Dubai'de düzenlenen 28. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'ndan (kısa adıyla "COP28") birkaç gün önce 50 petrol ve gaz şirketi, içinde bulunduğumuz yüzyılın ortasına kadar faaliyetlerini karbondan arındırma konusunda büyük çaplı bir sözde bulundu. Bu bir nevi başlangıç ama petrol ve gazın yakılmasından kaynaklanan gerçek emisyonların aşamalı olarak ortadan kaldırılması gibi bir şey değil. Ayrıca, şirketler karbon emisyonlarını azaltma sözü verdiklerinde bile, bu sözün gerçekte tam olarak ne alama geldiğini söylemek zordur. Bunun nedeni, şirketlerin emisyon azaltımlarını hesaplamak için belirli bir metodolojiyi neden seçtiğini açıklaması konusunda ve hesaplamada kullanılan temel veriler konusunda nadiren şeffaf olmalarıdır.
2021 yılında yayımlanan bir çalışma, birçoğu emisyon azaltma konusunda büyük iddialarda bulunan 52 petrol ve gaz şirketinin kamuya açık emisyon açıklamalarını analiz etti.[1] Londra Ekonomi Okulu'ndan Simon Dietz ve meslektaşları, bu şirketlerin gelecekteki emisyon yoğunluğunu (birim faaliyet başına salınan sera gazlarının bir ölçüsü) hesapladı ve gidişatlarını 2015 Paris İklim Anlaşması'nın hedeflerini karşılayan senaryolarla karşılaştırdı. Çalışma sonucunda şirketlerin, anlaşmanın küresel ısınmayı sanayileşme öncesi seviyelerin 2°C altına sınırlama hedefine ulaşmak için yeterince iddialı hedefler belirlemediği veya emisyonlarını yeterince hızlı bir şekilde azaltmadığı tespit edildi.