Videolara dön

Gaia Hipotezi: Dünya da İnsanlar Gibi Canlı Olabilir mi?

1,3 Mn görüntülenme01.12.2022

Videonun ötesi

Derinlemesine

Özet

Video, Gaia Hipotezi'ni, Dünya'nın bir organizma gibi davranıp davranamayacağını ve bunun bilimsel dayanaklarını irdeliyor; gezegen ölçeğinde homeostazi, geri bildirim döngüleri (ör. CLAW ve Anti-CLAW), entropi ve evrimsel perspektifler tartışılıyor. Sunucu hem Gaia'nın güçlü/mistik yorumlarını eleştiriyor hem de Zayıf Gaia'nın bilimsel potansiyeline değinip gelecekte incelenecek konulara (ör. Dünya'nın entropi bütçesi, evrenin kendini kopyalaması) işaret ediyor.

Terimler

  • Gaia Hipotezi

    James Lovelock ve Lynn Margulis'in öne sürdüğü fikir; Dünya gibi karmaşık sistemlerin canlılık sınıfına dahil edilmesi gerektiğini savunur. Buna göre Dünya'nın organik yaşamı ile inorganik çevreleri birbirinden ayrılamaz bir bütün oluşturur ve bu bütün, parçalarının toplamından çok daha fazlası olan sinerjistik bir yapıdır; kendi kendini düzenleyen, gezegen üzerindeki yaşamın dengesini korumaya çalışan bir sisteme evrimleşmiş olabilir.

  • Güçlü Gaia

    Gaia Hipotezi'nin bir yorumu; Dünya'nın bir bilinci veya insan benzeri bir iradesi olduğunu iddia eden versiyon. Transcript'e göre bu versiyon bilimsel dayanağı olmayan, Yeni Çağ türü mistik söylemlerle ilişkilendirilen bir yaklaşımdır.

  • Zayıf Gaia

    Gaia Hipotezi'nin daha ölçülü yorumu; Dünya üzerindeki yaşamın evrimsel adaptasyonlar ve biyojeokimyasal süreçler yoluyla kendilerine uygun habitatları korumaya çalışıyor olabileceğini ve bunun araştırmaya değer, test edilebilir bir program olduğunu öne sürer. Bu versiyon, yaşamın habitatı şekillendirmesi ve habitatın organizmaları yönlendirmesi arasındaki bilinen etkileşimlere dayanır.

  • Canlılık (bilimsel tanım)

    Transcripte göre canlılığı ayırt etmek için kullanılan iki basit kriter: (1) Dış dünyadan yarı-izole olmayı sağlayan bir organizasyon (yani bir nevi 'vücut'), ve (2) bu yarı-denge halindeki organizasyonu yani homeostazisi sürdürmeyi sağlayan, entropi artışına yerel olarak karşı koymayı mümkün kılan bir 'iç aktivite' veya metabolizma.

  • Organizasyon (yarı-izole yapı / vücut)

    Canlılık kriterlerinden biri olarak geçen kavram; dış dünyadan yarı-izole olmayı sağlayan yapı, yani organizmanın sınırlarını ve iç-dış ayrımını sağlayan 'vücut' benzeri düzen.

  • Metabolizma / iç aktivite

    Canlılık kriterlerinden diğeri; organizmanın içindeki faaliyetler bütünü, dışarıdan alınan enerjiyi kullanarak kimyasal bağlardaki enerjiyi açığa çıkarma, parçaları onarma, yeni yapılar inşa etme ve entropi artışına yerel olarak karşı koyma işlevlerini yapan süreçler.

  • Homeostazis

    Organizmanın yarı-denge halinde tuttuğu iç durum; organizasyonun sürdürülmesini sağlayan denge hali (transcriptte 'yarı-denge halindeki organizasyonu' ifade eder).

  • Entropi

    Transcript'te geçen bağlamıyla entropi, düzensizlik veya enerji dağılımındaki artış eğilimi; canlıların ve metabolizmanın görevi bu entropi artışına yerel olarak karşı koymak, yani düzeni ve işlevi korumaktır. Ayrıca transcript'te 'entropi bütçi'nden ve Dünya'nın net entropi değişiminin negatif olabileceği olasılığından söz edilir.

  • Biyosfer

    Canlı küresi; Gaia Hipotezi bağlamında Dünya'nın canlıları kapsayan katmanı.

