İçerikler - Sayfa 280

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Acil Durumlarda ve Afetlerde Beslenme Müdahalesi Nasıl Olmalı?
MakaleAcil Durumlarda ve Afetlerde Beslenme Müdahalesi Nasıl Olmalı?

Temel ihtiyaçlardan biri olan beslenme; afet döneminde bireylerin yiyeceğe ulaşımının olmaması, yemek yapılacak alana ulaşımda zorluk veya tedirginlik, gıda güvenliğinin yeteri boyutta sağlanamaması, yemek hazırlayacak ekipmana ulaşamama gibi sebeplerle yaşanılan doğal afetin büyüklüğüne bağlı olarak doğal afeti yaşayan bireyler için zorlayıcı olabilmektedir.

Afet döneminde bireylerin beslenme ihtiyaçlarının karşılanabilmesi ve aynı zamanda insan sağlığının korunabilmesi için önemli 4 parametre vardır. Bunlar öncelik sırasına göre şu şekildedir:[1]

33
Paylaş
Yaklaşık 2,5 Milyon Yıl Önce, Antarktika Üzerinde Bir Asteroit Patlamış Olabilir!
MakaleYaklaşık 2,5 Milyon Yıl Önce, Antarktika Üzerinde Bir Asteroit Patlamış Olabilir!

Gökcisimleri doğrudan yüzeye çarptığında oldukça fark edilir kraterler bıraktığı için incelemesi daha kolaydır. Gökcismi yüzeye ulaşmadan havada parçalandığında geride krater kalmadığından, jeolojik kayıtlarda hava patlamalarına dair ise çok az kanıt bulunur.

Kozmokimyacı Matthias van Ginneken, hava patlaması sırasında ortaya çıkan enerjinin oldukça yıkıcı olabileceğini ve şok dalgası ve termal radyasyon oluşturduğunu belirtmektedir. 2013'te yaklaşık 20 metrelik bir asteroit Rusya'nın Çelyabinsk kenti üzerinde parçalandığında ortaya çıkan şok dalgası, binlerce pencereyi paramparça etti. Benzer şekilde, 1908 yılında Sibirya'nın Tunguska kenti üzerinde daha da feci bir hava patlaması meydana gelmiş ve 2.000 kilometrekarelik ormanı yok etmişti.

21
Paylaş
Birbiriyle Çelişen Görüşleri İkna Edici Şekilde Savunan İki Taraf Arasında mı Kaldınız? Doğru Söyleyen Tarafı Nasıl Tespit Edeceksiniz?
MakaleBirbiriyle Çelişen Görüşleri İkna Edici Şekilde Savunan İki Taraf Arasında mı Kaldınız? Doğru Söyleyen Tarafı Nasıl Tespit Edeceksiniz?

Günümüzde artık her şeyi ikna edici şekilde söylemek çok kolay. Öyle ki söyledikleriniz aslında %100 hatalı olsa bile, bunu yeterince ikna edici (ve eğer sosyal medya gibi bir araç üzerindeyseniz, yeterince "yüksek prodüksiyonlu") şekilde söylerseniz, kendinize yeterince büyük bir kitle yaratmanız ve objektif olarak doğruyu söyleyenlerin karşısına dikilecek tamamen yanlış yönlendirilmiş bir güruh yaratmanız çok ama çok kolay. Bunu herkes yapabilir.

Peki, diyelim ki siz, bu iki taraf arasında kalmış bir kişisiniz. Ancak "en güzel konuşana" (kimi durumda, "en iyi demagoga") değil, objektif olarak doğrulanabilir şeyleri söyleyen tarafa inanmak (veya en azından o tarafı desteklemek) istiyorsunuz; fakat hangi taraf olduğunu bilemiyorsunuz. Bu tarafı nasıl tespit edersiniz? Bu makalede, bunun basamaklarını öğreneceğiz.

59
Paylaş
Yaygın Kullanılan Bir Gıda Koruyucusu, Bağırsak Mikrobiyomunu Olumsuz Etkileyebilir!
MakaleYaygın Kullanılan Bir Gıda Koruyucusu, Bağırsak Mikrobiyomunu Olumsuz Etkileyebilir!

Gıda koruyucuları gıda maddelerini taze olarak tutmak eklenir ve gıdayı bozabilecek mikropları öldürür. Bakteriler, mikrobiyal rakiplerini öldürmek için bakteriyosin adı verilen kimyasallar üretir. Bu kimyasallar gıdalardaki potansiyel olarak tehlikeli patojenleri öldürerek doğal koruyucu görevi görebilir.

Özellikle güçlü antimikrobiyal özelliklere sahip bir bakteriyosin sınıfı olan lanthipeptitler, gıda endüstrisi tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. Bunlara "lantibiyotikler" de denir. Yine de lantibiyotiklerin nsanların bağırsak mikrobiyomlarını nasıl etkilediği hakkında çok az şey bilinmektedir. Bağırsaklardaki mikroplar hassas bir denge içindedir ve bu denge patojenlere vücudumuzu korumamızı sağlar.

19
Paylaş
İnsanlar, İklim Değişikliği Konusunda Beklediğimiz Kadar İnkârcı Olmayabilir!
Makaleİnsanlar, İklim Değişikliği Konusunda Beklediğimiz Kadar İnkârcı Olmayabilir!

Birçok insanın iklim değişimini ve iklim krizinin yarattığı sorunları inkâr ettiğini biliyoruz. Profesör Florian Zimmermann'a göre olası açıklamalardan biri, "güdümlü düşünce"dir. Güdümlü düşünceler, bilişsel uyumsuzluk yaratan durumlarda kendimizi korumanın bir yolu olarak görülebilir. Zararlı davranışlarımızı sürdürmek için bahaneler buluruz, gerçekleri eğip bükeriz. Örneğin yere çöp atan biri, zaten herkesin çöp attığını ve bir çöpün eksik ya da fazla olmasının önemli bir fark yaratmayacağını söyleyip yere çöp atma davranışını gerekçelendirebilir.

Bu bahanelerin iklim değişikliği konusundaki düşünceleri nasıl etkilediği konusunda çok fazla deneysel çalışma bulunmuyordu. Zimmermann ve Stötzer'in Nature Climate Change dergisinde yayınladığı çalışma, bu konuda beklenmedik sonuçlar ortaya koydu.[1] Deney, 4.000 Amerikalı ile çevrimiçi olarak gerçekleştirdi.

19
Paylaş