İçerikler - Sayfa 680

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Kahve (Kafein) Tüketimi Arttıkça, Kalp Yetmezliği Riskinin Azaldığını Gösteren Bir Çalışma Daha Yayınlandı!
MakaleKahve (Kafein) Tüketimi Arttıkça, Kalp Yetmezliği Riskinin Azaldığını Gösteren Bir Çalışma Daha Yayınlandı!

Birçok deneysel çalışma, beslenme tarzı ile kalp sağlığı arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını incelemiştir. Bunların önemli bir bölümünde, beslenme dengesi ile kalp sağlığı arasında doğrudan bir ilişkinin var olduğu gösterilmiştir.[1][2][3] Koroner kalp hastalığı, kalp yetmezliği ve inme; Amerika Birleşik Devletleri'nde görülme sıklığının ve ölüm oranının en fazla olduğu rahatsızlıklar arasındadır.[4] Bu rahatsızlıkların önlenebilmesi için nicel olarak kişiselleştirilmiş ve risk faktörleri tanımlanmış tedavi modelleri geliştirilmiştir. Ancak bu modeller tamamiyle kişiye göre tanımlanmış modeller oldukları için, genel kapsamda yeterli olmayabilirler.[5][6]

Bireyselleştirilmiş bu modellerin kapsamının geliştirilebilmesi için Amerikan Ulusal Kalp Enstitüsü 1940'lı yıllarda "Framingham Kalp Çalışması" isimli bir çalışma başlattı. Bu çalışma, bireylerin yaşam tarzları ile kalp sağlığı arasındaki takibe dayalı bir ekip çalışmasını organize ediyordu. Bu çalışma, başladığı ilk günden itibaren birçok yararlı sonuç üretti ve halen kullanılmaya devam ediyor.[7][8] Bunun gibi yıllar boyu süren çalışmalar sonucunda, ölüm oranlarına yönelik bol miktarda veri toplandı. Bu veriler, istatistiksel ölüm oranlarına bakılarak tedavi yöntemleri geliştirilmesinde önemli rol oynasa da, potansiyel kalp hastalıklarını önleme girişimleri için halen yeterli değil.

72
Paylaş
Şehirlerin Oluşumu ve Bugünü: Bir Şehri "Şehir" Yapan Tek Şey Nüfus Kalabalıklığı mıdır?
MakaleŞehirlerin Oluşumu ve Bugünü: Bir Şehri "Şehir" Yapan Tek Şey Nüfus Kalabalıklığı mıdır?

Şehirler, tarihsel süreçte, bugünkü anlamından daha farklı bir çağrışım uyandırıyordu. Günümüz toplumlarında köyler, genelde şehirlerin etrafına yayılmış vaziyettedir. Örneğin Türkiye coğrafyasından örnek verecek olursak, 17. yüzyılda köy, hatta "boş arazi" olan bölgeler, bugün "şehir" statüsüne kavuşmuştur. Şehirlerin sayısı da medeniyetin gelişmesiyle doğru orantılı olarak çoğalmıştır.

Şehir, özellikle Orta Çağ’da tarım-harici girişimlerin olduğu yer olarak görülüyordu. Örneğin Weber'e göre büyük şehir; ekonomisi tarıma değil, ticaret ve üretime bağlı olan yerleşim yeridir.[1] Gerçekten de tarihte gördüğümüz, büyük şehirlerin oluşmasına yol açan en önemli etkenin ticaret olduğudur. Eğer bir bölgede toplulukların yolları kesişiyor ve artık oradaki ticaret sürekli hale geliyorsa, bölgenin şehirleşmesi muhtemeldir.

38
Paylaş
Solaklık ile İlişkili İlk Genler Bulundu ve Bu Genler, Beyin Yapısını da Değiştiriyor!
MakaleSolaklık ile İlişkili İlk Genler Bulundu ve Bu Genler, Beyin Yapısını da Değiştiriyor!

