Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
50 ATP Ödüllü Soru: Yılan balıkları (anguilliformes) nasıl ürer? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Onkoloji
Komplo
Ecza
Sars Mers
Coğrafya
Gebelik
Hukuk
Evrimleşme
Solunum
Patojen
Su Ayısı
Avrupa
Deri
Teknoloji
Doğa Gözlemleri
Nadir
Diş Hekimi
Şüphecilik
Nötron
Metal
Modern
Tüyler
Bağışıklık
Psikanaliz
Stephen Hawking
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
690.7K UP
24 Temmuz 2025
Harvard Üniversitesi’ndeki Zooloji Müzesi’nde 1865’ten beri sergilenen ve yıllar boyunca tırtıl, solucan ya da deniz canlısı olarak tanımlanan “Palaeocampa anthrax” adlı fosil, modern bilimsel teknikler sayesinde evrim tarihini yeniden şekillendiren bir keşfe dönüştü. Araştırmacılar, bu fosilin aslında bilinen en eski deniz dışı (tatlı su) lobopodyen olduğunu ortaya çıkardı.

Lobopodyenler, modern böceklerin, eklembacaklıların ve kadim solucansı canlıların evrimsel köprüsünü oluşturan, soyu tükenmiş yumuşak vücutlu canlılardır. Daha önce yalnızca Kambriyen dönemine ait denizel tortullarda (örneğin Burgess Shale) keşfedilen bu canlıların sadece denizde yaşadığı sanılıyordu. Ancak Harvard araştırmacısı Richard Knecht ve ekibi, ABD ve Fransa’daki iki Karbonifer fosil alanından (Mazon Creek ve Montceau-les-Mines) gelen 43 örneği gelişmiş görüntüleme yöntemleriyle analiz ederek bu varsayımı çürüttü.

Bu yeni analizlerde, Palaeocampa'nın vücudunun yaklaşık 1.000 adet kıllı dikenle kaplı olduğu ve her gövde segmentinde bir çift bacağa sahip olduğu belirlendi. Ayrıca Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopiyle, diken uçlarında toksik kalıntılar tespit edildi. Bu bulgu, Palaeocampa’nın yırtıcılardan korunmak için kimyasal savunma geliştirdiğini gösteriyor.

Yaklaşık 4 cm uzunluğundaki bu canlı, Hadranax adlı Kambriyen deniz lobopodyenine akraba. Ancak Hadranax okyanusta yaşarken, Palaeocampa tatlı su veya bataklık gibi karasal alanlara uyum sağlamış, zırhlı bir yapıya sahipti. Kör olan bu canlı, görme yetisinden yoksun olsa da dikenli vücudu sayesinde çevresine uyum sağlayarak hayatta kalmayı başarmış olabilir.

Bu keşif yalnızca bir fosilin yeniden sınıflandırılmasından ibaret değil. Aynı zamanda Montceau-les-Mines gibi fosil alanlarının da jeolojik geçmişini sorgulattı. Önceden denizel olduğu sanılan bu bölgenin aslında karasal/tatlı su ekosistemi barındırdığı anlaşılmış oldu. Araştırmacılar, müze koleksiyonlarında hâlâ yanlış tanımlanmış onlarca benzer fosilin bulunabileceğine dikkat çekiyor.

285 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.7K UP
24 Temmuz 2025
Almanya’da 1970’lerde bulunan ve 247 milyon yıl öncesine, Triyas dönemine ait olan Mirasaura grauvogeli fosili, bilim dünyasını şaşkına çevirdi. Yeni analizlerle ortaya çıkarılan fosilde, omurgadan yukarı doğru çıkan, her biri 10 cm uzunluğunda 20'ye yakın deri çıkıntısı bulundu. Ne pul, ne kemik, ne de tüy olan bu yapıların, keratin benzeri bir protein içerdiği düşünülüyor. Uzantılar, hayvanın sırtının belirli bir bölgesinde simetrik ve düzenli şekilde yerleşmiş.

Bu yapıların kuşlarda görülen süs tüylerine benzer şekilde görsel iletişimde (eş seçimi, tür içi tanıma) veya yırtıcılardan korunmak amacıyla dikkat dağıtıcı işlev görmüş olabileceği düşünülüyor. Keşif, kuş ve memelilerde görülen kompleks deri yapılarına benzer oluşumların çok daha eskiye, sürüngenlerin atalarına kadar uzandığını gösteriyor. Bu da evrimsel açıdan, bu tür yapıların birçok omurgalı grubunda bağımsız olarak evrimleşmiş olabileceğini düşündürüyor. Araştırmanın sonuçları Nature dergisinde yayımlandı.

