Videolara dön

İki Tür Birbirine Kaynaşıp Tek Canlıya Dönüşebilir mi?

532 B görüntülenme28.04.2024

Videonun ötesi

Derinlemesine

Özet

Video, iki ayrı türün birbirine kaynaşıp tek bir türe dönüşüp dönüşemeyeceğini, endosimbiyotik teori ve güncel araştırmalar ışığında anlatıyor; mitokondri ve kloroplastların kökeninden başlayarak bu hafta yayınlanan çalışmalarda gözlenen bir alg–siyanobakteri ilişkisinin organelleşmeye (nitroplast) dönüşümüne kadar örnekler veriyor. Ayrıca bu evrimsel süreçlerin mekanizmalarını (fagositoz, gen transferleri, genom küçülmesi, senkronize bölünme) ve insanlık için olası faydalarını (azot bağlama, tarım, Haber-Bosch prosesi) açıklıyor.

Terimler

  • Prokaryotlar

    Bakteri ve arkeler gibi daha basit yapılı, tek hücreli canlılar; DNA'yı koruyan zarla sarılmış gerçek bir hücre çekirdeği bulundurmazlar.

  • Ökaryotlar

    Protistler, mantarlar, bitkiler ve hayvanlar gibi daha karmaşık ve çok hücreli de olabilen canlıların hücreleri; içinde zarla sarılmış gerçek bir çekirdek ("karyon") ve çekirdeğin kendisi gibi zarla sarılmış başka organeller bulunan hücre tipi.

  • Organel / organeller

    Hücre-altı yapılar; tıpkı vücudumuzu oluşturan organların belli görevlerde özelleşmiş olması gibi, hücre içindeki belli görevlerde uzmanlaşarak hücrelerin daha verimli çalışmasını sağlayan 'organcık' anlamındaki parçalar (örneğin mitokondri, çekirdek, Golgi).

  • Mitokondri

    Hücre içinde enerji üretmek konusunda özelleşmiş, hücrenin enerji fabrikası olarak tanımlanan organel; mitokondrilerin kendilerine has DNA'sı vardır ve enerji üretiminin özelleşmesi sayesinde hücreler çok daha fazla enerji üretebilir hale gelmiştir.

  • Kloroplast

    Bitkilerin besin üretmesini sağlayan, fotosentez yapan zarlı organeller; kloroplastların da kendilerine ait DNA'ları vardır ve kloroplastların simbiyogenezi sayesinde bitkiler var olmuştur.

  • Çekirdek / Hücre çekirdeği

    DNA'yı depolayan, zarla sarılmış gerçek çekirdek ("karyon"); ökaryotları prokaryotlardan ayıran en temel özelliklerden biri olarak tanımlanır. Çekirdeğin evrimi için farklı hipotezler (örneğin endosimbiyotik köken, exomembran hipotezi, invajine olanakları) vardır.

  • Ribozom

    Genlerimizdeki bilgiyi proteinlere dönüştüren yapılar; hem prokaryotlarda hem ökaryotlarda bulunur. Mitokondri ve kloroplastların içinde bulunan ribozomlar, konak ökaryotun ribozomlarından ziyade bağımsız prokaryotların ribozomlarına benzer.

  • Koful (vakuol)

    Hücre içine madde almayı ve hücreden madde atmayı sağlayan yapılar; prokaryotlarda ve ökaryotlarda biraz farklı yapılarda olsa da her iki hücre tipinde de kofullar bulunur.

  • Porin

    Mitokondri ve kloroplast gibi organellerde ve bağımsız bakteri hücrelerinde bulunan, madde taşınmasını sağlayan taşıma proteinleri; bu tip porinler diğer organellerde bulunmaz.

  • Endosimbiyoz / Endosimbiyotik Teori

    Bir hücrenin diğer bir hücreyi bünyesine alıp onunla simbiyotik (yani karşılıklı faydacı) bir ilişki kurması; Endosimbiyotik Teori, mitokondri ve kloroplast gibi organellerin başlangıçta ökaryotik hücrelerin yuttuğu daha ufak prokaryotik hücrelerin, sonradan kalıcı hale gelerek o hücrenin bir parçasına dönüştüğünü ve ilişkinin bir noktadan sonra birbirinden ayrılamaz tek bir parçaya dönüştüğünü savunur.

  • Endosimbiyont

    Endosimbiyozu yapan organizmalar; bir hücrenin diğer bir hücreyi bünyesine alarak simbiyotik ilişki kurduğu durumda endosimbiyont olarak adlandırılan taraflar, birbirlerine fayda sağlar (daha iri hücre koruma ve kaynak verirken, daha küçük olan hücre gereksinim duyulan molekülleri üretir).