Bilim insanları, insan DNA'sında solaklıkla bağlantılı ilk genetik dizilimi buldular. Bu dizilim, özellikle beynin dile ilişkin bölgelerinde yapısal ve işlevsel yönüyle yakın ilişkili olduğunu gösteriyor.

Oxford Üniversitesi'ndeki araştırma grubu, bu ilişkinin sonucu olarak solak insanların sözel becerilerinin daha iyi olabileceğini öne sürdü. Fakat beyin gelişimi ve el seçimi arasındaki bağlantıya dair birçok soru bilim dünyasında hala aydınlatılmayı bekliyor.

80
Paylaş
Feed image
Makale

Dünya nüfusu orantısız bir şekilde artarken, mevcut doğal su kaynakları üzerindeki stres de hem miktar hem de kalite açısından artmaya devam ediyor. Günümüzde, yüzyılın en temel çevre sorunu olarak tahmin edilen su için, küresel çapta bir rekabet bulunuyor. Neredeyse 1 milyar insanın temiz suya erişimi bulunmuyor ve bu sayının önümüzdeki on yıllarda keskin bir şekilde artacağı öngörülüyor.

2020 yılında Cape Town, susuz kalmaya tehlikeli düzeyde yaklaştı. Yağmurlu havasıyla nam salmış İngiltere bile kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya kalmış durumda. 2018’de Kaliforniya’da yaşanan olağanüstü kuraklık da, bu endişe verici soruna parlak bir ışık tuttu. Kaliforniya'da yaşanan yağışsızlık, eyaletin %80'inin aşırı veya istisnai bir kuraklık yaşamasına sebep olurken, kentsel alanlarda yaşanan su kesintileri özellikle çiftçileri zor durumda bıraktı. Daha da yakınlardan örnek vermek gerekirse, Türkiye’de son 5 senede yapılan gözlemler, yaşadığımız kuraklığın her geçen sene daha kötüye gittiğini gösteriyor. Yağış düzensizliği ve yetersizliği sebebiyle, rezervuarlar ve akarsu akış seviyeleri rekor düşük seviyelere ulaştı.

103
Paylaş
Yeşil Ekonomi Nedir? Giderek Büyüyen Ekonomik, Toplumsal ve Ekolojik Krize Karşı, İşlevsel Bir Çözüm Olabilir mi?
MakaleYeşil Ekonomi Nedir? Giderek Büyüyen Ekonomik, Toplumsal ve Ekolojik Krize Karşı, İşlevsel Bir Çözüm Olabilir mi?

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra genel çapta gözlemlenen ekonomik düzelmeler ile özellikle endüstriyel üretim ve tüketim fazlasıyla hızlanmıştır. Bu sayede Kuzey Yarımküre başta olmak üzere küresel bir tüketim alışkanlığı baş göstermiş ve toplumların sosyolojik yapıları ile beraber, doğal kaynaklarda da bozulmalar başlamıştır. Yeşil Ekonomi, bu alışkanlıkları tersine döndürmemiz gerektiğini ve hem gezegenle hem de diğer insanlarla kurulan ilişkileri elden geçirmemiz gerektiğini öne sürer. Krizler arası dönemlerde düzgün işlediği varsayılan serbest piyasa sisteminin bir kriz söz konusu olduğunda, Keynesyen politikaları gündeme getirerek devlet müdahalesini başrol yaptığı görülür. Hem 1929 yılında yaşanan Büyük Buhran'da hem de 2008'de yaşanan Finansal Kriz'de ortaya çıktığı üzere, süregelmekte olan ana akım iktisat rejimi mükemmel değildir ve Yeşil Ekonomi gibi alanların ortaya çıkması ile radikal şekilde sorgulanmaktadır.

Dünya'nın uzaydan çekilmiş fotoğrafları ilk defa yayınlandığında, Boulding şu yorumda bulunmuştu:

30
Paylaş