  • Atmosfer

    Hava küresi; Dünya'yı çevreleyen gaz tabakası. Transcript'te biyosferle birlikte Dünya'yı oluşturan düzenleyici sistemlerden biri olarak tanımlanır.

  • Hidrosfer

    Su küresi; okyanuslar, denizler, göller ve suyla ilgili küresel sistem. Gaia Hipotezi bağlamında Dünya düzeninin bir parçası olarak ele alınır.

  • Pedosfer

    Toprak küresi; Dünya'nın toprak katmanları ve toprakla ilişkili süreçler. Transcript'te biyosfer, atmosfer ve hidrosfer ile birlikte Dünya'yı oluşturan sistemlerden biri olarak anılır.

  • Sera gazları

    Transcripte örnek olarak verilen karbondioksit ve metan gibi gazlar; yüzeyden yansıyan kızılötesi ışınların uzaya kaçmasını engelleyerek onları Dünya yüzeyine geri döndüren ve böylece gezegenin enerji dengesini ısıtıcı yönde etkileyen gazlar.

  • Kızılötesi ışınlar (infrared)

    Dünya yüzeyinden yansıyan veya yayılan, uzaya gitmesi gereken enerjinin bir parçası olan ışınlar; sera gazları bu ışınların uzaya savrulmasını engelleyip geri döndürerek ısı tutulumuna neden olur.

  • Küresel ısınma

    Transcripte göre gezegen yüzeyinde bulunan enerjinin artması, Dünya'nın 'ateşinin' yükselmesi durumu; sera gazları etkisiyle yüzeydeki enerji artışı ve bunun gezegen üzerinde yarattığı olumsuz sonuçlar bağlamında kullanılır.

  • Fitoplankton

    Okyanuslardaki mikroskobik fotosentetik organizmalar; transcriptte özellikle yüksek enerji koşullarında sayıları artan ve DMSP ile bazı organik bileşikleri sentezleyen grup olarak anılır.

  • Kokolitoforitler

    Fitoplanktonların bir türü; transcriptte fitoplanktonların, özellikle kokolitoforitler gibi türlerin sayısının artabildiği ve belirli organosülfür bileşikleri ürettikleri örneği verilir.

  • Dimetilsülfoniyopropiyonat (DMSP)

    Fitoplanktonlarca sentezlenen bir organosülfür bileşiği; transcriptte DMSP'nin üretilip parçalandıkça denizlerde ve atmosferde dimetil sülfit oluştuğu anlatılır.

  • Ozmolit (osmolit)

    Transcript'te fitoplanktonların sentezlediği 'ozmolit' adını verdikleri diğer organik bileşikler olarak geçen terim; osmolitler genel olarak hücrelerin osmotik dengesini koruyan organik moleküllerdir (transcript bağlamında fitoplankton tarafından üretilen organikler olarak anılıyor).

  • Dimetil sülfit (DMS)

    DMSP'nin parçalanmasıyla önce denizlerde sonra atmosferde oluşmaya başlayan uçucu kükürt bileşiği; transcriptte atmosferde oksidize olduğunda sülfat aerosollerinin oluşmasına neden olduğu ve bunun bulut oluşumunu etkilediği anlatılır.

  • Sülfat aerosolleri

    Atmosferde dimetil sülfitin oksidasyonu sonucu oluşan küçük parçacıklar; transcript'e göre bu aerosoller buz kristallerinin oluşmasını kolaylaştıran tohumlar gibi davranır ve bulutların yansıtıcılığını artırarak daha fazla güneş ışığını geri yansıtılmasına yol açar.

  • Nükleasyon

    Atmosferik bağlamda buz kristalleri ya da su damlacıkları için başlangıç/çekirdek oluşturma süreci; transcriptte sülfat aerosollerinin bu nükleasyonu kolaylaştırdığı ve böylece bulut oluşumunu etkilediği belirtilir.

  • Bulut yansıtıcılığı / albedo

    Bulutların Güneş'ten gelen ışığı geri yansıtma yeteneği; transcriptte aerosoller arttıkça bulutların yansıtıcılığının (albedosunun) arttığı, bunun da daha fazla güneş ışığının uzaya geri yansıtılmasına ve yüzeyin korunmasına yol açtığı anlatılır.

