Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Yapay Zeka Sistemleri Düşünce Polisine, Büyük Veri Büyük Birader'e Dönüşür mü?
Yapay Zeka Sistemleri Düşünce Polisine, Büyük Veri Büyük Birader'e Dönüşür mü?

"Büyük veri" (İng: "big data"), internet kullanan kişiler tarafından üretilen ve yalnızca belli özellikleri haiz araç ve yöntemler sayesinde saklanabilen, anlaşılabilen ve kullanılabilen büyük boyuttaki bilgilerdir.[1] Bu bilgiler, teknik adı ile "veri" olarak anılır ve bilgisayarlar tarafından saklanabilir.[2] Büyük boyutta ve internet kullanan kişiler tarafından üretilen verilerden oluşan büyük veri, pek çok kaynak tarafından beslenmekte ve durmaksızın büyümektedir.[3] Dijitalleşmeyle birlikte insanlık büyük bir değişime ayak uydurmaya çalışmaktadır.[4] Öyle ki son birkaç on yıldaki gelişmeler, yaşadığımız değişimlerin "dijital devrim" ya da "teknolojik devrim" olarak anılmasına sebep olmuştur.[1][5][6][7][8] Zira dijitalleşme, ekonomi başta olmak üzere toplum hayatının tüm alanlarını etkilediği gibi, bireysel hayatımızı ve mevcut siyaset yöntemlerini kökten değiştirmektedir.[1][9]

Dijital değişim sürecinin toplum hayatına etki etmesinin önemli bir nedeni şüphesiz yapay zeka sistemlerindeki gelişmelerdir. Bilhassa İkinci Dünya Savaşı sonrası hızla ilerleme kaydeden yapay zeka sistemleri alanındaki çalışmaların devrim niteliğini kazanmasında, nesnelerin interneti (İng: "Internet of Things" veya kısaca "IoT") adıyla anılan teknolojinin rolü oldukça fazladır.[10][11][12] Nesnelerin internetindeki gelişmelerle paralel olarak genişleyen büyük veri, isabetli veri analizleri yapılmasını sağlamaktadır.[1][3] Birbirinden farklı konulara ait verilerden, veri analizi yöntemi ile anlamlı bir sonuç çıkarabilmek mümkün olduğundan, günümüzde alınacak kararlarda büyük veri ve veri analizine başvurulmaktadır.[13] Zira birbirinden ayrı konulara ait verilerden bir bütünü oluşturacak şekilde analiz yapılması, verilecek kararları hızlandırmakta ve isabetli karar ihtimalini arttırmaktadır.[1][3]

34
Paylaş
Asit ve Bazların Canlılar İçin Önemi Nedir?
Asit ve Bazların Canlılar İçin Önemi Nedir?

Canlılığın ortak özellikleri ile ilgili yazımızda, "Canlılığın ortak özelliklerini tanımlarken, biyolojik maddelere odaklanmak yerine, kimyasal ve hatta fiziksel temellere dayanmamız gerekmektedir." demiştik. Bu cümle içerisinde yer alan "kimyasal ve fiziksel temeller", tüm canlığının sahip olduğu atomlar ve onların oluşturduğu moleküller anlamına gelmektedir. En nihayetinde "canlılık" ve "cansızlık", ne olduklarından bağımsız olarak, illâ ki atomlardan ve moleküllerden oluşmaktadır. Dolayısıyla bu atom ve moleküllerin davranışları, oluşturdukları sistemlerden sadece biri olan "canlılığın" davranışlarını da belirlemektedir.

Bu süreçlerdeki aksamalar çeşitli hastalıklara neden olabilirken, canlı türleri veya bireyleri arası ufak tefek farklılıklar da, türler veya bireyler arası çeşitliliğe yol açmaktadır. Öyle ki, bütün türlerin var olmasını sağlayan evrimsel değişimin temelinde, en nihayetinde, atom ve moleküller arası etkileşimler ve bunların çeşitliliği yatmaktadır. Sadece bu da değildir: Birbiriyle aynı veya farklı olabilen atomların birbirleri ile etkileşimleri, vücudumuz içerisindeki metabolik süreçlerin devamlılığını sağlanmaktadır.

