İçerikler - Sayfa 689

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Sodyum
MakaleSodyum

Sodyum, "Na" sembolü ile gösterilen ve atom numarası 11 olan kimyasal bir elementtir. Yumuşak, gümüş-beyaz renkli ve oldukça reaktif bir metaldir. Periyodik tablonun birinci grubunda yer alır ve bir alkali metal olarak tanımlanır. Bilinen tek kararlı izotopu 23Na'dır. Serbest metal hali doğada oluşmaz, bileşikler ile ayrıştırılması gerekir.

Sodyum, yerkabuğunda en sık bulunan altıncı elementtir. Sodalit ve kaya tuzu (NaCl) gibi çok sayıda mineralde bulunur. Pek çok sodyum tuzu suda kolayca çözünür. Saf hali, suda kendiliğinden alev alabildiği için yağ veya gazyağı içinde depolanır. Sodyum metali su üzerinde yüzer. Oda sıcaklığında sodyum metali, bir bıçakla kesebileceğiniz kadar yumuşaktır.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
33
Paylaş
Magnezyum
MakaleMagnezyum

Magnezyum, sembolü "Mg" ve atom numarası 12 olan kimyasal bir elementtir. Periyodik tablonun ikinci sütunundaki (grup 2 veya alkali toprak metaller) diğer beş element ile fiziksel özellikleri açısından benzerlik gösteren parlak gri renkte ve katı yapıda bir elementtir.

Magnezyum, tüm toprak alkali metaller arasında en düşük erime noktasına (649.85 °C) ve en düşük kaynama noktasına (1,089.85 °C) sahiptir. Havayla temas ettiğinde hafifçe kararır, ancak diğer ağır alkali toprak metallerinin aksine, oksijensiz bir ortamda saklamaya gerek yoktur; çünkü magnezyum, koruyucu bir oksit tabaka kaplamaya sahiptir.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
30
Paylaş
Alüminyum
MakaleAlüminyum

Alüminyum, sembolü "Al" olan, 13 atom numarasına sahip, 2,70 g/cm³ yoğunluğa sahip, gri renkli hafif metaldir. Alüminyum, yerkabuğunda en yaygın olarak bulunan üçüncü element olmasının yanı sıra demirden sonra en fazla kullanılan metaldir. Oksijen (%47) ve silikondan (%47) sonra yer kabuğunun en yaygın üçüncü bileşenidir (%28; ancak kütlece sadece %8'i oluşturur). Alüminyum, kimyasal olarak aktif bir malzeme olmasına rağmen, hava ortamında yüzeyinde oluşan sert ve güçlü oksit tabaka alüminyumun daha ileri safhada oksitlenmesini engelleyerek, korozyona karşı yüksek dayanıklı bir malzeme olmasını sağlamaktadır.

Hem rengi hem de ışığı yansıtma özelliği bakımından gümüşü andıran alüminyum; yumuşaktır, manyetik değildir ve sünektir. 27Al, tek kararlı izotopudur ve bu özelliği izotop alüminyumu evrendeki en yaygın on ikinci element yapar.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
25
Paylaş
Evrim Ağacı
UyarlayanBotanik1 dk.
Feed image
Makale

Nadir bitkiler; soyu tehdit altında olan bitki türleri, ticari değeri olmadığı için üretilmeyen, ticari değeri olsa bile yetiştirme zorluğundan ötürü çok az görülen veya popülaritesini yitirdiği için artık üretimi yapılmayan bitkilerdir. Nadir bitkileri araştırmak botanik için önemlidir; çünkü yapılan çalışmalar, nadir olarak görülen bitki türlerinin sıradan türlere göre hastalıklardan daha fazla etkilendiğini göstermektedir. Nadir türlerin, mantar ve bakteri gibi toprakta yaşayan mikroorganizmaların saldırılarına daha duyarlı olmaları, aslında ilk etapta nadir olarak bulunmalarının nedenlerinden biri olabilir. Biyologlar, Darwin zamanından beri, neden bazı bitki türlerinin diğer bitki türlerine göre daha az miktarda bulunduğunu anlamaya çalışıyorlar ve Bern Üniversitesi'ndeki araştırmacıların yaptığı bir araştırma, bu soruya cevap verebilir.

Uzun zamandır, yaygın olan canlı türlerinin yaygın bulunma sebebinin, çok çeşitli çevresel koşullarla avantajlı bir şekilde mücadele edebilmeleri olduğu varsayılmıştır. Bu nedenle bu avantajlı mücadele sonucunda yaygın türler, farklı iklimler veya topraklar için geniş bir toleransa sahip olacaklar ve birçok yerde büyüyebileceklerdir. Bununla beraber, bitkilerin toprakta olduğu gibi diğer organizmalarla etkileşime girme biçimleri de neden nadir miktarda bulunmalarına dair ışık tutabiliyor. Ne var ki bu konu, bilimde çok az sayıda araştırmacı tarafından yakından incelenmiştir.

42
Paylaş
Köpekbalığı Evrimi: 450 Milyon Yıllık Geçmişe Sahip Köpekbalıkları Nasıl Evrimleşti? Köpekbalıkları, 5 Büyük Yok Oluşu Nasıl Atlattılar?
MakaleKöpekbalığı Evrimi: 450 Milyon Yıllık Geçmişe Sahip Köpekbalıkları Nasıl Evrimleşti? Köpekbalıkları, 5 Büyük Yok Oluşu Nasıl Atlattılar?

Köpekbalıkları yüz milyonlarca yıldır aramızdalar ve daha ağaçların bile ortaya çıkmadığı zamanlara ait fosil kayıtlarında bile onları görebiliyoruz. Peki köpekbalıkları nasıl evrimleştiler? Onları "yaşayan fosiller" olarak nitelendirebilir miyiz? Beş büyük kitlesel yok oluşu birden atlatmayı nasıl başardılar?

İskeletlerinin çoğu kemikten ziyade kıkırdaktan oluştuğu için köpekbalıkları, kıkırdaklı balıklar olarak bilinen bir canlı grubuna aittir. İskeletlerinin bu yumuşak, esnek dokudan olmayan tek kısmı, dişleridir. Bu grup, balina köpekbalıkları ve büyük beyaz köpekbalıkları gibi daha çok bilinen cinsler ile beraber; tüm vatozları, tırpanaları ve az bilinen kimeraları (sıçan balığı, tavşan balığı veya hayalet köpekbalıkları olarak da bilinir) içerir.

57
Paylaş