekoloji Bölümü'nden Lee Demi şöyle diyor:

19
Paylaş