İçerikler - Sayfa 691

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Argon
MakaleArgon

Argon (Ar) atom numarası 18 olan ve periyodik tablonun 18. grubunda yer alan bir kimyasal elementtir. Argon, %0,934 (9340 ppmv) ile, Dünya atmosferinde en bol bulunan üçüncü gazdır. Doğada su buharından iki kat, karbondioksitten 23 kat ve neondan 500 kat daha fazla bulunur.

Argon, gezegenimizde en sık rastlanan asal gazlardan biridir ve yer kabuğun %0,00015’ini oluşturur. Dünya atmosferindeki argonun neredeyse tamamı, yer kabuğundaki potasyum-40'ın bozunmasından üretilen radyojenik argon-40'tır. Argon-36, süpernovalarda yıldız nükleosentezi tarafından en kolay şekilde üretildiği için, evrende en yaygın biçimde görülen argon izotopudur. Argon, suda oksijenle yaklaşık olarak aynı çözünürlüğe sahiptir ve azottan 2,5 kat daha fazla çözünür. Renksiz, kokusuz, yanıcı özelliklerine sahiptir.[1] Fakat tüm fazlarında toksik özellik göstermemektedir.[1] Argon, çoğu koşulda kimyasal olarak inerttir ve oda sıcaklığında hiçbir kararlı bileşik oluşturmaz.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
35
Paylaş
Çokkocalılık (Poliandri) Nedir? İnsan Toplumlarında Bir Kadının Çok Sayıda Erkek ile Evlenmesi Ne Kadar Yaygındır?
MakaleÇokkocalılık (Poliandri) Nedir? İnsan Toplumlarında Bir Kadının Çok Sayıda Erkek ile Evlenmesi Ne Kadar Yaygındır?

Bir erkeğin çok sayıda kadın ile evlendiğini duymuş olabilirsiniz peki ya bir kadının çok sayıda erkek ile evlenmesini duydunuz mu? Aslında doğada çok sayıda türde "çokkocalı ilişki" (ya da bilimsel adıyla poliandri) görülmektedir. Evrimsel yönden bu durumunun neden geliştiğine dahil farklı görüşler mevcuttur. En fazla kabul görülen görüş, dişinin çok sayıda erkek ile çiftleşerek neslini devam ettirme şansını arttırmasıdır. Dişi kedilerin birçok erkek kedi ile çiftleşmesi, bu konuda verilebilecek bariz örneklerden birisidir; ancak bu, sadece bir üreme stratejisi değildir. Örneğin Galapagos şahinleri, insanların sosyokültürel yapısı içerisinde kurdukları işbirliklerine benzer şekilde, sadece dayanışma amacıyla da çokkocalı ilişkiler sergilerler.[1]

İnsan popülasyonlarında poliandri (çokkocalılık, İng: "polyandry"), diğer üreme stratejilerine göre daha nadir gözüken bir durum olmasına rağmen, anaerkil insan toplumlarda sıklıkla gözlemlenebilir. Eski tarihlerden beri genellikle Uzak Doğu Asya ve Güney Asya ülkelerinde, akrabalık örüntülerinin iktisadi ve siyasi boyutunda etkin bir rol oynamaktadır. Günümüzde çokkocalığın temel olarak yaygın olduğu iki bölge bulunur: Tibet Platosu ve Güney Pasifik Adaları (özellikle de Markiz Adaları).[2] Bu iki bölge kadar olmamakla birlikte, dünya çapında; Güney ve Kuzey Amerika, Afrika'da dahil olmak üzere 53 farklı toplulukta poliandri gözlemlenir.[3]

50
Paylaş
İnsanlar, İnsan Dışı Türlere Neye Göre Merhamet ve Şefkat Göstermeyi (veya Göstermemeyi) Seçiyor?
Makaleİnsanlar, İnsan Dışı Türlere Neye Göre Merhamet ve Şefkat Göstermeyi (veya Göstermemeyi) Seçiyor?

