İçerikler - Sayfa 690

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Silikon (Silisyum)
MakaleSilikon (Silisyum)

Silikon, "Si" kısaltması ile sembolize edilen ve atom numarası 14 olan kimyasal bir elementtir. Mavi-gri metalik bir parlaklığa sahip, sert, kırılgan ve kristal bir katıdır. Dört değerlik elektrona sahiptir ve yarı iletken özellik göstermektedir. Periyodik tabloda 14. grupta yer alır. Tepkimeye girmeye pek yatkın değildir.

Jöns Jakob Berzelius, ilk olarak 1823 yılında silikonu hazırlayıp saf formda karakterize edebilmiştir. Silikonun oksijenle tepkimeye girmesi sonucu oluşan oksitler, silikatlar olarak bilinen bir anyon ailesi oluşturur. Sırasıyla 1414 °C ve 3265 °C olan erime ve kaynama noktaları, borun ardından tüm metaloidler ve ametaller arasında en yüksek sıcaklıklar olarak bilinmektedir.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
33
Paylaş
Fosfor
MakaleFosfor

Fosfor, sembolü "P" olan ve atom numarası 15 olan kimyasal bir elementtir. Saf fosfor, beyaz ve kırmızı fosfor olmak üzere iki ana formda bulunmaktadır. Ancak diğer elementlere kıyasla oldukça reaktif özellik gösteren bir element olduğu için, Dünya'da hiçbir zaman serbest halde bulunmaz. Minerallerde fosfor, genellikle fosfat olarak bulunur.

Saf fosfor ilk olarak, 1669'da "beyaz fosfor" olarak izole edilmiştir. Beyaz fosfor, oksijene maruz kaldığında hafif bir parıltı yayar, bu parıltının sebebi, beyaz fosforun oksidasyon tepkimesine girmesidir. Fosfor, canlıların yaşamı için son derece önemlidir. Fosfatlar (PO43− içeren bileşikler); DNA, RNA, ATP ve fosfolipidlerin bir bileşenidir. Saf fosfor ilk olarak insan idrarından izole edilmiştir. Ayrıca ölü hayvanların kemiklerinin işlenmesi ile elde edilen "kemik tozu", eski bir fosfat kaynağı olarak nitelendirilmektedir.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
30
Paylaş
Sülfür
MakaleSülfür

Sülfür ya da diğer bilinen ismi ile kükürt, S sembolüne sahip ve atom numarası 16 olan bir elementtir. Doğada bol miktarda bulunur; fakat buna rağmen çok değerlidir. Metalik bir element değildir. Elemental kükürt, oda sıcaklığında parlak sarı kristal bir katıdır.

Sülfür, birkaç farklı çok atomlu molekül oluşturabilir. En iyi bilinen allotropu oktasülfür siklo-S8 olarak nitelendirilmektedir. Oktasülfür; kokusuz, yumuşak, parlak ve sarı bir katıdır. Ancak saf olmayan örnekleri kibritlere benzeyen bir kokuya sahiptir.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
34
Paylaş
Klor
MakaleKlor

Klor, "Cl" ile sembolize edilen, atom numarası 17 olan ve halojenler arasında "en hafif" sıfatıyla ikinci sırada yer alan kimyasal bir elementtir. Periyodik tabloda Flor ile Brom arasında yer alır ve çoğunlukla bu elementlerin özellikleri aralarında orta düzeyde olduğu kabul edilir.

Klor, oda sıcaklığında sarı-yeşil renkte gözlemlenebilen bir gazdır. Aynı zamanda son derece reaktif bir element olan klor, güçlü bir oksitleyici ajan olarak da bilinir. Pauling ölçeğine göre elementler arasında en yüksek elektron afinitesine ve üçüncü en yüksek elektronegatifliğe sahiptir.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
33
Paylaş
Peto Paradoksu: Büyük Cüsseli Hayvanlarda Kanserleşme Neden Daha Az Görülür?
MakalePeto Paradoksu: Büyük Cüsseli Hayvanlarda Kanserleşme Neden Daha Az Görülür?

Kanser (malign neoplazi), çok hücreli canlıların büyük bir bölümünde karşılaşabileceğimiz belki de en gizemli hastalıklardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Gün geçtikçe teknolojinin ilerlemesi ile birlikte artan araştırmalar kanseri daha iyi bir şekilde anlamamıza ve çok çeşitli tedavi yöntemleri geliştirmemize olanak sağlamaktadır. Elbette herkesin kanser denilince az çok akıllarına bir şeyler gelmektedir fakat tam anlamı ile kanser nedir?

Kanser "kusursuz" olarak atfedilen hücresel işleyişinin kendi doğası gereği sekteye uğramasından meydana gelen birtakım hatalar sonucunda hücrenin davranışlarının normalin dışına çıkmasına verilen isimdir. Yani daha kısa bir deyim ile “kontrolsüz hücre çoğalması”. Genellikle bu tür bir olayın yıkıcı etkilerini engellemek adına canlılar evrimsel süreç içerisinde bazı adaptasyonlar kazanmışlardır. Bu adaptasyonlardan en bilindiği hücre içerisinde çeşitli nedenler ile biriken bozulmanın hücre işleyişini bozabilecek seviyeye geldiğinde aktifleşen kendi kendini yok etme mekanizması yani apoptoztur. Fakat eğer ki bu intihar girişimi başarısız olursa hücre bütünlüğü bir anlamda bozulur ve kanserli hücre olarak adlandırdığımız mevcut hücre boyutlarını aşabilen ve normal bir hücreye göre çok daha fazla besin tüketme eğiliminde olan yepyeni hücreler meydana gelebilir.

59
Paylaş