- Seks
İki bireyin salgıladığı vücut sıvılarının birbirine karışmasıyla tetiklenen çok özel kimyasal tepki. Bu tepkime sonucunda oluşan moleküler sistem (zigot) akıl almaz bir bölünme sürecinden geçerek belli bir süre sonra o türün yeni bir bireyini oluşturur.
- Zigot
Sperm ve yumurta gibi gamet hücrelerinin döllenme sonucu birbirine kaynaşmasıyla oluşan moleküler sistem; bu zigot trilyonlarca mitoz geçirerek ve kromozomlarda taşınan genetik bilginin okunmasıyla spesifik bir canlı formunu inşa eder ve türün yeni bireyini üretir.
- Amitoz
En basit bölünme tipi; bir sabun baloncuğunun ikiye bölünmesine benzer şekilde gerçekleşir ve özellikle basit yapılı bakterilerde görülen çoğalma yöntemidir.
- Mitoz
İkiye bölünmeyi sağlayan, çok daha sistemli ve kromozomlara dayalı çoğalma tipi. Tek bir hücreden (zigottan) başlayarak çok hücreli organizmaların devasa boyutlara erişmesini sağlayan bölünme şeklidir; üretilen kopyalar atanın birebir aynısıdır.
- Mayoz bölünme
Mitoz-benzeri bir bölünmenin iki kez arka arkaya yaşanmasına dayanan ve canlının kromozom sayısını yarıya indiren bölünme tipi. Bugün gamet (sperm ve yumurta) üretimi için var olan mekanizma olarak bilinir. Antik zamanlarda mayoz, istenmeyen hücre kaynaşmalarında kromozom sayısını azaltarak bir savunma mekanizması olarak evrimleşmiştir; daha sonra rekombinasyon ve haploid gamet oluşumu sayesinde eşeyli üremenin ortaya çıkmasını sağlamıştır.
- Gamet (yumurta, sperm)
Mayoz sonucu oluşan ve 23 kromozoma sahip olan yarı-kromozomlu (haploid) hücreler. Seks sonucu döllenmeyle bir araya gelirler; 1 sperm ve 1 yumurta kaynaşarak 46 kromozomlu bir zigot oluşturur.
- Haploid (yarı-kromozomlu)
Mayoz sonucu oluşan ve bir canlının normal kromozom sayısının yarısını taşıyan hücre durumu; örneğin insanlar için gametler 23 kromozoma sahiptir ve bu haploid hücreler döllenmede birleşerek diploid zigotu oluşturur.
- Diploid
Bir organizmanın normal tam kromozom setine sahip hücre durumu; insanlar için örneğin somatik hücreler 46 kromozom (iki eşset) taşır. Diploid durum, gametlerin birleşmesiyle yeniden sağlanır.
- Kromozom
Hücrelerde genetik bilgiyi taşıyan yapı; mayoz ve mitoz süreçlerinde sayıları değişir ve kromozomlardaki bilgi değişirse farklı görünümlü canlılar ortaya çıkabilir.
- Rekombinasyon (crossing-over, kromozomal gen çaprazlanması)
Mayoz sırasında aynı bireyin kromozomlarının farklı şekillerde karışmasıyla ortaya çıkan mekanizma; kromozomlar arasındaki genlerin karışması sayesinde her sperm veya yumurta üretildiğinde yepyeni kombinasyonlar ortaya çıkar ve çeşitlilik büyük ölçüde artar.
- Mitokondri
Hücrelerin enerji üretmesini sağlayan organel; bir zamanlar bağımsız prokaryotik organizmayken endosimbiyozla ökaryotik hücrelerin içinde hapsolmuştur ve kendine ait DNA'ya sahiptir. Ökaryotlarda gametlerle organel aktarımı ve bunlara bağlı genetik çatışmalar cinsiyet evriminde önemli rol oynar.
- Kloroplast
Bitkilerde besin üretimini sağlayan organel; mitokondri gibi eskiden bağımsız hücreydi, kendi DNA'sına sahiptir ve endosimbiyotik kökenlidir. Organellerin ebeveynden yavruya aktarımı cinsiyet evriminde etkili olabilir.
- Endosimbiyotik Teori
Mitokondri ve kloroplast gibi organellerin kökenini açıklayan teori: Bu organellerin bir zamanlar bağımsız, prokaryotik organizmalar olduğu ve bir noktada daha iri hücrelerle kaynaşarak onların içinde hapsoldukları; böylece günümüzdeki karmaşık ökaryotik hücrelerin evrimleştiği öne sürülür.