253 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
6
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.7K UP
23 Temmuz 2025
Columbia Üniversitesi’ndeki bilim insanları, robotların çevrelerinden ya da diğer robotlardan parça toplayarak kendilerini onarmalarını, büyümelerini ve gelişmelerini sağlayan çığır açıcı bir teknoloji geliştirdi: Robot Metabolizması.

Bu sistem, robotların insan müdahalesine gerek duymadan, tıpkı canlı organizmalar gibi yeni parça entegre ederek kendilerini iyileştirmelerini ve adapte olmalarını mümkün kılıyor. Teknolojinin temelinde, Truss Link adı verilen mıknatıslı modüller bulunuyor. Bu modüller, robotların şekil değiştirerek karmaşık yapılara dönüşmesine olanak tanıyor.

Uygulama Alanları:
 • Afet Yönetimi: Tehlikeli alanlarda kendi kendine onarım yapabilen robotlar.
 • Uzay Keşifleri: Kendi kendine yeten makineler sayesinde pahalı ikmal görevlerine gerek kalmıyor.

Geleceğe Etkisi:
Bu yenilik, sadece robot teknolojisinde değil, yapay zekânın fiziksel dünyayla bütünleşmesinde de devrim yaratabilir. Ancak bu tür robotların etik sınırları, diğer makineleri “tüketmeleri” gibi konular hâlâ tartışmalı.

Sonuç olarak, robot metabolizması teknolojisi, sürdürülebilir, bağımsız ve daha zeki makineler çağının kapılarını aralayabilir.

332 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.7K UP
23 Temmuz 2025
NASA’nın TRACERS (Tandem Reconnection and Cusp Electrodynamics Reconnaissance Satellites) görevi, 22 Temmuz 2025’te SpaceX Falcon 9 roketiyle fırlatılacaktı. Ancak kalkışa 45 saniye kala, Santa Barbara bölgesindeki bölgesel bir elektrik kesintisi, hava trafik iletişim sistemlerini devre dışı bıraktı. Bu nedenle FAA, halk güvenliğini sağlamak amacıyla kalkışı iptal etti. Yeni fırlatma tarihi 23 Temmuz 2025, Türkiye saatiyle 21:13 olarak belirlendi.

TRACERS görevi kapsamında fırlatılacak iki uydu, Dünya’nın manyetosferi ile Güneş’ten gelen parçacıklar arasındaki etkileşimleri inceleyecek. Alçak yörüngede, kutup bölgesinden geçerek çalışacak uydular, manyetik yeniden bağlantı süreçlerini çözümlemeye odaklanacak. Her biri yaklaşık 200 kg olan ve saniyeler arayla veri toplayacak bu iki uydu, aurora olayları, GPS bozulmaları ve elektrik şebekesi arızaları gibi uzay havası etkilerinin öngörülmesini sağlayacak.

Görev ayrıca TRACERS dışında 9 farklı uyduyu daha taşıyor. Bunlar arasında NASA’nın Athena EPIC, PExT, REAL görevleri, ESA’nın 5G uydu denemesi LIDE ve Avustralya merkezli Skykraft’ın hava trafik kontrol amaçlı uyduları da bulunuyor.

Toplamda 170 milyon dolarlık maliyetle hazırlanan TRACERS, NASA’nın Small Explorers programının bir parçası. Görevin en az 1 yıl sürmesi planlanıyor, ancak daha uzun çalışması da bekleniyor.

280 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
22 Temmuz 2025
Pennsylvania Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, mRNA aşılarının yan etkilerini azaltıp etkinliğini artıran yeni bir lipit nanoparçacık (LNP) tasarladı. Bu yeni LNP'ler, iyonize edilebilir lipidlere anti-enflamatuar özellikli fenol gruplarının eklenmesiyle geliştirildi. Hayvan deneylerinde bu yöntem, kanser tedavisinde tümörleri üç kat daha fazla küçülttü ve COVID-19 aşılarında beş kat daha güçlü bağışıklık tepkisi oluşturdu. Bu bulgu, LNP'lerin kullanıldığı gen düzenleme ve kanser tedavileri gibi alanlarda daha etkili ve daha az yan etkili yeni tedavilerin önünü açabilir.
373 görüntülenme
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 31 Ekim 2022 3 dk.

Herhangi bir mobil servis sağlayıcının (örneğin ABD'deki) 5G kapsama alanı haritasına yakından bakın. Ülkenin büyük alanlarının, kırsal alanlar, 5G hizmetine sahip olmadığını fark edeceksiniz:

Ulusal Bilim Vakfı'ndan gelecek olan üç yıllık 1 milyon dolar değerindeki yeni bir hibe, Kansas Üniversitesi araştırmacısının kırsal alanlar için 5G bağlantı ve bilgi işlem tasarımını geliştirme çalışmalarını destekleyecek. Çalışma, kırsal alanlardaki tarımsal ve topluluk yaşam ve çalışma kalıplarına dayanan, benzersiz ağ taleplerine sahip topluluklara yönelik olacak. Ayrıca, elektrik mühendisliği ve bilgisayar bilimleri yardımcı doçenti ve Kansas Üniversitesi'ndeki Bilgi Bilimleri Enstitüsü'nde (I2S) araştırmacı olan Taejoon Kim'in yöneteceği, NSF tarafından finanse edilen üç yeni projeden biri olacak. Kim şöyle söylüyor:

47
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 31 Ekim 2022 2 dk.