40
Paylaş
Domuz Gribi (H1N1) Nedir? Tarih Boyunca Ne Tür Salgınlara Neden Oldu?
Domuz Gribi (H1N1) Nedir? Tarih Boyunca Ne Tür Salgınlara Neden Oldu?

H1N1, Influenza A cinsi bir virüstür. Bu virüsün farklı suşları, farklı hastalıklara sebep olmaktadır. Örneğin H1N1/09 isimli suş Domuz Gribi’ne neden olmaktadır, Influenza A H1N1 1918’deki suşu İspanyol Gribi’ne, Rusya suşu 1977’de Rus Grip Salgını’na yol açmıştır.

H1N1/09, 2009 yılı Mart ayının sonlarında Meksika’da ortaya çıktı. Kısa bir süre sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne sıçradı. Sonra ise dünyanın tüm her yerinde vakalara rastlandı.

18
Paylaş
Çocuklar ve Gençler İçin Fotosentezin Evrimi: Canlılar Dünyaya Nasıl Yayıldı?
Çocuklar ve Gençler İçin Fotosentezin Evrimi: Canlılar Dünyaya Nasıl Yayıldı?

Tebrikler! Zaman yolcusu olmaya hak kazandınız. Geçmiş zamana doğru bir maceraya atılıyorsunuz.

Yolculuğunuz bugünle başlıyor, yürüdükçe geçmişe doğru gidiyorsunuz. Bir ormandasınız. Ormanın girişinde küçük bir patikada başlıyor ve ormanın derinliklerine doğru yürüyorsunuz. Kuş cıvıltılarını ve ırmağın akış sesleri kulağınıza geliyor. Rengârenk çiçekler, kocaman heybetli ağaçlar, ağaçların dallarında oradan oraya zıplayan sincaplar, etrafta uçuşan böcekler ve üzerine bastığınız nemli toprak... Rüzgâr tatlı tatlı esiyor, güneş teninizi ısıtıyor. Etrafınızı sarmalayan yaşamın tadını çıkarıyorsunuz. Henüz yolculuğunuzun başındasınız ve burası tam size göre bir yer.

85
Paylaş
Orman Yıkımını Durdurmak Mümkün mü?
Orman Yıkımını Durdurmak Mümkün mü?

Küresel iklim değişikliği konferansı COP26'nın açılış günlerinde, yüzden fazla ülke arazi kullanımında reform yapacaklarını, tarımı ve ticareti toparlayacaklarını ayrıca "2030 yılına kadar ormanların kaybını ve tahribini tersine çevireceklerini" belirten bir bildiriye imza attılar.[1] Amerika Birleşik Devletleri, Brezilya, Endonezya ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin de içinde bulunduğu ülkeler, dünya orman örtüsünün %90'ını kaplıyor ve bildiri, hükümetlerden ve özel sektörlerden 20 milyar dolarlık yardım taahhüdü içeriyor.

Gerçekten de ormanların tahribi, muazzam bir miktarda karbon emisyonuna yol açar.[2] Ağaçların gövdeleri çürür, ormanın toprağında depolanan organik madde bozulmaya başlar. Bu süreci durdurmak, ancak küresel emisyonları azaltarak ve yeniden ağaçlandırmayla birlikte atmosferik karbonu emerek mümkün olabilir.[3] IPCC (Hükümetler Arası İklim Değişimi Paneli), daha iyi orman yönetimi sayesinde emisyonları 2030'da yılda 14 milyar ton (14 gigaton) karbon azaltabileceğini tahmin ediyor.[4] Bu, Amerika Birleşik Devletleri'nin yıllık karbon emisyonunun neredeyse iki katı.

21
Paylaş