İster beslenme, ister eğlence, gelenekler, bilimsel araştırmalar ya da vahşi yaşam işletmeleri için olsun, insanın diğer türlerle etkileşimleri sayısızdır, komplekstir ve ta insanın kökenlerine kadar gider. Bu etkileşimler, çoğu zaman sadece faydacı bir amaca dönük değildir. Hayvan refahı ve doğanın korunması tartışmalarında devamlı su yüzüne çıkan ve hatta kimi zaman radikal eylemlere yol açan, farklı yönlere dönük ve karmaşık duygular içeren bir doğaya sahiptir.[2][3]

Aynı gezegende, Dünya'da, evrimleşen milyonlarca organizmanın hepsi, insan türüne eşit düzeyde etki etmezler. Bu eşitsizlik öyle belirgindir ki, -olabildiğince objektif olması gereken- biyolojik çeşitlilik ve doğayı koruma araştırmaları bile, türlere karşı toplumsal genel yargılarından etkilenir.[4][5] Bu toplumsal genel yargılar hakkında birçok faktör öne çıkar: estetik, vücut ölçütü, savunmasızlık hissi...[6][7][8][9] Ne var ki, bir türe yönelik duygusal kavramalarımızın, o türün insan morfolojisini yansıtma (insan özelliklerinin, duygularının veya niyetlerinin insan olmayan varlıklara atfedilmesi) oranıyla direkt ilişkisi göze çarpar: Bize fiziksel, davranışsal veya bilişsel benzerlikler gösteren türlere karşı daha pozitif tepkiler uyandırırız. Empatik tepkilerimizin, omurgalı sınıflar arasında arasında, bize en yakın olanlara karşı ise çok yüksek olduğunu görüyoruz.[10][11][12]

57
Paylaş
Büyük Çekici Nedir?
MakaleBüyük Çekici Nedir?

Büyük Çekici, Samanyolu Galaksisi ile civarındaki birçok diğer galaksiyi üzerine çeken, çok büyük bir kütledir. Bunun biraz muğlak bir tanım olduğunu biliyoruz; çünkü bu "kütleçekimsel çekici"nin tam olarak neden böyle bir etkiye sahip olduğundan emin değiliz. Öyle ki bu kütle, galaksiler arası uzayda bir "kütleçekim anomalisi" olarak değerlendirilmektedir. Bir "anomali" olmasına rağmen, Laniakea Süperkümesi'nin görünürdeki kütleçekim merkezi olması bakımından astronomik öneme sahiptir.

Aslında Büyük Çekici, doğrudan gözleyebildiğimiz bir şey değildir; daha ziyade onu, yüz milyonlarca ışık yılı ötedeki galaksiler üzerindeki etkisiyle tespit edebilmekteyiz.[1] Onu gözleyememe nedenimiz, Büyük Çekici'nin "Kaçınma Bölgesi" (İng: "Zone of Avoidance") olarak bilinen, Samanyolu Galaksisi'nin gaz ve toz açısından çok yoğun olan merkezinin ardında kalan bir noktada yer almasıdır. Teleskoplarımızı buraya çevirdiğimizde, gaz ve toz bulutu dolayısıyla pek bir şey göremeyiz. Ama tabii ki civardaki yıldızların ve galaksilerin hareketlerine bakarak, nerede ne tür kütleçekim kaynakları olduğunu hesaplamak mümkündür. Buna bağlı olarak yapılan hesaplamalar, Büyük Çekici'nin kütlesinin, Samanyolu Galaksisi'nin toplam kütlesinin en az on binlerce katı olduğunu göstermektedir.

54
Paylaş
Hidroponik Tarım (Topraksız Tarım) Nedir? Geleceğin Tarım Yöntemi Olabilir mi?
MakaleHidroponik Tarım (Topraksız Tarım) Nedir? Geleceğin Tarım Yöntemi Olabilir mi?

İnsanların bitki yetiştirmediği bir dünya düşünebiliyor musunuz? Medeniyetimizin başlangıcından beri, hatta daha öncesinden bu yana çeşitli tarım ürünleri yetiştiriyor ve bizim için hayati olan besin enerjisini üretiyoruz. Tarımın yapılmadığı bir dünyada yaşamayı hayal etmek bile güç. Ancak insan nüfusu kontrol edilemez düzeyde artmaya devam ederken, tüm insanlığa yetecek düzeyde tarımcılığın nasıl yapılabileceği de bilimsel araştırmaların ve tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Tarımın tam olarak nasıl ve neden başladığı henüz kesin olarak bilinememektedir. Ancak olası açıklamalardan birisi, insanları tarıma iten unsurlardan birinin günümüzden binlerce yıl önce yaşanan iklim değişikliği olduğu yönündedir. Britannica Ansiklopedisi bu konuda yayınladığı bir makalede şöyle yazıyor:[1]

45
Paylaş