İçerikler - Sayfa 679

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
CRISPR Gen Düzenleme Yöntemi Kullanılarak, Neandertal ve Denisovalı Geni İçeren Neandertal-Benzeri "Mini Beyinler" Oluşturuldu!
MakaleCRISPR Gen Düzenleme Yöntemi Kullanılarak, Neandertal ve Denisovalı Geni İçeren Neandertal-Benzeri "Mini Beyinler" Oluşturuldu!

Araştırmacılar, nesli tükenmiş iki insan akrabası; Neandertaller ve Denisovalılar tarafından barındırılan bir gen varyantını (çeşidini) içeren küçük, beyin-benzeri "organoidler" yarattılar. Kök hücre mühendisliği sayesinde insan kök hücreleri ile oluşturulan dokular, bu türlerin beyinlerinin gerçek temsilleri olmaktan uzakta; ancak boyut, şekil ve doku dahil olmak üzere insan organoidlerinden belirgin farklılıklar gösteriyorlar. Bulgular, bilim insanlarının insan beyninin evrimleşmesine izin veren genetik yolları anlamasına yardımcı olabilir.

Son çalışma, insanların evrim sürecinde kaybettiği gen varyantlarına bakarak, bu alandaki araştırmaları daha ileri bir boyuta taşıyor. Ancak Basel Üniversitesi Camp Laboratuvarı lideri Gray Camp, sonuçların etkileri konusunda şüpheci olmaya devam ediyor ve çalışmanın araştırılması gereken daha fazla soru yarattığını söylüyor.

41
Paylaş
Antipodlar, Güneş Sistemi'nin Sınırları ve GN-z11 Galaksisi: Size Şu Anda En Uzak Nesne Nedir?
MakaleAntipodlar, Güneş Sistemi'nin Sınırları ve GN-z11 Galaksisi: Size Şu Anda En Uzak Nesne Nedir?

Şu anda bulunduğunuz yere en uzak nesne nerede, hiç düşündünüz mü? Elbette, bunu bulmak için Dünya'nın geometrisini düşünmemiz gerekiyor: Dünya üzerinde, bulunduğunuz noktanın tam zıttına antipod deniyor. Mesela şu anda Türkiye'nin herhangi bir yerine bir delik açmaya başlayacak olsanız ve gezegenin tam öteki tarafından çıkacak olsanız, kendinizi Yeni Zelanda açıklarında, Pasifik Okyanusu'nun güneyinde bulurdunuz. Yani Türkiye'nin tam zıttı (antipodu), okyanusun ortasına denk gelir (antipodları incelemek için Geodatos veya AntipodesMap sitelerinden faydalanabilirsiniz).

Dünya'nın %29'unu karalar, %71'ini okyanuslar oluşturduğu için, antipodu kara olan kara parçalarının oranı çok az; birçok kara parçasının antipodu, suya denk geliyor. Örneğin Venezüela'nın Santa Rita bölgesinin antipodu, Endonezya'nın Malang kenti civarına denk geliyor (aşağıdaki haritada parlak yeşiller, antipodu kara olan karaları gösteriyor). Yani size şu anda Dünya yüzeyinde size en uzak olan nesne, antipodunuzda bulunuyor!

46
Paylaş
Kahve (Kafein) Tüketimi Arttıkça, Kalp Yetmezliği Riskinin Azaldığını Gösteren Bir Çalışma Daha Yayınlandı!
MakaleKahve (Kafein) Tüketimi Arttıkça, Kalp Yetmezliği Riskinin Azaldığını Gösteren Bir Çalışma Daha Yayınlandı!

Birçok deneysel çalışma, beslenme tarzı ile kalp sağlığı arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını incelemiştir. Bunların önemli bir bölümünde, beslenme dengesi ile kalp sağlığı arasında doğrudan bir ilişkinin var olduğu gösterilmiştir.[1][2][3] Koroner kalp hastalığı, kalp yetmezliği ve inme; Amerika Birleşik Devletleri'nde görülme sıklığının ve ölüm oranının en fazla olduğu rahatsızlıklar arasındadır.[4] Bu rahatsızlıkların önlenebilmesi için nicel olarak kişiselleştirilmiş ve risk faktörleri tanımlanmış tedavi modelleri geliştirilmiştir. Ancak bu modeller tamamiyle kişiye göre tanımlanmış modeller oldukları için, genel kapsamda yeterli olmayabilirler.[5][6]

Bireyselleştirilmiş bu modellerin kapsamının geliştirilebilmesi için Amerikan Ulusal Kalp Enstitüsü 1940'lı yıllarda "Framingham Kalp Çalışması" isimli bir çalışma başlattı. Bu çalışma, bireylerin yaşam tarzları ile kalp sağlığı arasındaki takibe dayalı bir ekip çalışmasını organize ediyordu. Bu çalışma, başladığı ilk günden itibaren birçok yararlı sonuç üretti ve halen kullanılmaya devam ediyor.[7][8] Bunun gibi yıllar boyu süren çalışmalar sonucunda, ölüm oranlarına yönelik bol miktarda veri toplandı. Bu veriler, istatistiksel ölüm oranlarına bakılarak tedavi yöntemleri geliştirilmesinde önemli rol oynasa da, potansiyel kalp hastalıklarını önleme girişimleri için halen yeterli değil.

72
Paylaş
Şehirlerin Oluşumu ve Bugünü: Bir Şehri "Şehir" Yapan Tek Şey Nüfus Kalabalıklığı mıdır?
MakaleŞehirlerin Oluşumu ve Bugünü: Bir Şehri "Şehir" Yapan Tek Şey Nüfus Kalabalıklığı mıdır?

Şehirler, tarihsel süreçte, bugünkü anlamından daha farklı bir çağrışım uyandırıyordu. Günümüz toplumlarında köyler, genelde şehirlerin etrafına yayılmış vaziyettedir. Örneğin Türkiye coğrafyasından örnek verecek olursak, 17. yüzyılda köy, hatta "boş arazi" olan bölgeler, bugün "şehir" statüsüne kavuşmuştur. Şehirlerin sayısı da medeniyetin gelişmesiyle doğru orantılı olarak çoğalmıştır.

Şehir, özellikle Orta Çağ’da tarım-harici girişimlerin olduğu yer olarak görülüyordu. Örneğin Weber'e göre büyük şehir; ekonomisi tarıma değil, ticaret ve üretime bağlı olan yerleşim yeridir.[1] Gerçekten de tarihte gördüğümüz, büyük şehirlerin oluşmasına yol açan en önemli etkenin ticaret olduğudur. Eğer bir bölgede toplulukların yolları kesişiyor ve artık oradaki ticaret sürekli hale geliyorsa, bölgenin şehirleşmesi muhtemeldir.

38
Paylaş
Solaklık ile İlişkili İlk Genler Bulundu ve Bu Genler, Beyin Yapısını da Değiştiriyor!
MakaleSolaklık ile İlişkili İlk Genler Bulundu ve Bu Genler, Beyin Yapısını da Değiştiriyor!

Bilim insanları, insan DNA'sında solaklıkla bağlantılı ilk genetik dizilimi buldular. Bu dizilim, özellikle beynin dile ilişkin bölgelerinde yapısal ve işlevsel yönüyle yakın ilişkili olduğunu gösteriyor.

Oxford Üniversitesi'ndeki araştırma grubu, bu ilişkinin sonucu olarak solak insanların sözel becerilerinin daha iyi olabileceğini öne sürdü. Fakat beyin gelişimi ve el seçimi arasındaki bağlantıya dair birçok soru bilim dünyasında hala aydınlatılmayı bekliyor.

80
Paylaş