  • Simbiyogenez (ikili anlamda)

    Endosimbiyotik Teori'nin kısa adı olarak kullanılan kavram; sadece simbiyotik ilişkinin kurulmasını değil, bu ilişkinin bir noktadan sonra birbirinden ayrılamaz hale gelerek tek bir organizma/parçaya dönüşmesini ifade eder.

  • Fagositoz

    Ökaryotik bir hücrenin geçici bir ağız oluşturarak bir başka hücrenin veya maddenin etrafını sarıp onu yutabilme olayı; günümüzde hala sıkça görülen, yutma ve sindirme amaçlı bir süreç olup simbiyotik nedenlerle de gerçekleşebilir.

  • İkincil endosimbiyoz (sekonder endosimbiyoz)

    Endosimbiyotik sistemin, daha da büyük bir canlı tarafından yutulması sonucu üçlü bir sisteme dönüşmesi olayı; bunun sonucunda bazı alg ve diğer ökaryot gruplarının (örneğin Kriptofitler, Haptofitler, Stramenopiller, Alveolatlar) evrimsel çeşitliliği ortaya çıkmıştır.

  • Exomembran hipotezi

    Hücre çekirdeğinin kökenine dair alternatif bir görüş; buna göre çekirdek zarı (çekirdek etrafındaki zar katmanı) bir prokaryotun içinde kendiliğinden, kademeli bir şekilde evrimleşmiştir (çekirdeğin endosimbiyotik kökenine alternatif bir açıklama).

  • Invajine etme (invaginasyon)

    Bir diğer çekirdek kökeni hipotezinde yer alan mekanizma; prokaryotların hücre duvarının bir noktada içe doğru katlanarak (invajine ederek) bugünkü çekirdek zarına dönüşmesi fikri.

  • Kromatofor

    Paulinella chromatophora adlı amip türünde bulunan, kloroplast-benzeri bir yapı; yapılan incelemeler bu kromatoforun endosimbiyoz yoluyla evrimleştiğini göstermiştir.

  • Candidatus Atelocyanobacterium thalassa (UCYN-A)

    Tek hücreli Braarudosphaera bigelowii alginin içinde yaşayan bir siyanobakteri (prokaryot); alg için azot sabitliyor ve alg da fotosentez yoluyla ona karbon veriyor; yapılan çalışmalar UCYN-A'nın alg içindeki versiyonlarının artık bağımsız canlı olarak görülemeyeceğini ve organelleştiğini göstermiştir.

  • Nitroplast

    UCYN-A'nın alg içindeki evrimleşmiş, yeni adlandırılan organeli; bu yeni organelin görevi ana organizma için azot bağlamaktır. Yapılan incelemeler bu yapının bölünme ve metabolizma döngülerinin ana hücreyle senkronize olduğunu ve gen iş bölümünün ortaya çıktığını göstermiştir.

  • Azot bağlayan bakteriler (nitrogen-fixing bacteria)

    Atmosferdeki azotu toprağa ulaşıp canlılar tarafından kullanılabilecek forma (örneğin amonyağa) dönüştüren mikroorganizmalar; örneğin baklagillerin köklerinde yaşayan bu bakteriler havadaki nitrojeni alıp birkaç basamaktan geçirerek bitkilerin kullanabileceği amonyağa dönüştürürler.

  • Azot döngüsü

    Atmosferdeki azotun toprağa bağlanması, bitkiler tarafından kullanılması, canlıların ölümüyle azotun tekrar atmosfere veya toprağa geri dönmesi gibi süreçleri kapsayan doğal döngü; bitkiler ve azot bağlayan bakteriler bu döngüde kritik rol oynar.

  • Haber-Bosch Prosesi

    Endüstriyel bir kimya mühendisliği yöntemi; atmosferdeki azotu sentezleyerek toprağa indirir ve günümüzde toprağa indirilen azotun yaklaşık %30'u bu prosesle elde edilir. Bu süreç olmasaydı tarımın günümüzdeki ölçeği mümkün olmazdı, ancak proses aynı zamanda çok fazla sera gazı ürettiği için iklim krizini körüklemektedir.

Doğru Bilinen Yanlışlar

  • Mitokondri ve kloroplastlardaki DNA, konak hücrenin çekirdeğinden kopmuş parçalardır.

    Bu organellerin DNA'sı konak çekirdeğine benzemeyip belirli prokaryot gruplarına yakın olduğundan, en doğru açıklama onların bağımsız prokaryotik atalarından geldiğidir.

