Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Kozmik Korku: 20. Yüzyılın Korku Yazarı ve Cthulhu Mitosu'nun Yaratıcısı H. P. Lovecraft ve Mirası
Kozmik Korku: 20. Yüzyılın Korku Yazarı ve Cthulhu Mitosu'nun Yaratıcısı H. P. Lovecraft ve Mirası

Kozmik korku türünün babası sayılan H. P. Lovecraft'ın ilginç bir kişiliği ve psikolojisi vardır. Küçük yaşta babasını kaybetmesi sonucu ruhsal sağlığı derinden etkilenmiştir. Yazdığı eserler yaşarken pek bilinmese de ölümünün ardından büyük bir üne ulaşan Lovecraft ve onun yarattığı kurgusal temalar; edebiyat, sinema ve oyun gibi alanlarda hala etkisini göstermektedir ve H. P. Lovecraft'ın etkisi sadece Amerika ile kalmamış, tüm dünyada görülmüştür.

Eldritch Abomination ya da basitçe Kozmik Korku olarak bilinen Lovecraftvari Korku veya Lovecraftçı Korku (İng: "Lovecraftian Horror") terimi, Amerikalı yazar H. P. Lovecraft'ın hikâyelerinde yarattığı bir korku alt türüdür. Kozmik Korku ve yarattığı kurgusal evren Cthulhu Mitosu; yazarın ölümünden sonra bile edebiyatta, sanatta, çizgi romanlarda, filmlerde ve oyunlarda işlenmeye devam etmektedir.

40
Paylaş
Dil Öğrenme: Öğrenmesi En Kolay ve En Zor Olan Dil Hangisi? Bir Dili Öğrenmek İçin Ne Kadar Çalışmak Gerekir?
Dil Öğrenme: Öğrenmesi En Kolay ve En Zor Olan Dil Hangisi? Bir Dili Öğrenmek İçin Ne Kadar Çalışmak Gerekir?

Bazıları dilin doğuştan geldiği teorisini öne sürse de, yapılan hesaplamalara göre çocuklar 4 yaşına kadar toplam 10,000 saat boyunca dil ile iç içedirler. Ayrıca çocuklar, bu yaşa geldiklerinde de herhangi bir dilde uzman değillerdir - yani çocuklar, bir dili öğrenirken sanılandan çok daha fazla zorluk çekerler.

Çok küçük yaştaki çocukların bile ortalama 800 sesi ayırt edebildiği ve herhangi bir dili kolayca taklit edebildiği bir gerçektir. Fakat 1 dil bilen çocuklarda diller arasındaki ince farklılıkları ayırt etme yeteneği, bildikleri o tek dilin fonemlerinde uzmanlaştıklarından dolayı (örnek olarak İngilizcede 40 fonem olması gibi), 1 yaşından sonra kaybolur.

72
Paylaş
Aşı Olduktan veya Vücudumuza Virüs Girdikten Sonra Neler Oluyor?
Aşı Olduktan veya Vücudumuza Virüs Girdikten Sonra Neler Oluyor?

Aşıların amacı, sizi bir virüsten korumaktır.[1] Bunu yapabilmek için aşılar, savunma sisteminizi tetikler ve çalıştırırlar.[2] İşte aşılardan sonra 1-2 günlüğüne hastalık-benzeri yan etkiler, örneğin ateş ve halsizlik deneyimlemeniz de bundandır.[3] Herkes bir yan etki deneyimlemez (veya deneyimleyenler de birebir aynı şekilde deneyimlemez).[4] Bunun sebebi yaş, cinsiyet, bağışıklık sisteminin sağlık durumu gibi faktörler olabilir.[5][6][7]

Ancak zaten yan etki deneyimlemek kötü bir şey değildir; tam tersine, aşı sonrası bir miktar yan etki görülmesi, aşıların işe yaradığının ispatıdır! Bunu söylemişken, şunu da vurgulayalım: Aşı sonrası hiçbir yan etki deneyimlemiyor olmanız, aşının çalışmadığı anlamına da gelmez; sadece savunma sisteminizin o spesifik aşının yan etkileri ortaya çıkmadan savunmayı öğrenebildiğini gösterir.[6] Ama önemli olan, aşının yan etkilerinin çıkmasının bir olumsuzluk olmadığını anlamaktır.

22
Paylaş
Un Kurtları, Mikroalgler ve Mantar Proteinleri Geleceğin Gıdaları Olabilir!
Un Kurtları, Mikroalgler ve Mantar Proteinleri Geleceğin Gıdaları Olabilir!

Bir tabak kurtçuk yeme fikri büyük çoğunluğumuz için kabul edilebilir olmaktan uzaktır; hatta bir çoğumuz, yukarıdaki görsele bakmakta bile zorlanırız. Bir şeyin besin değerinin yüksek olması, onu yemeyi kabul etmemiz için yeterli değildir. Ancak alışık olduğumuz beslenme düzeni geleneksel tedarik yöntemlerinin küresel ısınma, salgın hastalıklar, susuzluk gibi nedenlerle sonsuza kadar sürdürülebilir olması mümkün görünmemektedir. Bu nedenle bilim insanları, besin değeri yüksek, düşük maliyetli ve çevreye uyumlu alternatif gıdalar üzerinde çalışmalar yürütmektedir.

Cambridge Üniversitesi araştırmacıları, Mayıs 2021 tarihinde yayımladıkları çalışmada "geleceğin gıdaları" olarak tanımladıkları mikroalg, mikoprotein (insanların tüketimi için mantardan üretilen bir protein ürünü) ve un kurdunu; besin değerleri, üretim süreçlerinin faydaları bakımlarından inceleyerek, "besleyici ve sürdürülebilir gıda" olarak tanımlamıştır.[1] Araştırma, ayrıca bu ürünlerin üretim ve tüketiminin avantajları ve önündeki engelleri de incelenmiştir.

20
Paylaş
Enzim Eklenerek Üretilen Yeni Plastikler, Kompost Yapılabilecek Şekilde Bozunuyor!
Enzim Eklenerek Üretilen Yeni Plastikler, Kompost Yapılabilecek Şekilde Bozunuyor!

Bir tutam polimer öğütücü enzim, biyobozunur plastik ambalajları ve çatalları gerçekten kompost yapılabilir hale getirebilir.

Ting Xu ve meslektaşları, orta derecede ısıyla, enzimle bağlanmış plastik filmlerin, standart gübre veya sade musluk suyunda sadece günler veya haftalar içinde parçalanabileceğini gösteren bir makaleyi Nature'da yayınladı.[1] Berkeley'deki Kaliforniya Üniversitesi ve Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarı'nda polimer bilimcisi olan Xu şöyle diyor:

16
Paylaş