Modern dünyada her yerde bulunan plastikler, insan ve çevre sağlığı için büyüyen bir tehdit haline geldi. Gezegendeki plastik kirliliğinin kanıtı, denizin derinliklerindeki alışveriş poşetlerinden gıda malzemelerimizdeki ve hatta kanımızdaki mikroplastiklere kadar uzanıyor.

Plastik çöplerin artışını engellemek için çözümler arayan California San Diego Üniversitesi bilim insanları, günümüzde kullanılan plastiğin yerini alması üzerine tasarlanmış, yeni, doğada çözünebilir malzemeler geliştirdi. UC San Diego biyoloğu Stephen Mayfield ve kimyagerler Michael Burkart ve Robert "Skip" Pomeroy'u da içerisinde barındıran bir disiplinlerarası bilim insanları ekibi, poliüretan köpüklerinin kara bazlı kompostlarda çözündüğünü kanıtlamıştı. Ekip, şimdiyse, malzemenin deniz suyunda çözündüğünü gösterdi. Sonuçlar, journal Science of the Total Environment dergisinde yayımlandı.

31
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 30 Ekim 2022 3 dk.

Eğer COVID-19 geçirdiyseniz, hala etkilerini beyninizde sürdürüyor olabilir. Yeni araştırmalar, virüs bulaşmış olanların, enfeksiyondan sonraki ilk yıl içinde bir dizi nörolojik durum geliştirme risklerinin arttığını gösteriyor. St. Louis'deki Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi ve ABD Gazi İşleri St. Louis Sağlık sistemindeki federal sağlık verilerinin kapsamlı bir analizini yapan araştırmacılara göre; felç, bilişsel ve hafıza problemleri, depresyon, anksiyete ve migren, bu tür komplikasyonlar içerisinde yer alıyor.

Ayrıca COVID-sonrası beyin; titreme, istemsiz kas kasılmaları, epileptik nöbetler, işitme ve görme sorunların, denge ve koordinasyon güçlükleri ve Parkinson hastalığında yaşananlara benzer başka semptomlar gibi hareket bozuklukları ile ilişkili olabilir. Washington Üniversitesi'nde klinik epidemiyolog olan kıdemli yazar Ziyad El-Aly şöyle söylüyor:

30
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 30 Ekim 2022 2 dk.

Bilim insanları, anne karnındayken yüz ifadelerine bakarak, bebeklerin çeşitli koku ve tatlara farklı tepki verdiğine dair ilk doğrudan kanıtı kaydetti.

İngiltere'deki Durham Üniversitesi'nin Fetal ve Neonatal Araştırma Laboratuvarı tarafından yürütülen bir araştırma, 100 hamile kadından 4D ultrason taramalarını kullandı.[1] Bununla, doğmamış bebeklerin anneleri tarafından yenilen yiyeceklerin lezzetlerine maruz kaldıktan sonra nasıl tepki verdiklerini görmek amaçlandı.

45
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 18 Ekim 2022 2 dk.

Yeni hazırlanan bir rapor, felaket sonuçları olan gelecek küresel ısınma senaryosunu takip ettiğini söylediği kimya endüstrisine korkunç bir uyarıda bulunuyor. Aynı zamanda çarpıcı büyümeyi izlerken, sektörün 2050'ye kadar sürdürülebilir küresel ekonomiye olanak sağlaması için somut ve güvenilir yollar ortaya koyuyor.

Gezegen için Zararsız Kimyasallar (Planet Positive Chemicals) başlıklı rapor, Tokyo Üniversitesi Evrensel Ortak Varlıklar Merkezi ve bağımsız bir danışmanlık olan Systemiq tarafından hazırlandı ve Eylül 2022'de yayımlandı. Rapor, küresel sera gaz emisyonlarının %4'ünü oluşturan kimya endüstrisinin nasıl sürdürülebilir, düşük emisyon modeline geçebileceğini ve gezegen sınırları içerisinde çalışabileceğini keşfediyor. Gezegen sınırları, insanlığın gezegende güvenli bir şekilde yaşaması için insan faaliyetlerine (iklim değişikliği, kimyasal kirlilik ve stratosferik ozon incelmesi gibi) bağlı temel Dünya süreçlerindeki sınırlar anlamına geliyor.

68
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir."
Mustafa Kemal Atatürk
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)