İçerikler - Sayfa 270

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Hamileliğin 2. Haftasında Neler Olur? Ovulasyon Nedir ve Ne Zaman Gerçekleşir?
MakaleHamileliğin 2. Haftasında Neler Olur? Ovulasyon Nedir ve Ne Zaman Gerçekleşir?

Hamileliğin ikinci haftası, son adetin ilk gününden bir hafta geçmesiyle başlar. Bu noktada kişi henüz tam anlamıyla hamile değildir, çünkü döllenme gerçekleşmemiştir. Buna karşın bu haftanın sonlarında döllenme gerçekleşirse kişi iki haftalık hamile kabul edilir.

İkinci haftada yaşanan en önemli olay, ovulasyon yani yumurtlamadır. Kişinin gebe kalma ihtimalinin en yüksek olduğu zamanlar tahmini ovulasyon döneminin 3 ila 4 gün öncesi ve sonrasındaki günlerdir. Doğurganlık evresi adı verilen bu dönem, ortalama olarak gebeliğin ikinci haftasının sonu ve üçüncü haftasının başlangıcına denk gelir.

20
Paylaş
Kütleçekimsel Merceklenme Nedir? Galaksilerden Gelen Işık Bize Ulaşmadan Önce Nasıl Kırılıyor?
MakaleKütleçekimsel Merceklenme Nedir? Galaksilerden Gelen Işık Bize Ulaşmadan Önce Nasıl Kırılıyor?

Einstein 1915 yılında Genel Görelilik Teorisini ortaya attığında; maddenin uzay-zamanı büktüğünü ve aynı zamanda maddenin bu bükülmüş uzay-zamanda hareket etmesi gerektiğini biliyordu. Yani cisimler, ortamın geometrisini takip etmek zorundaydı. Bu da kütleçekimsel bir alandan geçmekte olan ışığın rotasının değişmesi gerektiğini ima eder. Bu durum, kütle çekimsel merceklenmenin temelini oluşturur.

Her cisim, kütlesinden ötürü ışığın rotasını bir miktar saptırabilir. Fakat burada basit bir sapınçtan bahsetmiyoruz. Burada öylesine bir sapınç var ki artık uzay-zamanın kendisi ciddi bir biçimde bükülmüş olduğundan tıpkı bir mercek gibi görev görüyor. Arka planında kalan cisimlerin görüntülerini bozuyor, onları büyütüyor ve hatta görüntülerini çoğaltıyor.

26
Paylaş
Küresel Isınmanın Aktif Toprak Bakterilerinin Çeşitliliğini Arttırdığı Tespit Edildi!
MakaleKüresel Isınmanın Aktif Toprak Bakterilerinin Çeşitliliğini Arttırdığı Tespit Edildi!

Viyana Üniversitesi Mikrobiyoloji ve Çevre Sistemleri Bilimi Merkezi (CeMESS) araştırmacıları tarafından yapılan yeni bir çalışmaya göre, daha sıcak topraklar daha fazla aktif mikrop çeşitliliği barındırıyor.

Science Advances dergisinde yayınlanan çalışma, topraktaki mikrobiyal aktivitenin küresel karbon döngüsünü ve iklim üzerindeki olası geri besleme mekanizmalarını nasıl etkilediğine dair anlayışı önemli ölçüde değiştirebilir.[1] Şimdiye kadar bilim insanları, daha yüksek toprak sıcaklıklarının mikropların büyümesini hızlandırarak atmosfere karbon salınımını arttırdığını varsayıyordu. Ancak çalışmaya göre bu artış aslında daha önce uykuda olan bakterilerin aktif hale gelmesinden kaynaklanıyordu. Araştırmanın başyazarı ve Mikrobiyoloji ve Çevre Sistemleri Bilimi Merkezi'nde profesör olan Andreas Richter şöyle anlatıyor:

13
Paylaş
Galaksi Dönme Eğrisi Nedir? Galaksilerin Dönüşü, Bize Karanlık Madde Hakkında Ne Söyleyebilir?
MakaleGalaksi Dönme Eğrisi Nedir? Galaksilerin Dönüşü, Bize Karanlık Madde Hakkında Ne Söyleyebilir?

Kozmolojinin en önemli konularından biri de galaksilerin nasıl döndükleridir. Hatta karanlık madde fikrinin ortaya çıkışı bile spiral galaksilerden elde edilen galaksi dönme eğrisi verisine dayanır. Kulağa tek başına pek de önemliymiş gibi gelmeyen bu gözlem, hem galaksilerin yapısı ve evrimi hakkında bildiklerimize hem de evrene olan bakış açımıza büyük katkılar sağlamıştır ve sağlamaktadır.

Karanlık maddenin varlığına dair ilk çalışmalar, aslında 1930'larda Zwicky ve Smith tarafından ortaya atılmaya başlamıştı. Galaksi kümelerindeki ilginç hız dağılımı, orada görülenden fazla miktarda kütle olabileceğini söylüyordu. 1970'lerde Rubin'in galaksilerin dönmeleri üzerinde yaptığı çalışmalar ise, bu iki analiz her ne kadar birbirinden bağımsız olsa da aynı şekilde görülemeyen bir maddenin varlığını işaret ediyordu. İki bağımsız yöntemin aynı şeyi işaret ediyor olması, karanlık madde fikrinin güçlenmesine neden oldu. Bu sebeple galaksilerin dönme eğrilerinin incelenmesi, çok daha öncelikli bir konu haline geldi.

22
Paylaş
Pisagor Yanıldı: Gerçekten Evrensel Olarak Geçerli Bir Harmoni Var mı?
MakalePisagor Yanıldı: Gerçekten Evrensel Olarak Geçerli Bir Harmoni Var mı?

Antik Yunan filozofu Pisagor'a göre konsonans, yani notaların kulağa hoş gelen kombinasyonu, 3 ve 4 gibi basit sayılar arasındaki özel ilişkilere bağlıydı. Geleneksel olarak bu oranlar akorun kulağa güzel gelip gelmediğini tanımlamakta kullanılıyor ve bunlardan sapmanın müziği "kulağa hoş gelmeyen" hâle getirdiği düşünülüyordu.

Ancak Nature Communications dergisinde yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar Pisagor'un yanıldığını ortaya koydu.[1] Çalışma, müzik dinlerken akorların matematiksel oranlarda mükemmel olmasını tercih etmediğimizi gösteriyor. Cambridge Üniversitesi Müzik Fakültesi'nden Dr. Peter Harrison şöyle anlatıyor:

14
Paylaş