Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Onkoloji
Komplo
Ecza
Sars Mers
Coğrafya
Gebelik
Hukuk
Evrimleşme
Solunum
Patojen
Su Ayısı
Avrupa
Deri
Teknoloji
Doğa Gözlemleri
Nadir
Diş Hekimi
Şüphecilik
Nötron
Metal
Modern
Tüyler
Bağışıklık
Psikanaliz
Stephen Hawking
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
690.7K UP
17 Temmuz 2025
Utah’daki Lehi Antik Yaşam Müzesi'nde sergilenen, dünyada bulunan sadece dört ceratosaurus iskeletinden biri olan genç dinozor fosili, Sotheby’s New York müzayedesinde tam 30,5 milyon dolara satıldı. Altı metre boyunda ve 11 metre uzunluğundaki fosil, beklentilerin çok üzerinde bir fiyata alıcı buldu. Fosili müzeye getiren ve satış için her kemiği özel olarak monte eden Fossilogic şirketinin kurucusu Brock Sisson, elde edilen gelirin bir kısmını Utah’taki paleontoloji çalışmalarına yatırmayı planlıyor.

Fosil, 150 milyon yıl öncesine, Wyoming’deki Bone Cabin Quarry’e dayanıyor. Satış, dinozor fosilleri arasında şimdiye kadar gerçekleşen en pahalı üçüncü satış olarak kayıtlara geçti. Paleontolog James Kirkland ise, elde edilen gelirin bilimsel araştırmalara dönmesinin önemine vurgu yaptı.

231 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
16 Temmuz 2025
Virüs avcısı kedi Pepper, yeni bir ortoreovirüs türünün keşfedilmesine öncülük etti. Pepper'ın avladığı farede bulunan virüs, Florida Üniversitesi'ndeki virologlarca incelendi. Bu virüs ailesinin bazı türleri insanlarda nadiren de olsa ciddi hastalıklara yol açabiliyor. Keşif, ortoreovirüslerin potansiyel tehditlerini anlamak için daha fazla araştırma gerektiğini gösteriyor.
255 görüntülenme
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.7K UP
16 Temmuz 2025
ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST), zamanı 19. ondalık basamağa kadar ölçebilen, şimdiye kadarki en doğru atomik saati geliştirdi. Yirmi yıllık çalışmanın ürünü olan bu alüminyum iyon saati, bir magnezyum iyonu ile eşleştirilerek “kuantum mantık spektroskopisi” sayesinde çalışıyor.

Bu yeni saat, önceki rekorun %41 üzerinde bir doğruluk ve 2,6 kat daha fazla kararlılıkla çalışıyor. Titanyum vakum haznesi, geliştirilmiş iyon tuzağı ve NIST’in en kararlı lazer sistemi sayesinde, ölçüm süresi haftalardan 1,5 güne düştü. Bu, saniyenin daha hassas tanımına, kuantum teknolojilerinin gelişimine ve yeni fizik yasalarının keşfine zemin hazırlıyor.

Araştırmanın ayrıntıları Physical Review Letters dergisinde yayımlandı.

259 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
11
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.7K UP
16 Temmuz 2025
NASA’nın 2022’deki DART görevi, Dimorphos adlı asteroide kasıtlı çarpışmayla yön değiştirme başarısı göstermişti. Ancak 2025’te yayımlanan yeni bir araştırma, çarpışma sonrası oluşan enkazın beklenenden farklı davrandığını ortaya koydu. ESA’nın LICIACube aracıyla izlenen 104 büyük kaya, öngörülenden üç kat fazla momentumla ve düzensiz kümeler hâlinde hareket etti.

Bu bulgular, gelecekteki asteroit saptırma görevlerinde daha karmaşık fiziksel hesaplamaların gerekebileceğini gösteriyor. Uzmanlara göre, “kozmik bilardo” etkisi, yönlendirme başarısını riske atabilir.

Bazı enkaz parçalarının ileride Mars’a ya da Dünya atmosferine ulaşabileceği belirtiliyor. Yine de, araştırmacılar kinetik çarpıştırıcı yönteminin hâlâ en geçerli savunma stratejisi olduğunu vurguluyor. 2026’da Dimorphos’a ulaşacak ESA’nın Hera aracı, bu süreci daha iyi anlamamıza yardımcı olacak.