- Genom çoklanması (poliploidi)
Var olan kromozom sayısının 2, 4, 8, 16 katına çıkması durumu; özellikle bitkilerde yaygın olup evrimsel açıdan yepyeni çeşitliliği doğurabilen bir mekanizmadır.
- Hurst-Hamilton Hipotezi
Ökaryotlarda mayoz neden bu kadar yaygınken prokaryotlarda neden evrimleşmediğini açıklamaya çalışan hipotez. Hipotez, olaydaki ana etkinin ökaryotları prokaryotlardan ayıran mitokondri veya kloroplast gibi organeller olduğunu ileri sürer; organellerin heterojen aktarımı ve buna bağlı genetik çatışmaların cinsiyetlerin evrimini yönlendirdiğini öne sürer.
- Yok edici gen
Gametin diğer gametin organellerini yok edebilecek yetenekteki mutant gen varyantı; diğer gametin organellerini yok ederek kendi organel DNA'sını gelecek nesle daha sık aktarma avantajı sağlar, fakat popülasyonda çok yaygınlaşması durumunda yavru hayatta kalmasını tehlikeye atabilir ve böylece bir silahlanma yarışını başlatır.
- Baskılayıcı gen
Yok edici genleri baskılama yeteneğine sahip gen varyantı; yok edici genlerin yayılmasını durdurarak popülasyona avantaj sağlayabilir ama iki kopya halinde bulunmasının ek bir faydası olmadığı veya yük olduğu durumlarda dezavantajlı olabilir.
- Seçici genler
Gametlerin etrafa saçtıkları protein sinyallerine bağlı olarak aktive olan ve gametlerin birbirini tanımasını, benzer olanların birbirini itmesini, zıt özelliktekilerin kaynaşmasını sağlayan gen grubu. Doğru gametleri bulmanın avantajı sürdüğü sürece popülasyonda seçilerek çoğalırlar; baskılayıcı genlerle yakın konumdaysalar beraber kalma eğilimleri artar.
- Heterozigot avantajı
Bir gen lokusundaki iki farklı allelin (örneğin birinde yok edici, diğerinde baskılayıcı gen bulunan) bir arada bulunmasının (heterozigot olmanın) popülasyon içinde en büyük avantaja sahip olması durumu. Bu durumda hem yok edicinin yarattığı avantaj hem de baskılayıcının getirdiği denge birleşir; iki aynı alel olduğunda (her iki ebeveyn de yok edici ya da her iki ebeveyn de baskılayıcı) ya ölümcül olabilecek ya da dezavantajlı kombinasyonlar ortaya çıkar.
- Eşeyli üreme
Mayoz sayesinde oluşan haploid gamet hücrelerinin birbirine kaynaşmasıyla ortaya çıkan üreme biçimi. Canlılar artık kendi kopyalarını doğrudan üretmiyor, ürettikleri temsilci hücreler (gametler) birbiriyle kaynaşarak yeni birey kombinasyonları yaratıyor; bu durum çeşitliliğin artışına büyük katkı sağlar.
- Dişi ve Erkek (gamet-producer rolleri)
Biyolojide daha iri ve masraflı gametleri üreten tarafa 'dişi' denir; bu taraf gametin daha besleyici olmasını sağlayabilir. Diğer gametler ise çok sayıda ve çok daha küçük olabilir; bu daha masrafsız gametleri üreten bireylere 'erkek' denir.
- Metadengeli
Popülasyonların cinsiyet bakımından daha az dengeli olduğu durumları tanımlamak için kullanılan terim; birçok cinsiyete sahip türler (ör. bazı mantarlar veya bazı karıncalar) bu durumu gösterir ve 2 cinsiyetliliğe kıyasla daha az dengeli kabul edilirler.
- Yüzey alanı / hacim oranı prensibi
Canlı-cansız tüm varlıklar için önemli olan ve organizmaların bazı davranışlarını belirleyen fiziksel ilke: yüzey alanını hacme oranını maksimize etme veya potansiyel enerjiyi minimize etme eğilimi. Metabolik ve büyüme sınırlamaları nedeniyle basit hücrelerin amitozla bölünmeleri bu ilke çerçevesinde açıklanabilir; konuşmada sabun baloncuğunun bölünmesine benzetilmiştir.