İçerikler - Sayfa 730

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Endonezya'da Keşfedilen Domuz Resimleri, Dünya'nın En Eski Mağara Sanatı Olabilir!
MakaleEndonezya'da Keşfedilen Domuz Resimleri, Dünya'nın En Eski Mağara Sanatı Olabilir!

Endonezya'nın saklı vadilerinden birinde, modern gözlerin gördüğü en eski simgesel sanat eserlerine aday bir resimle dekore edilmiş bir mağara bulunuyor.

Science Advances dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, bu dut tonlarıyla çizilip boyanmış, canlı renkli domuz tasviri 45.500 yıl öncesine dayanıyor.[1] Bu resim, Aralık 2017'de Leang Tedongnge adlı bir mağaranın derinlerinde, Griffith Üniversitesi lisansüstü öğrencilerinden Basran Burhan'ın dahil olduğu bir arkeoloji araştırmasında keşfedildi. Resimdeki hayvan, mağaranın bulunduğu Sulawesi Adaları'nda hala yaşamakta olan bir domuz türünü andırıyor.

30
Paylaş
Programlı Hücre Ölümü: Apoptosis (Apoptoz) Nedir? Canlılar Neden Hücrelerini Bilerek Öldürürler?
MakaleProgramlı Hücre Ölümü: Apoptosis (Apoptoz) Nedir? Canlılar Neden Hücrelerini Bilerek Öldürürler?

Apoptosis (veya apoptoz), "programlı" hücre ölümü demektir; yani hücrenin ölmesi beklenen bir zamanda, kontrollü olarak ölmesidir. Ancak her hücre ölümü kontrollü veya programlı değildir, dolayısıyla bu farklı ölüm türlerinin arasındaki farkı bilmek önemlidir.

Ölüm ile ilgili yazımızda detaylıca anlattığımız gibi, canlılığın temel niteliklerinden biri olarak organizmalar bir noktada ölürler. Yani hücre ölümü, çoğalma ve farklılaşma gibi, hücrenin temel yaşam süreçlerinden biridir. Hücre ölümü, hem embriyonik gelişimde hem de zararlı hücrelerden kurtulma konusunda büyük rol oynar ve vücut homeostazını korumamızı sağladığı için son derece önemlidir.

107
Paylaş
Eğer 66 Milyon Yıl Önce Bir Asteroit Çarpmamış Olsaydı, Dinozorlar Günümüzde Halen Hüküm Sürüyor Olabilirdi!
MakaleEğer 66 Milyon Yıl Önce Bir Asteroit Çarpmamış Olsaydı, Dinozorlar Günümüzde Halen Hüküm Sürüyor Olabilirdi!

Bath Üniversitesi ile Doğa Tarihi Müzesi araştırmacılarının dinozor çeşitliliğini inceleyen yeni bir çalışması; dinozorların, 66 milyon yıl önce sonlarını getiren bir asteroitin çarpmasından önce sayılarında herhangi bir düşüş olmadığını gösteriyor. Öyle ki araştırmacılara göre çarpışma gerçekleşmemiş olsaydı, dinozorlar Dünya'yı hükmetmeye devam etmiş olabilirdi.

Dinozorlar, asteroit çarpmasının gerçekleştiği Geç Kretase dönemi sırasında her kıtada bulunup çoğu kara ekosisteminin hâkimi olarak dünya ve çevresine yayılmıştı. Ancak dinozorların yok oldukları sırada sayılarında bir düşüş yaşayıp yaşamadıkları konusu paleobiyologlar arasında hâlâ tartışmaya açıktır.

39
Paylaş
Kaostan Doğan Yeni Hücre Düzeni: Yoğuşma Bölgelerinin Keşfi Sayesinde, Yaşamın Kaotik Kimyası Baştan Keşfediliyor!
MakaleKaostan Doğan Yeni Hücre Düzeni: Yoğuşma Bölgelerinin Keşfi Sayesinde, Yaşamın Kaotik Kimyası Baştan Keşfediliyor!

Dünya üzerindeki herkesin Utah’taki Büyük Tuz Gölü’nde toplandığını düşünün. Herkes omuz omuza sıkışmış; ancak yine de etrafta koşturmaya çalışıyor. Dresden’deki Max Planck Moleküler Hücre Biyolojisi ve Genetiği Enstitüsünde hücre biyoloğu olan Anthony Hyman, bu düşüncenin hücre içerisindeki 5 milyar kadar proteinin davranışlarını anlamak konusunda bize yardımcı olabileceğini düşünüyor.

Hücrenin sitoplazma içerisinde büyüme, bölünme ve yaşama faaliyetlerini sürdürebilmesi için bir şekilde enzimlerin substratlarıyla, sinyal moleküllerinin de reseptörleriyle buluşması gerekir. Eğer hücre içerisindeki yoğuşmuş damlacıklar sitoplazmaya homojen olarak dağılırsa, moleküller arası etkileşimlerin gerçekleşmesi oldukça zor olacaktır. Bu nedenle biyomoleküller, hücre içerisinde eşit oranda dağılmamıştır. Zara bağlı organeller; molekülleri gruplara ayrıştırmak, kimyasal süreçlerin yönetimini düzenleyecek yüzeyler sağlamak ve hücrenin enerji kaynağı olan ATP’yi üretmek gibi bazı hücresel işlevlerin kontrol edilmesinden sorumludur. Ancak bilim insanlarının yeni yeni anlamaya başladığı üzere bu süreçler, hücresel düzenin kaynaklarından sadece birisidir.

21
Paylaş
Evrenden Yaşlı Yıldız mı Keşfedildi?
MakaleEvrenden Yaşlı Yıldız mı Keşfedildi?

Evrenden yaşlı bir yıldız keşfedilmedi çünkü evrenin yaşını belirleme (test etme) yöntemlerimizden birisi zaten evrendeki en yaşlı gök cisimlerini aramak. Nedenini anlamak da zor değil, evren oluşmadan yıldız oluşabilir mi hiç! Üstelik olay bununla da bitmiyor; bahsi geçen yıldızın yaş hesaplaması, evrenin yaşından fazla değil. Sadece hata aralığı büyük olduğu için bu limitin üzerine çıkıyor fakat o yaşta olamayacağını biliyoruz. Nedenleriyle ele alalım.

Birinci olarak evrenin günümüzde belirlenen yaşını inceleyelim. Standart modele göre yapılan Planck uydusu gözlemlerinin 2015 verilerine göre evrenin yaşı 13.799±0.021 milyar yıl. Buradaki ± (artı-eksi) işareti şunu ifade ediyor: Evrenin yaşı 13.778 ile 13.820 milyar yıl arasında bir yerlerde olmalı. Yani çok çok ufak bir hata payımız var, bu hata payı da elbette yaptığımız ölçümlerden geliyor, elinize bir cetvel alıp bir kalemin boyunu ölçmeye çalışsanız muhtemelen aynı hassasiyeti ancak yakalayabilirsiniz. 13 santimetrelik bir nesneyi 0.21 milimetre hassasiyetle ölçmek demek bu. Elbette iş bir kalemin boyunu ölçmekten çok çok daha zor olduğu için bu hata payı takdire şayan bir değerdir. Bu yaşın nasıl hesaplandığını detaylı olarak şu yazılarımızda bulabilirsiniz.

0
Paylaş