Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Evrimsel Biyoloji, İklim Değişiminden Kurtulabilecek Hayvanları Tespit Etmemizi Sağlayabilir!
Evrimsel Biyoloji, İklim Değişiminden Kurtulabilecek Hayvanları Tespit Etmemizi Sağlayabilir!

Evrimsel ekologlar arasında popüler bir çalışma konusu olan üç iğneli diken balığı, farklı şekilleri, boyutları ve davranışları ile bilinir. Hem denizlerde hem de tatlı suda ve çok çeşitli sıcaklıklarda yaşayabilirler. Ama bu türün bu kadar esnek olmasını sağlayan nedir?

Adaptasyonların genetik temelini, örneğin tatlı suya veya iklim değişikliğine yanıt olarak tanımlamak zor olabilir. McGill Üniversitesi'nde biyoçeşitlilik doktora adayı olan Alan Garcia-Elfring şöyle anlatıyor:

17
Paylaş
Aristoteles Biyolojisindeki Çift Yönlü Gerilim: Mekanizm ve Erekselciliğin Önlenemez Mücadelesi
Aristoteles Biyolojisindeki Çift Yönlü Gerilim: Mekanizm ve Erekselciliğin Önlenemez Mücadelesi

Bugün anladığımız anlamıyla bilim yapma ve düşünme biçiminin sistematik en eski örneğini Aristoteles'te buluruz. Eleacı aşkınlığın ve Miletçi mekanizmin karşısında durmuş ve onları, asıl işlediği alanlarda kullanarak, kendi dönemi için benzersiz bir kavrayış sunmuştur.

"Biyoloji" terimi Aristoteles için belki bir anlamda anakronik bir kullanım olabilecekse de, "anatomi" bizzat kendisinin de kullandığı bir kelimedir. Şaşırtıcı olmayan bir biçimde bu sözcüğün kullanımı, bugünkü anlamından daha farklı bir bağlamdadır: “Anatomi”, Grekçe anatomē (ἀνατομή/dissection) kökünden gelir ve bugünkü karşıladığı anlamdan farklı olarak, canlılığın genel olarak yalnızca değişmez sabitlerini incelemeye değil, araştırmacının uygulamalı bir biçimde incelediği beden üzerinde etkin bir işlemde bulunması anlamına da gelir.[1] Yine de bizim bugünkü kullanımıyla biyolojinin alanı öylesine geniştir ki Aristoteles'in hayvanlar hakkında yazdıklarını da kolayca niteleyebilir.

20
Paylaş
Lorem Ipsum Ne Demek? Bu Cümleler Ne İşe Yarıyor?
Lorem Ipsum Ne Demek? Bu Cümleler Ne İşe Yarıyor?

Yazılı veya dijital baskı öncesinde matbaacılar, yazılı eserin nasıl gözükeceğini kestirmek ve tasarımsal düzenlemeleri yapabilmek için yertutucu metin adı verilen metinler kullanırlar. Örneğin modern dünyada web sitesi tasarımcıları, yeni bir sayfa tasarladıklarında, bu sayfada yazı düzeninin ne olacağı, nasıl gözükeceği, yazı tipi ve boyutu gibi ayarlamaları yapmak için, sitenin içeriği oluşturulmadan önce, geçici olarak kullanabilecekleri metinlere ihtiyaç duyarlar. Bu metinler, çeşitli eserlerden alınmış anlamlı paragraflar olabileceği gibi, her seferinde uygun bir metin aramamak adına genel geçer olarak kullanılan bir metin de olabilir. İşte bu genel geçer olarak kullanılan popüler yertutucu metinlerden biri, Lorem ipsum adıyla bilinen Latince metindir. Bu metin, tasarımcılar ve geliştiriciler arasında meşhur olan şu satırlardan oluşur:

Bu satırları yüzlerce paragraf boyunca uzatmanız mümkündür. Örneğin bu siteye gidip paragraf sayısı girerek istediğiniz uzunlukta bir Lorem ipsum metni oluşturabilirsiniz. Bu siteden ise paragraf sayısı yerine kelime uzunluğu, bayt uzunluğu veya liste uzunluğu belirterek farklı formatlarda Lorem ipsum metinleri elde edebilirsiniz.

38
Paylaş
COVID-19 Teşhisi Yapabilen Bir Yüz Maskesi Geliştirildi!
COVID-19 Teşhisi Yapabilen Bir Yüz Maskesi Geliştirildi!

MIT ve Harvard Üniversitesi'nden mühendisler, takan kişiye yaklaşık 90 dakika içinde COVID-19 teşhisi koyabilen yeni bir yüz maskesi tasarladı. Maskeler, diğer yüz maskelerine takılabilen ve diğer virüsleri tespit etmek için uyarlanabilen küçük, tek kullanımlık sensörlere sahip.

Sensörler, araştırma ekibinin daha önce Ebola ve Zika gibi virüsler için kağıt tanılamada kullanılmak üzere geliştirdiği, dondurularak kurutulmuş hücresel makinelere dayanıyor. Yeni çalışmada araştırmacılar, sensörlerin yalnızca yüz maskelerine değil, aynı zamanda laboratuvar önlükleri gibi giysilere de dahil edilebileceğini ve potansiyel olarak sağlık çalışanlarının çeşitli patojenlere veya diğer tehditlere maruz kalmasını izlemek için yeni bir yol sunduğunu gösterdi. MIT Tıp Mühendisliği ve Bilim Enstitüsü (IMES) ve Biyoloji Mühendisliği Bölümü'nde Termeer Tıp Mühendisliği ve Bilim Profesörü ve çalışmanın kıdemli yazarı James Collins şöyle diyor:

15
Paylaş
Kuantum Müzik: Müzik Kuantum Fiziğine, Kuantum Fiziği Müziğe Neler Katabilir?
Kuantum Müzik: Müzik Kuantum Fiziğine, Kuantum Fiziği Müziğe Neler Katabilir?

Antik kaynaklara göre 2500 yıldan fazla bir süre önce Pisagor, müziğin içindeki matematiği, bir demirci dükkanının önünden geçerken keşfetmiştir. Demirci ustasının, demir döverken kullandığı aletlere göre farklı sesler çıkarması Pisagor'un ilgisini çekmiş, demirci ustasına çeşitli aletler kullandırarak, çıkan sesleri dinlemiş ve incelemiştir. Demircilerin çıkardığı çekiç sesleri arasındaki uyumdan etkilenerek "ses"in matematiksel bir oran dahilinde ortaya çıkmasının harmoni ölçüsü ile olan ilişkisini araştırmıştır. Deneylerini daha sonra cam, çan ve tellere de genelleştirmiştir.

Pisagor, Evren'in insan kulağı tarafından duyulmayan ilahi bir ahenk ile uğuldadığına inanıyordu. Buradan hareketle, müzik teorisindeki keşiflerini gök cisimlerinin davranışlarına da uygulamıştır. Merkür ve Venüs gibi ardışık yörüngeler arasındaki aralıkları "ton" veya "yarım ton" (müzik ölçeğindeki en küçük aralıklar) olarak nitelendirmiş ve mükemmel uyumlu bir doğal düzen oluşturan yedi tam tonu keşfetmiştir.

33
Paylaş