  • Prokaryot-ökaryot ayrımı yalnızca çekirdek varlığına dayanır.

    Ökaryotlar çekirdeğin yanı sıra zarla çevrili diğer organellere (mitokondri, kloroplast vb.) ve genel olarak daha karmaşık iç membran yapılarına sahiptir; fark yalnızca çekirdek değildir.

  • Bir hücrenin mitokondri veya kloroplastlarını parçalayıp yok ederseniz, hücre bunları sıfırdan yeniden üretebilir.

    Canlılar bu organelleri sıfırdan üretemez; mitokondri ve kloroplastlar mevcut olanlardan çoğalır ve hücrelerin bunları yeniden inşa edebilecek genetik altyapısı yoktur.

  • Endosimbiyotik ilişkiler hep geçici ve her iki taraf bağımsız yaşamaya devam eder.

    Bir simbiyotik ilişki zamanla geri dönülemez biçimde organelleşebilir; organel haline gelen endosimbiyont bağımsız yaşam yetisini kaybedebilir.

  • Hücre çekirdeğinin kökeni kesinlikle endosimbiyoz ile açıklanmıştır.

    Çekirdeğin kökeni tartışmalıdır; bazı modeller endosimbiyozu öne sürerken diğerleri eksomembran veya membran invajinasyonu gibi hücresel evrimsel süreçleri savunur.

  • Endosimbiyozun popülasyon düzeyinde eş zamanlı olarak gerçekleşmesi gerekir.

    Tek bir bireyde meydana gelen endosimbiyotik olay tüm soy hattına yayılabilir çünkü konak ve endosimbiyontun bölünmeleri senkronize olur ve ilişki miras alınır.

  • Mitokondri ve kloroplastlardaki ribozomlar ökaryot konak ribozomlarına benzerdir.

    Bu organellerdeki ribozomlar prokaryotik ribozomlara daha çok benzer; bu da onların bakteriyel kökenini destekler.

  • Endosimbiyogenez sadece çok eski, yeniden incelenemeyen bir evrimsel olaydır ve bugün örneği yoktur.

    Günümüzde de organelleşmeye giden süreçlerin örnekleri bulunuyor (ör. Paulinella kromatoforu ve UCYN-A/nitroplast vakaları), dolayısıyla benzer süreçler daha yakın geçmişte veya günümüzde de yaşanabilir.

  • UCYN-A alg içindeki siyanobakteri hâlâ tamamen bağımsız bir bakteri olarak işlev görüyor.

    Araştırmalar, Bu UCYN-A popülasyonlarının genetik ve metabolik entegrasyon gösterdiğini ve artık bağımsız yaşamadan ziyade algla ortaklaşmış bir organel işlevi gördüğünü (nitroplast) gösteriyor.

Sorular

  • İki tür birbirine kaynaşıp tek bir türe dönüşebilir mi?

    Evet; endosimbiyoz yoluyla bir türün başka bir türü bünyesine alıp zamanla onun organelleşmesiyle tek, kalıcı bir organizma ortaya çıkabilir.

  • Nasıl oluyor da iki ayrı tür birbirine kaynaşabiliyor?

    Ökaryotik bir hücre fagositoz yoluyla bir prokaryotu yutar, sindirmek yerine simbiyotik ilişki kurar; zamanla ilişki kalıcılaşıp organelleşme gerçekleşir.

  • Organellerin içinde neden DNA bulunuyor?

    Mitokondri ve kloroplast DNA'sı, onların bağımsız prokaryotik atalarından miras kaldığını ve konak çekirdeğinin DNA'sından farklı olduğunu gösterir.

  • Bu birliktelik gelecek nesillere nasıl aktarılıyor?

    Konak ve endosimbiyont bölünme döngüleri senkronize olur; birlikte bölünme ve sonrasında genom transferleriyle ilişki nesiller boyu aktarılır.

  • Endosimbiyotik süreç yalnızca çok eski çağlarda mı oldu, günümüzde olur mu?

    Hayır; günümüzde de örnekleri var (ör. Paulinella'nın kromatoforu ve Braarudosphaera içindeki UCYN-A), yani benzer olaylar daha yakın zamanlarda da meydana gelebilir.

  • Mitokondri ve kloroplastların kökeni kesin olarak nedir?

    Çoğunlukla bağımsız prokaryotik hücrelerin konak hücre içine alınması ve sonraki organelleşme süreçleriyle açıklanır; genomik ve yapı kanıtları bunu destekler.

  • Hücre çekirdeği de bir endosimbiyonttan mı geldi?