233 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.7K UP
15 Temmuz 2025
NASA’nın Mariner 4 uzay aracı, 14 Temmuz 1965’te Mars’ın yanından geçerek ilk kez Kızıl Gezegen’in yakın plan görüntülerini Dünya’ya iletti. Bu tarihi görev, bilim insanlarının ve halkın Mars’a dair hayal gücünü alt üst etti ve gezegenin gerçek yüzünü ortaya çıkardı.

19. ve 20. yüzyılda Percival Lowell gibi astronomlar, Mars’ın yüzeyinde devasa kanallar olduğuna ve bu yapıların akıllı bir uygarlık tarafından inşa edildiğine inanıyordu. Ancak Mariner 4’ün gönderdiği düşük çözünürlüklü 22 siyah-beyaz fotoğraf, bu romantik görüşleri yıkarak Mars’ın ay benzeri, kraterlerle dolu ve kuru bir çöl olduğunu kanıtladı. Atmosferinin Dünya’nın binde biri yoğunlukta olduğu da netleşti.

Mariner 4’ün başarısı, NASA'nın Jet Propulsion Laboratory (JPL) ve Caltech’ten bilim insanlarının önderliğinde, teknolojik sınırlamalara rağmen gerçekleştirildi. Görevde kullanılan Vidicon tüplü kamera, uzay ortamında dayanabilecek şekilde özel olarak geliştirildi ve Mariner 4’ün asıl başarısı, Mars’ı yalnızca bir bilimsel hedef değil, aynı zamanda kamuoyu için görsel olarak erişilebilir bir gezegen haline getirmesiydi.

Görev öncesi Mariner 3 fırlatmasında yaşanan teknik bir arızayla başarısız olan ikiz uzay aracının ardından, Mariner 4 28 Kasım 1964’te fırlatıldı ve yedi aylık yolculuk sonunda Mars'a yaklaştı. O dönemlerde yıldız takibi gibi temel navigasyon teknolojileri bile emekleme aşamasındaydı.

Mariner 4, sadece Mars’ın yüzeyini fotoğraflamakla kalmadı; kozmik ışınlar, manyetik alanlar ve atmosfer yoğunluğu gibi birçok konuda da veri sağladı. Görev, 1967’de sona erene kadar Güneş Sistemi’nin boşluklarında dolaşmaya ve bilgi göndermeye devam etti.

Bugün hâlâ Perseverance ve Curiosity gibi robotlar Mars’ta görev yaparken, bu başarıların öncüsü olan Mariner 4, Mars araştırmalarının dönüm noktası olarak anılıyor. 1965’teki bu görev, Mars'ın bir zamanlar yaşam barındırmış olabileceğine dair bugünkü araştırmaların yolunu açtı.

333 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 5 Ekim 2022 2 dk.

Açık erişimli dergi BMJ Open'da yayımlanan ve türünün en kapsamlısı olan bir çalışmaya göre, inhaler de dâhil olmak üzere reçeteli streoid kullanımının, beyindeki ak ve gri maddenin yapısında ve hacmindeki değişikliklerde rolü olabilir.[1] Araştırmacılara göre; bulunan bağlantılar anksiyete, depresyon, mani ve deliryum gibi uzun süreli kullanımdan sonra sıklıkla görülen nöropsikiyatrik etkileri açıklamada yardımcı olabilir.

Bir sentetik streoid grubu olan glukokortikoidler, immünosupresif özellikleri nedeniyle en sık reçete edilen ilaçlar arasında yer alıyorlar. Steroidler, çok çeşitli tıbbi durumları tedavi etmekte kullanılıyorlar. Yüksek gelirli ülkelerde, nüfusun %0,5 ile %3 arasının sistemik (infüzyonlar ve tabletler) tıbbi steroid kullandığı tahmin ediliyor. Oldukça etkili olsalar da hem sistemik hem de inhaler streoidlerin, birçok ciddi metabolik, karidyovasküler ve müsküloskeletal yan etkilerin yanı sıra nöropsikiyatrik etkilerle de bağlantılı olabileceği düşünülüyor.

20
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 5 Ekim 2022 1 dk.

Çoğu insan, ara sıra yalnız hissedebilir. Ancak orta yaşlılar ve üstü bireyler veya yoksulluk içinde yaşayanlar için yalnızlık zaman geçse bile ortadan kalkmayabilir.