  • CLAW Mekanizması

    Robert Jay Charlson, James Lovelock, Meinrat Andreae ve Stephen Warren'ın soyadlarından adını alan hipotez; fitoplanktonların (ör. kokolitoforitler) ürettiği DMSP ve bunun atmosferde DMS'e dönüşüp sülfat aerosolleri oluşturarak bulut yansıtıcılığını artırması yoluyla gezegensel bir negatif geribildirim sağlayabileceğini öne sürer. Transcript buna Gaia Hipotezi'nin öngördüğü düzenleyici mekanizmalardan biri örneği olarak yer verir.

  • Anti-CLAW hipotezi

    CLAW mekanizmasının tersini öngören hipotez; transcriptte buna göre küresel ısınma okyanuslarda stratifikasyona (katmanlaşmaya) yol açar, yüzey fitoplanktonlarının besin kaynakları azalır, DMSP ve dolayısıyla DMS üretimi düşer, yeterince sülfat aerosolu oluşmaz, nükleasyon azalır ve bulut yansıtıcılığı düşerek ısınmanın daha da artmasına neden olan pozitif bir geribildirim oluşur.

  • Stratifikasyon (okyanus katmanlaşması)

    Transcript'te okyanus yüzeyinin sıcaklığı arttığında oluşan katmanlaşma olayı; bu katmanlaşma yüzey ile derinler arasındaki karışımı azaltır, derinlerde üretilen minerallerin yüzeye gelmesini engeller ve böylece fitoplanktonların beslenmesini zorlaştırabilir.

  • Geri besleme (feedback)

    Sistemin yaptığı tepkinin başlangıçtaki etkiyi zayıflatması veya güçlendirmesi süreci. Transcript'te negatif geribesleme döngüleri (dengeyi koruyucu tepkiler) ve pozitif geribesleme döngüleri (değişimi güçlendirici tepkiler) olarak örneklendirilir.

  • Negatif geribesleme döngüsü

    Sistemde bir değişiklik olduğunda o değişikliğin etkisini azaltacak yönde işleyen döngü; transcript'te Dünya'ya zarar veren veya yaşam için uygun dengeleri değiştiren bir şey olduğunda, parçaların tepkisinin bu etkiyi zayıflatacak yönde olması örneğiyle açıklanır.

  • Pozitif geribesleme döngüsü

    Sistemde bir değişiklik olduğunda o değişikliğin etkisini artıran, değişimi güçlendiren döngü; transcript'te Anti-CLAW senaryosunda görüldüğü gibi ısınmanın daha fazla ısınmayı teşvik etmesi örneğiyle kullanılır.

  • Evrim / evrimsel adaptasyon

    Transcript'te canlıların değişen şartlara uyum sağlayabilme yeteneğinin, o canlının birçok kopyasını üretmesi ve bu kopyalardan yalnızca bazılarının hayatta kalıp tekrar üretmesi sürecinin sürekli tekrarı yoluyla gerçekleştiği; kısaca üreme, varyasyon ve seçilim yoluyla ortaya çıkan adaptasyon süreci olarak tanımlanır. Dünya'nın tek bir kopya olması nedeniyle kendini kopyalayarak evrimleşemeyeceği vurgulanır.

  • Terraformation / Dünyalaştırma

    Transcript'te geçen fütüristik fikir; insanların bir sonraki gezegene geçip orayı 'Dünyalaştırıp', yani Dünya'ya benzer hale getirerek (terraforme ederek) Dünya'ya benzeyen kopyalar yaratabilecekleri düşüncesi. Gaia Hipotezi bağlamında Dünya'nın uzantıları olarak canlılığın kopya üretme yeteneği ile ilişkilendirilir.

  • UVA ve UVB

    Güneş'ten gelen ultraviyole ışınlarının iki türü; transcriptte UVA ve UVB'nin deriyi etkileyip melanini parçaladığı, D vitamini ve folat dengesiyle ilişkili tepkilerin melanin üretimini tetikleyebildiği, bunun sonucunda derinin koyulaşarak Güneş ışınlarına karşı koruyucu bir kalkan ürettiği örneği verilir.

  • Melanin

    Ciltte bulunan bir pigment; transcriptte UVA/UVB'ye maruz kalınca melanin üretiminin arttığı, derinin karardığı ve bunun vücuda zarar veren Güneş ışınlarına karşı daha etkili bir koruyucu kalkan sağladığı örneğiyle açıklanır.

