Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Süper Kütleli Kara Delikler de Yıldızları Küçük Kara Deliklerle Aynı Şekilde Yutuyor!
Süper Kütleli Kara Delikler de Yıldızları Küçük Kara Deliklerle Aynı Şekilde Yutuyor!

9 Eylül 2018'de gökbilimciler, 860 milyon ışık yılı uzaklıktaki bir galakside bir parlama gördüler. Kaynak, güneşin kütlesinin yaklaşık 50 milyon katı olan süper kütleli bir kara delikti. Normalde sakin olan kütleçekimi devi, gelgit bozulması olayı olarak bilinen nadir bir olay sonucu aniden uyanıp, civardan geçen bir yıldızı yuttu. Yıldız kalıntıları kara deliğe düşerken, muazzam miktarda enerjiyi ışık olarak etrafa saçtı.

MIT'den, Avrupa Güney Gözlemevi'nden ve diğer bir dizi enstitüden araştırmacılar, AT2018fyk adı verilen olayı izlemek için birden fazla teleskop kullandılar. Şaşırtıcı bir şekilde, süper kütleli kara deliğin yıldızı tüketirken çok daha küçük kütleli kara deliklere benzer özellikler sergilediğini gözlemlediler. Astrophysical Journal'da yayınlanan sonuçlar, akresyon (toplanma) denen ve kara deliklerin madde tükettikçe evrimleşme şeklinin, büyüklüklerinden bağımsız olduğunu öne sürüyor. MIT'nin Kavli Astrofizik ve Uzay Araştırma Enstitüsü'nde araştırma bilimcisi olan çalışma yazarı Dheeraj "DJ" Pasham şöyle diyor:

20
Paylaş
Agorafobi Nedir? Açık Alanlarda ve Ev Dışında Olma Korkusu Nasıl Tedavi Edilir?
Agorafobi Nedir? Açık Alanlarda ve Ev Dışında Olma Korkusu Nasıl Tedavi Edilir?

Agorafobi, panik, tuzağa düşme, çaresizlik veya utanma hissetmenize neden olabilecek yer veya durumlardan korkmanıza ve kaçınmanıza sebep olan bir tür kaygı bozukluğudur.[1] Toplu taşıma kullanmak, açık veya kapalı alanlarda bulunmak, sırada beklemek veya kalabalık içinde kalmak gibi gerçekten yaşanan öngörülebilir olaylardan korkarsınız.

Kaygı, yoğunlaştığında kaçmanın kolay bir yolu olmadığı korkusundan kaynaklanır. Agorafobisi olan çoğu insan, bir veya birkaç panik ataktan sonra olası başka ataklardan korkmalarına ve tekrar olabileceği yerlerden kaçınmaya çalışmalarına sebep olan bu fobiyi geliştirmiştir.

24
Paylaş
Tiranozorların Hakimiyeti, Orta Boyutlardaki Yırtıcı Dinozorların Yok Olmasına Sebep Olmuş Olabilir!
Tiranozorların Hakimiyeti, Orta Boyutlardaki Yırtıcı Dinozorların Yok Olmasına Sebep Olmuş Olabilir!

Maryland Üniversitesi Jeoloji Bölümü'nde öğretim görevlisi olan Thomas Holtz tarafından yürütülen yeni bir çalışma; orta boyuttaki yırtıcı dinozorların, T-rex ve yakın akrabalarının hakimiyet kurduğu bölgelerde ve zaman dilimlerinde ortadan kaybolduğunu gösteriyor. Yapılan bu çalışma, tiranozorların egemenlik sağladığı bölgelerdeki orta boyutlu yırtıcı türlerinin çeşitliliğindeki çarpıcı düşüşlerin sistematik olmayan geçmiş kayıtlarını da doğrular nitelikte.

Orta boyuttaki yırtıcı türlerinin birçoğu gözden kaybolmuş olsa da aynı durum bu yırtıcıların avları için geçerli değil. Bundan dolayı bu canlıların ortadan kaybolmasının, avlarının çeşitliliğindeki ve sayısındaki düşüşten ziyade, genç tiranozorların orta boyutlardaki yırtıcıların ekolojik rolünü (niş) üstlenmesiyle oldukça yakından bir ilişkisi olduğu düşünülüyor. Holtz şunları söylüyor:

18
Paylaş
Havai Fişekler, Hayvanlara Nasıl Zarar Veriyor?
Havai Fişekler, Hayvanlara Nasıl Zarar Veriyor?

Tepkime sonucu kıvılcım, alev ve duman üreten havai fişek gibi patlayıcı materyaller, insan dışı hayvanlara çeşit çeşit zararlar vermekte. Bunlar genelde insanlarla arkadaş olan hayvanları etkiliyor ve hayvanlarımızın bu patlayıcılara verdiği tepkileri de kolayca görebiliyoruz. Bu patlamalar, çiftliklere ya da başka alanlara kapatılmış hayvanların yanı sıra, hem kentsel çevrelerin içinde hem de dışında yaşayan diğer canlıları etkiliyor.

Birçok hayvanın duyma yetisi, insanlarınkinden çok daha hassas olduğu için, havai fişeklerin patlamaları onlar için bize olduğundan daha rahatsız edici olmakla kalmıyor; aynı zamanda duyuşlarını da daha ağır zedeleyebiliyor. Havai fişeklerin yaydığı ses 190 desibele kadar çıkabilir (bu ses, insan kulağında hasarın başlangıcı olan 75 ila 80 desibel aralığından 110 ila 115 desibel daha fazladır). Havai fişekler; kestane fişekleri, silah sesleri (140 desibel) ve bazı jet uçaklarından (100 desibel) daha yüksek sesler üretmektedir.

28
Paylaş
Tip 2 Diyabeti, Sadece Beyin Kimyasını Kullanarak, Kilo Vermeksizin Yönetmek Mümkün Olabilir!
Tip 2 Diyabeti, Sadece Beyin Kimyasını Kullanarak, Kilo Vermeksizin Yönetmek Mümkün Olabilir!

Tip 2 diyabetin yönetilmesi, tipik olarak kilo vermeyi, egzersiz yapmayı ve ilaç tedavilerini içerir. Ama Dr. Makato Fukuda ve Baylor Tıp Üniversitesi'nden çalışma arkadaşlarının yaptığı yeni bir araştırma, tip 2 diyabetin beyin aracılığı ile kontrol edilebilen yeni bir yolu olduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar beynin küçük bir bölgesinde, vücut ağırlığınızı etkilemeden vücudunuzun glikoz dengesini ayarlayabilecek bir mekanizma keşfetti. Bu da keşfedilen mekanizmanın değiştirilmesinin ve düzenlenmesinin kan şekeri seviyesinin sürekli sağlıklı aralıkta kalmasına yardımcı olabileceğini gösteriyor. Araştırma ile ilgili olarak Baylor Tıp Üniversitesi Pediatrik-Beslenme Bölümü'nde yardımcı profesör olan Fukuda şöyle diyor:

17
Paylaş