İçerikler - Sayfa 362
Hücre zarları, belirli maddelerin hücreye girmesine ve çıkmasına izin verirken zararlı maddelerin girmesini ve gerekli maddelerin dışarı çıkmasını engellemelidir. Başka bir deyişle hücre zarları seçici geçirgendir; bazı maddelerin geçmesine izin verirken diğerlerinin geçmesine izin vermezler. Bu seçiciliği kaybederlerse, hücre artık hayatını sürdüremez ve ölür.
Bazı hücreler belirli maddelere diğer hücrelere göre daha fazla ihtiyaç duyar; bu maddeleri hücre dışı sıvılardan elde etmenin bir yolu olmalıdır. Bu ihtiyaç belirli malzemelerin ileri geri hareket etmesiyle pasif olarak karşılanabilir veya hücrenin taşımayı sağlayan özel mekanizmaları devreye girebilir. Çoğu hücre, ATP formundaki enerjisinin çoğunu zarının iç ve dış taraflarında eşit olmayan bir iyon dağılımı oluşturmak ve sürdürmek için harcar. Plazma zarının yapısı bu işlevlere katkıda bulunur ancak bazı sorunları da beraberinde getirir.
6 Şubat 2023 Pazarcık Depremi sonrasında yapılan stres analizleri, halihazırda depremde müthiş bir yıkım yaşamış olan Hatay civarındaki fayların üzerine daha da çok yük bindiğini göstermişti. Gerçekten de Hatay, 20 Şubat 2023'te 6.4 ve 5.8 büyüklüğünde iki depremle sallanarak bu yükünü boşalttı.
Yukarıdaki iki analizin işaret ettiği bir diğer riskli bölge, Adana yönündeki risk birikimiydi. Bu durum, Adana'da bu aralar büyük bir deprem beklenip beklenmediği konusunda endişelere yol açtı. Bu yazımızda, bu endişelerin ne kadar yerinde olup ne kadar olmadığını bilimsel verilerle anlatmaya çalışacağız.
Hayvan davranışlarını etkileyen bir çok parazit olduğunu biliyoruz. Karıncaları etkileyen “zombi” mantar gibi parazitler doğada gerçekten var olan ve işleyiş bakımından ilgi çekici parazitler. Bunlardan bir diğeri ise Toxoplasma gondii türü parazit. T. gondii endotermik canlıları, genellikle kedigilleri etkileyen tek hücreli bir patojen protozoadır. Ev kedilerini de etkilediği için aslında varlığından haber olunmayan sürpriz bir tür değil. Ancak asıl sürpriz parazitin kurt sürülerindeki etkilerini izleyince ortaya çıkıyor. Bu parazite sahip bireyler sürüde sosyal açıdan avantajlı konuma gelebilmektedir!
Bahsi geçen parazitin hayvanlarda davranışsal değişikliklere yol açtığı biliniyordu, ancak bu konuda yeterli çalışma yoktu ve yapılan çalışmalar ufak ipuçlarından öte gidememişti. Bu durumun farkında olan Montana Üniversitesi'nden yaban hayatı ekoloğu Connor J. Meyer ve arkadaşları uzun dönem bir çalışma yapmaya karar verdiler, denekleri ise Amerika, Yellowstone Parkı'ndaki ünlü kurt (Canis lupus) sürüleri olacaktı. 1995'ten beri kan örnekleri saklanan kurtların kanlarını incelemeye başladılar. Ellerindeki geçmiş 26 yılın kan verilerinde parazitin varlığını ve kurtların davranışsal ve mekansal notlarını karşılaştırdılar. Davranışsal veriler parazitin etkilerini aydınlatacakken, mekansal notlar parazitin kurtlara bulaştığı ile ilgili bilgi verecekti. Parazitin en çok tercih ettiği konaklar kedigiller olduğu için kurtlara nereden bulaştığı önemli bir soruydu. Mekansal araştırma gösterdi ki parazit, parktaki pumalarla (Puma concolor) bölgeleri kesişen kurtlarda tespit edilmişti! Yani kurtlara geçen parazit, büyük ihtimall pumalardan kaynaklanmaktaydı.
Yıkılan evler, harap olan limanlar ve binlerce ölü... 22 Mayıs 1766'da yaşanan yaklaşık 7.5 büyüklüğünde bir deprem ve ardından gelen bir tsunami dalgası, İstanbul'da bir felaketi tetikledi. Depremin kaynağı, Marmara Denizi'ndeki Kuzey Anadolu Fay Hattı boyunca uzanan faylardı. Bu deprem, İstanbul Boğazı'ndaki metropolü vuran son büyük depremdi.
GEOMAR Helmholtz Okyanus Araştırmaları Merkezi'nden (Kiel, Almanya) araştırmacılar, Fransa ve Türkiye'den meslektaşlarıyla birlikte, 2019 yılında ilk kez deniz tabanındaki doğrudan ölçümlerle, Marmara Denizi'nin altındaki Kuzey Anadolu Fay Hattı boyunca önemli tektonik gerilmenin yeniden biriktiğini göstermeyi başardılar. GEOMAR'dan jeofizikçi ve Nature Communications dergisinde yayınlanan çalışmanın baş yazarı olan Dr. Dietrich Lange şöyle anlatıyor:[1]
Bir hücrenin düzgün çalışabilmesi için gerekli proteinlerin doğru zamanda sentezlenmesi gerekmektedir. Tüm organizmalar ve hücreler, DNA'larının proteine transkripsiyonunu ve translasyonunu kontrol eder veya düzenler. RNA ve protein üretmek için bir geni "açma" işlemine gen ifadesi denmektedir. İster basit bir tek hücreli organizmada ister karmaşık çok hücreli bir organizmada olsun, her hücre, genlerinin ne zaman ve nasıl ifade edildiğini kontrol eder. Bunun gerçekleşmesi için, bir genin ne zaman RNA ve protein sentezlemek üzere ifade edileceğini, proteinin ne kadarının sentezlendiğinin ve artık gerekli olmadığı takdirde ilgili proteinin sentezinin durdurulma zamanının geldiğini kontrol edecek bir mekanizma olması gerekmektedir.
Çok hücreli organizmalardaki hücreler özelleşmiştir; farklı dokulardaki hücreler çok farklı görünmekte ve farklı işlevler yerine getirmektedir. Örneğin, bir kas hücresi, bir deri hücresinden çok farklı olan bir karaciğer hücresinden çok farklıdır. Bu farklılıklar, bu hücrelerin her birinde farklı gen setlerinin ifadesinin bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.
/old/content_media/115b82d8340ded3d5d59baa5f05a1e84.jpg)
/old/content_media/39aec5aa0d7d285d6c581ce0170bc5a1.jpg)
/old/content_media/546b2601e0e5e89e3a82b39367fed7f8.jpg)
/old/content_media/ef476ae409bb2c8cd5d382392cade7a5.jpg)
/old/content_media/65cdc230e98a1e5baf3e4b8118193c2c.jpg)