  • Ozmolitlerin (osmolitlerin) rolü

    Transcriptte fitoplanktonların ürettiği 'ozmolit' adı verilen organik bileşiklerden söz edilir; bunlar bağlamında, fitoplanktonların yüksek miktarda DMSP ve diğer organik mol eküler üretimleri, sonradan parçalanıp atmosferde dimetil sülfit ve sülfat aerosollerine yol açarak bulut oluşumunu etkileyebilir.

  • Bilimsel yanlışlanabilirlik (falsifiability)

    Transcript'te bir bilginin veya teorinin bilimsel sayılabilmesi için öngörü gücüne sahip, yanlışlanabilir ve test edilebilir olması gerektiği vurgulanır; Gaia Hipotezi'nin zayıf versiyonunun bu kriterlere uygun olarak bazı öngörülerde bulunabileceği, fakat genel olarak hipotezin henüz kabul görmediği belirtilir.

Doğru Bilinen Yanlışlar

  • Gaia Hipotezi gezegenin bilinçli, amaçlı veya insan benzeri bir zihin taşıdığını gösterir (Güçlü Gaia).

    Güçlü Gaia biçimi bilimsel bir temele sahip değildir ve gezegenin bilinçli olduğunu iddia etmek için kanıt yok; bilimsel tartışma daha çok Zayıf Gaia'nın incelenip sınanabilir iddiaları etrafındadır.

  • Internetteki mistik Gaia anlatımları bilimsel Gaia ile aynıdır.

    Hayır; internet üzerindeki Yeni Çağ ve mistik yorumlar genellikle 'Güçlü Gaia'ya dayanır ve bilimsel yöntemle desteklenmez; Zayıf Gaia ise biyolojik ve jeokimyasal süreçlerin habitatı şekillendirdiğini inceleyen ılımlı bir yaklaşımdır.

  • CLAW mekanizması kesin olarak küresel ısınmayı azaltır ve Dünya kendi kendini güvenle soğutabilir.

    CLAW bir hipotezdir; Anti-CLAW gibi tersi senaryolar da mümkündür ve güncel çalışmalar bu mekanizmanın iklim değişimi üzerindeki etkisinin küçük olabileceğini göstermektedir.

  • Tek bir geri besleme döngüsü (örneğin bulut albedosu) iklim değişimini tamamen kontrol edebilir veya çözebilir.

    İklim çok karmaşık bir ağdır ve tek bir mekanizma tüm zinciri kontrol edemez; birçok farklı etkileşim ve geri besleme bir arada çalışır ve basit bir mekanizma problemi çözemez.

  • Dünya bir organizma sayılmalı çünkü gezegen homeostaz uygular ve enerjisini dengede tutar.

    Gezegen ölçeğinde regülasyon ve homeostaz benzeri süreçler olabilir, ancak klasik canlılık tanımı çoğalma/evrim mekanizmalarını içerir; Dünya bu çoğaltma yeteneğine sahip olmadığından tam anlamıyla canlı kabul edilmez.

  • Gaia Hipotezi artık bilimin aktif, geniş kabul gören bir alanıdır.

    Gaia Hipotezi tarihsel olarak tartışıldı ve bazı konferanslar düzenlendi; ancak günümüzde geniş kabul görmüş bir teori değil ve aktif ana araştırma alanı olarak görülmüyor.

  • Her yerde örüntü görüp 'bu gezegenin canlı olduğuna' karar vermek bilimsel bir yaklaşımdır.

    Beynimiz örüntü aramaya eğilimlidir; bilimde en büyük hata kendini kandırmaktır; bu yüzden iddialar objektif kanıt ve test edilebilirlik temelinde değerlendirilmelidir.

  • İnsanların gezegen üzerinde yarattığı etki doğal veya düzenleyici sistemler tarafından mutlaka düzeltilecektir.

    Bazı doğal negatif geri beslemeler olabilir ama insan kaynaklı hızlı sera gazı artışı benzersiz bir bozulma yaratıyor ve doğal sistemlerin bunu otomatik olarak dengede tutacağı garanti değil.

Sorular

  • Dünya bir organizma gibi canlı olabilir mi?

    Zayıf biçimde bazı açıdan 'evet' denebilir çünkü Dünya'da organizasyon ve iç aktiviteye benzer regülasyon süreçleri var; ancak güçlü iddia (Gezegenin gerçekten canlı, bilinçli veya evrimleşen bir organizma olduğu) bilimsel olarak desteklenmiyor ve Dünya klasik anlamda üremediği için tam bir canlı sayılmaz.