Latin Amerikalılar üzerinde bir çalışmada, yaş ortalaması 63 olan 641 katılımcı ile pandemi süresince 18 ay boyunca telefon üzerinden görüşme yapıldı. UC San Francisco ve Northwestern Üniversitelerinden araştırmacılar, bu katılımcıların %16'sının kalıcı yalnızlıktan muzdarip olduğunu fark ettiler. Journal of the American Geriatrics Society dergisinde yayımlanan çalışmada araştırmacılar, ek olarak %22'lik kısmın başta yalnız olup sonradan adapte olduğunu belittiler.[1]

22
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 5 Ekim 2022 2 dk.

Yapılan bir araştırmaya göre; kısa bir fiziksel fonksiyon testine tabi tutulan 65 yaş üstü olan ve düşük fiziksel fonksiyona sahip bireylerde daha yüksek kalp krizi, kalp yetmezliği ve felç riski gözlemlendi. Araştırma, Amerikan Kalp Derneği'nin açık erişimli hakemli bir dergisi olan Journal of the American Hearth Association'da yayımlandı.[1]

Araştırmada kullanılan Kısa Fiziksel Performans Bataryası (SPPB); yürüme, hız, bacak gücü ve dengeyi içeren bir tür fiziksel fonksiyon ölçümüdür. Bu araştırmada, fiziksel uygunluktan farklı olan fiziksel fonksiyon incelendi. John Hopkins Üniversitesinin Baltimore'daki Halk Sağlığı ve Tıp fakültelerinde sırasıyla epidemiyoloji ve kardiyoloji bölümlerinde doçent doktor ve çalışmanın kıdemli yazarı olan Kunihiro Matsushita şöyle söylüyor:

21
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 4 Ekim 2022 1 dk.

Almanya, Leipzig, Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü'nden Mona Bachmann'ın PLOS Biology'de yayımlanan bir araştırmasına göre; vahşi yaşam avcılığının nedenleri ve bunun ekolojik sonuçları, Afrika ve Avrupa'da sosyoekonomik bağlama göre değişiyor.[1] Bu farklara rağmen, avlanma yoğunluğu, genel olarak bu Kuzey-Güney bağlamında beklenenden daha az çeşitlilik gösteriyor.

Vahşi yaşam avcılığı, dünya genelinde yaygındır ve yabani hayatın korunduğu alanların içindeki ve dışındaki biyoçeşitliliğin azalmasına sebep olan en büyük faktörlerden biridir. Genelde avcılığın yaban hayatı üzerindeki etkilerini inceleyen çalışmalar, Güney Yarımküre'deki avcılığa odaklanıyor. Fakat avcılık, Kuzey Yarımküre'deki yabani hayatı da tehdit edebiliyor. Bununla birlikte, Afrika ve Avrupa'da avcılığın gerçekleştirildiği sosyoekonomik ve ekolojik bağlamlar arasındaki farklılıklar hakkında çok az şey biliniyor. Bachmann ve çalışma arkadaşları, yabani hayatı etkili bir şekilde korumaya katkıda bulunmak için vahşi yaşam avcılığının nedenleri ve ekolojik sonuçlarını anlamayı hedeflediler.

20
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 3 Ekim 2022 1 dk.

Dünya yüzeyinde çelik, su ve havayla paslanır. Peki ya Dünya'nın içinin derinliklerinde ne olur?

Dünya'nın çekirdeği, Dünya üzerindeki en geniş karbon deposudur. Neredeyse %90'lık bir kısım orada gömülüdür. Bilim insanları; tektonik plakaların üzerinde duran ve yitim süreciyle içeriye doğru düşen okyanusal kabuğun, sulu mineraller içerebildiğini ve bazen de çekirdek-manto sınırına kadar inebildiğini gösterdiler. Çekirdek-manto sınırındaki sıcaklık, lavların en az iki katı kadar ve sulu minerallerden suyun buharlaşmasına yetecek kadar yüksek. Bu yüzden, çelik paslanmasına benzer bir kimyasal tepkimeye, Dünya'nın çekirdek-manto sınırında da rastlanabilir.

20
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Gördüğüm kadarıyla, bir şey bildiklerine inandıkları hâlde çok az şey, hatta hiçbir şey bilmeyen pek çok insan var."
Sokrates
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)