    Bu tartışmalı; bazı bilim insanları çekirdeğin endosimbiyotik bir kökene sahip olduğunu öne sürer, diğerleri çekirdek zarının iç zar evrimi veya membran invajinasyonu ile oluştuğunu savunur.

  • Endosimbiyoz sadece simbiyotik bir ilişki midir yoksa organelleşme de olur mu?

    Başlangıçta simbiyotik olabilir ama zamanla bağımlılık ve gen kayıplarıyla geri dönülemez bir organelleşme meydana gelebilir.

  • UCYN-A vakası neden önemli?

    Çünkü UCYN-A'nın Braarudosphaera içindeki versiyonları artık bağımsız canlı değil, ana organizmaya entegre olmuş ve azot bağlama işini yapan yeni bir organel (nitroplast) haline gelmiş gibi görünmektedir.

  • Endosimbiyozun tarım ve insan beslenmesiyle ilişkisi nedir?

    Doğal azot bağlama mekanizmalarının (ör. nitroplast benzeri sistemler) anlaşılması, daha temiz ve sürdürülebilir azot sağlama teknolojilerine ilham verebilir ve Haber-Bosch bağımlılığını azaltabilir.

Ön Bilgiler

  • Temel hücre biyolojisi bilgisi (hücre yapıları ve organeller)
  • DNA/genetik temel kavramları
  • Protein sentezi ve ribozomların işlevi
  • Evrimsel süreçlerin ve doğal seçilimin temel prensipleri
  • Fotosentez ve temel metabolizma bilgisi
  • Azot döngüsü ve azot bağlama kavramları
  • Genomik ve karşılaştırmalı genom analizlerinin ne yaptığı hakkında temel bilgi
  • Temel ekoloji ve tarımsal üretim süreçleri hakkında genel farkındalık

Tarihsel Bağlam

  • 1920'ler: Endosimbiyotik Teorisi'nin evrimsel biyoloji altında ortaya atılması
  • Mitokondri ve kloroplastların daha küçük bağımsız prokaryot atalarından türediğinin kanıtlanması (20. yüzyıl ve sonrası araştırmalar sonucu)
  • Paulinella chromatophora'daki kromatoforun endosimbiyoz yoluyla evrimleştiğinin gösterilmesi (sonradan yapılan incelemeler)
  • Bu hafta yayınlanan 2 makale: Braarudosphaera bigelowii içinde UCYN-A siyanobakterisinin organelleşerek 'nitroplast' adını almasının gösterilmesi
  • Braarudosphaera bigelowii'nin yaklaşık 100 milyon yıldır yaşamakta olduğunun belirtilmesi
  • Haber–Bosch Prosesi'nin icadı ve sanayileşmesi (~1909 Fritz Haber tarafından keşif, ~1913 Carl Bosch tarafından endüstriyel uygulama)
  • 1920'ler
  • 20. Yüzyıl başları (~1909–1913)
  • 1–2 milyar yıl önce
  • Yüz milyonlarca yıl önce
  • Yaklaşık 100 milyon yıl

Söz takipçisi

Bu Videodaki Sözler

Bu videoda verilenler

İzleyiciye, azot bağlama olgusunun insanlık için önemi ve bu konunun detayları (azot bağlama hızı, Haber-Bosch süreci ve nitroplast etkileri) hakkında ilerleyen bir videoda bilgi verme

Bu olayın önemini şöyle düşünün: Günümüzde 8 milyar insan için tarım yaparak besin üretmenin tek yolu, atmosferdeki daha fazla azotu toprağa bağlayabilmekten geçiyor. Bunun detaylarını size ilerleyen bir videoda anlatacağım, eğer kaçırmak istemezseniz kanal bildirimlerini şimdi açmayı unutmayın. Ama özetle, doğada var olan azot bağlama hızı, bütün insanları aynı anda beslemeye yetmiyor.

Bu videoyla tutulanlar

Endosimbiyotik Teori ve mitokondri/kloroplastların evrimsel kökeni (organellerin bağımsız prokaryotik atalarından nasıl geldiği)

Ama Endosimbiyotik Teori'nin öngördüğü üzere, bu bağımsız bakteriler bir noktada daha iri bakterilerle kaynaşarak onların içinde hapsoldular ve böylece günümüzdeki karmaşık yapılı ökaryotik hücreler evrimleşmeye başladı. Bunların hepsi yine başka videoların konusu, kaçırmak istemezseniz yapmanız gerekeni biliyorsunuz. Her neyse, işte mayoz bölünme, bu tür istenmeyen bir kaynaşma tespit edildiğinde, kromozom sayısını tekrar yarıya indirmek için evrimleşmiş bir savunma mekanizması.