  • Canlılık tanımı olarak hangi iki basit kriter kullanılabilir?

    Birincisi dış dünyadan yarı-izole olmayı sağlayan bir organizasyon (vücut benzeri bütünleşme), ikincisi ise bu bütünlüğü sürdürebilen iç aktivite/metabolizma ve homeostazidir.

  • Gaia Hipotezi nedir?

    Gaia Hipotezi, yaşam ile inorganik çevrenin ayrılmaz bir bütün oluşturduğunu ve bu bütünün kendi kendini regüle eden süreçlerle gezegen ölçeğinde denge kurmaya çalıştığını öne süren fikirdir.

  • Dünya iklimini nasıl dengeleyebiliyor gibi görünüyor?

    Çeşitli biyolojik, kimyasal, fiziksel ve jeolojik geri besleme mekanizmaları (örneğin atmosfer-gıda-hidrolojik döngüler) enerji dengesini dar bir aralıkta tutmaya yardımcı olur; bazı örnekler fitoplankton-DMS-aerosol-bulut zincirleri gibi mekanizmalardır.

  • CLAW mekanizması nedir ve nasıl çalışır?

    CLAW; fitoplanktonların DMSP üreterek DMS oluşturması, bunun atmosferde sülfat aerosolüne dönüşmesi ve bunun da bulut nükleasyonunu artırıp albedoyu yükselterek soğutma sağlayabileceğini öne süren mekanizmadır.

  • CLAW mekanizması iklim krizini çözer mi?

    Hayır; bu mekanizmanın varlığı tartışmalı, Anti-CLAW gibi tersi etkiler de mümkün ve güncel incelemeler CLAW/Anti-CLAW etkilerinin iklim değişimi üzerindeki toplam etkisinin çok küçük olabileceğini gösteriyor.

  • Gaia Hipotezi bilimsel olarak kabul görüyor mu?

    Genel olarak hayır; Zayıf Gaia araştırma programı olarak anlamlı olabilir ama Gaia Hipotezi geniş anlamda kabul görmüş, yerleşik bir teori değildir ve Güçlü Gaia mistik yorumları bilimsel dayanağa sahip değildir.

  • Dünya 'canlı' sayılmaması için en güçlü argüman nedir?

    Evrimsel adaptasyonun temelini oluşturan üreme ve çoğaltma mekanizmasının Dünya düzeyinde mevcut olmaması; Dünya tek bir kopyadır ve kendini kopyalayarak doğal seçilim mekanizmalarıyla evrimleşmez.

  • Dünya'nın enerji dengesi tarihsel olarak ne durumda?

    Jeolojik zaman ölçeğinde (ör. son 540 milyon yıl) Dünya yüzey sıcaklıkları görece sınırlı değişim göstermiş; bu istikrar Gaia savunucuları tarafından regülasyona işaret olarak yorumlanabiliyor, ama insan kaynaklı son 200 yıllık hızlı ısınma bunun bir istisnasıdır.

  • Gaia Hipotezi bilimsel olarak ne kazanabilir?

    Zayıf bir formda Gaia Hipotezi, gezegen düzeyindeki geri besleme mekanizmalarını öngörüp araştırmacıları belirli döngüleri aramaya yönlendirebilir; yani yanlışlanabilir ve test edilebilir tahminler üretebilir.

Ön Bilgiler

  • Temel biyoloji (özellikle canlılık kriterleri ve metabolizma kavramı)
  • Evrimsel biyoloji ve doğal seçilim prensipleri
  • Termodinamik temel kavramları, özellikle entropi
  • İklim bilimi temel bilgisi (sera gazları, radyatif denge, albedo)
  • Atmosferik kimya ve aerosol fiziği hakkında temel bilgi
  • Okyanus bilimi temel kavramları (fitoplankton, stratifikasyon)
  • Paleoklimatoloji ve jeolojik zaman ölçeği hakkında temel anlayış
  • Bilimsel metodoloji ve yanlışlanabilirlik kavramı
  • Genel ekoloji ve biyojeokimyasal döngüler bilgisi

Tarihsel Bağlam

  • The Matrix filminden Ajan Smith'in 'İnsanlar memeli değil' sözünün alıntılanması
  • James Lovelock'un yakın zamanda ölümü (transkripte 'geçtiğimiz haftalarda' ifadesi)
  • Gaia Hipotezi'nin James Lovelock ve Lynn Margulis tarafından savunulması
  • CLAW Mekanizması'nın Robert Jay Charlson, James Lovelock, Meinrat Andreae ve Stephen Warren tarafından önerilmesi
  • Anti-CLAW Hipotezi'nin önerilmesi
  • Gaia Hipotezi'nin Güçlü Gaia ve Zayıf Gaia olarak ikiye ayrılması
  • 1985-2006 yılları arasında Gaia Hipotezi üzerine 4 akademik konferans düzenlenmesi
  • Yaklaşık 300 milyon yıl önce Dünya ortalama sıcaklığının günümüzden ~2 santigrat derece daha düşük olması
  • Yaklaşık 45 milyon yıl önce yaşanan 12-13 santigrat derece civarındaki ısınma olayı
  • Son 200 yılda belirginleşen iklim krizi / küresel ısınma etkilerinin artışı
  • Son 540 milyon yıl
  • 300 milyon yıl önce
  • 45 milyon yıl önce
  • Son 200 yıl
  • 1985-2006 yılları arası

Kişiler

  • Ajan Smith

    Matrix filminden alıntılanarak insanların memeli olmadığı ve ‘virüs’ benzetmesi bağlamında kullanıldı.

  • James Lovelock

    Gaia Hipotezi'ne atıf yapılırken, yakın zamanda kaybedildiği ve hipotezde önemli bir isim olduğu belirtildi.

  • Lynn Margulis

    Gaia Hipotezi'ni destekleyenlerden biri olarak anıldı; ayrıca Carl Sagan'ın ilk eşi olduğu söylendi.

  • Carl Sagan

    Lynn Margulis'in ilk eşi olarak bağlam içinde anıldı.

  • Robert Jay Charlson

    CLAW Mekanizması'nın adlandırılmasında adı geçen bilim insanlarından biri olarak anıldı.

  • Meinrat Andreae

    CLAW Mekanizması'nın adlandırılmasında adı geçen bilim insanlarından biri olarak anıldı.

  • Stephen Warren

    CLAW Mekanizması'nın adlandırılmasında adı geçen bilim insanlarından biri olarak anıldı.

Söz takipçisi

Bu Videodaki Sözler

Bu videoda verilenler

Dünya'nın entropi bütçesi: gezegenimizde entropi nasıl değişiyor ve yaşamın entropiyi nasıl etkilediği

Dünya'da hem organizasyon var, hem de entropi artışına direnen bir iç aktivite var. Size bir ara Dünya'nın entropi bütçesini anlatacağım, yani gezegenimizde entropi nasıl değişiyor, yaşamın varlığı entropiyi nasıl etkiliyor gibi konulara bakacağız. Orada da göreceğimiz üzere, Dünya'nın entropisi oldukça dengeli bir halde, hatta bazı çalışmalara göre açık bir sistem olan Dünya'nın net entropi değişimi negatif bile olabilir, yani düzensizliği giderek azalıyor bile olabilir!

Evrenlerin kendi kopyalarını üretmesi/çoklu evren fikrinin gerçekliğin doğasına etkileri — bu konuyu ilerleyen videolarda işleyeceğim

Bu durumda gerçekliğin doğasına dair düşüncelerimiz nasıl değişirdi dersiniz? Bunu ilerleyen videolarda işleyeceğim, eğer kaçırmak istemezseniz, kanal bildirimlerini şimdi açmayı unutmayın. Ayrıca Evrim Ağacı olarak size üzerine düşünecek yeni bir şeyler verebiliyorsak, daha fazlasını ve daha kalitelilerini üretebilmemiz için sabit yorumlardaki bağlantıları kullanarak Patreon, Kreosus veya YouTube destekçilerimiz arasına katılabilirsiniz.

Bu videoyla tutulanlar

Gaia Hipotezi — Dünya'nın canlı bir organizma olduğunu savunan görüşün ayrı bir videoda ele alınması

Örneğin Gaia Hipotezi, Dünya'nın canlı bir organizma olduğunu savunuyor. Ama bu da bir başka videonun konusu. Canlılıkla cansızlık arasındaki farkın muğlaklaştığı bir diğer nokta da, canlılığın başlangıcı, yani abiyogenez olayı.