İçerikler - Sayfa 669

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Yapay Zeka, Tüm Kararları Bizim Yerimize Alarak, Seçim Yapma Yetimizi Köreltebilir mi?
MakaleYapay Zeka, Tüm Kararları Bizim Yerimize Alarak, Seçim Yapma Yetimizi Köreltebilir mi?

İnsanlığın teknoloji kullanımı tarihi, bir karşılıklı evrim (veya birlikte evrim) tarihi olarak süregelmiştir. Rousseau'dan Heidegger'a, Heiddegger'dan Carl Schmitt'e kadar uzanan pek çok filozof; teknolojinin, insanlığın hedeflerine erişebilen, tarafsız bir vasıta olmadığını iddia etmiştir. En temelinden en gelişmiş olanına kadar tüm teknolojik yenilikler, insanların bulundukları çevreyi kontrol altında tutması için kullanılır. Bu sebeple de insanları yeniden şekillendirebilir.[1] Yapay zeka, insanlık için yeni ve etkili bir araçtır ve bu aracın, insanlığı değiştirme gücü bulunmaktadır.

Yazının geliştirilmesi ve sonrasında icat edilen matbaa, tarihin en az hatayla kayda geçirilip bilginin kolaylıkla yayılmasını mümkün kılmıştır. Ama bu, yüzyıllardır süregelen bir gelenek olan hikaye anlatıcılığının sonunu getirmiştir.[2] Her yerde bulunan dijital kameralar ile telefon kameraları, insanların olayları deneyimleme ve algılama açısını değiştirmiştir.[3] Yaygın kullanılan GPS sistemleri, sürücülerin doğru güzergahta gitmesini sağlasa da, bu sistemlere bağlı kalmaları, sürücülerin yön duygularını köreltmiştir.[4]

47
Paylaş
Kenevirin Beyne Etkisi: Marijuana Tüketimi, Beyni Nasıl Değiştiriyor?
MakaleKenevirin Beyne Etkisi: Marijuana Tüketimi, Beyni Nasıl Değiştiriyor?

Kenevir bitkisinde (Cannabis sativa veya Cannabis indica) bulunan 489 bileşiğin 70’i kannabinoid denilen psikoaktif bileşiklerdir. Bu kannabinoidlerden en etkili ve en yoğun miktarda bulunanları delta 9-tetrahidrokanabional (THC) ve kanabidiyol (CBD) isimli iki moleküldür.[1] THC'nin anksiyete yaratıcı etkileri olduğu bilinirken, CBD anksiyete giderici etki göstermektedir.[2] Kannabinoidlerin etkisini inceleyen çoğu çalışmada sentetik kannabinoidler veya kenevirin temel etken maddesi sayıldığı için THC kullanılmaktadır. Bu, çalışmaların bulgularını kenevir tüketicilerinin günlük kullanımına uyarlarken bu da göz önünde bulundurulması gereken bir faktördür.

Kannabinoidler vücudumuzun içsel kannabinoid sinyal sisteminin parçaları olan ve çoğunlukla nöronların hücre zarlarında bulunan CB1 reseptörlerine bağlanarak etkilerini gösterirler (CB2 reseptörlerine de bağlanırlar; fakat bunlar daha çok bağışıklık sisteminde bulunduğu için, konumuzla alakasızdır). Bu reseptörler normalde n-arakidonoil-etanolamin (anandamid) ve 2-arakidonoil-gliserol gibi endokannabinoidler tarafından etkinleştirilir. THC de bu moleküllerle yakın bir kimyasal yapıya sahip olduğu için, benzer şekilde CB1 reseptörlerine bağlanarak hücre içindeki bazı kimyasal reaksiyonları tetikler. Bu reaksiyonlar sonucunda GABAerjik internöronlarda (ve az da olsa glutamaterjik nöronlarda) bazı nörotransmitterlerin salınımı inhibe eder.[1][3] Buna bağlı olarak, kenevir tüketimiyle ilişkilendirilen etkiler ortaya çıkar.

108
Paylaş
Suni Tenefüs Maketleri ve Michael Jackson: Paris'teki Ölü Bir Kız, Tarihteki En Çok Öpülen Dudaklara Nasıl Sahip Oldu?
MakaleSuni Tenefüs Maketleri ve Michael Jackson: Paris'teki Ölü Bir Kız, Tarihteki En Çok Öpülen Dudaklara Nasıl Sahip Oldu?

Michael Jackson'ın efsanevi şarkısı Smooth Criminal'ı bilmeyen yoktur. 7. stüdyo albümü olan Bad'in en meşhur parçalarından birisi olan bu şarkıyla ilgili o kadar çok ilginç şey var ki... Örneğin kütleçekimine karşı eğilme hareketinin fiziğiyle ilgili başlı başına ayrı bir yazımız mevcut. Ama bugün, şarkının en bilindik kısımlarından birine, "Annie are you OK?" sorusuna odaklanacağız. Ya da bizim memlekette bilindiği şekliyle: "Enni vici vokki". 

Michael Jackson tarafından tam 42 defa sorulan bu soru, aslında "Annie, iyi misin?" sorusuna karşılık geliyor. Hiç düşündünüz mü, kim bu Annie?

48
Paylaş
Dünya Batıdan Doğuya Doğru Dönüyorsa, Uçakla Bunun Aksine, Yani Doğudan Batıya Uçmak Neden Daha Uzun Sürüyor?
MakaleDünya Batıdan Doğuya Doğru Dönüyorsa, Uçakla Bunun Aksine, Yani Doğudan Batıya Uçmak Neden Daha Uzun Sürüyor?

Eğer Dünya etrafında uçakla 1 tam tur atacak olsaydınız ve bunu en kısa sürede yapmak isteseydiniz, doğudan batıya doğru mu uçmayı seçmeliydiniz, batıdan doğuya doğru uçmayı mı? Birçoklarının sezgisel cevabı ilki olacaktır: Dünya, batıdan doğuya doğru döndüğü için, doğudan batıya doğru uçmak daha hızlı olsa gerek! Sonuçta siz batıya doğru giderken, uçağın altında kalan yeryüzü de doğuya doğru hareket etmektedir ve varacağınız mekanı size yakınlaştırmaktadır, öyle değil mi?

Değil. Tam tersine, doğudan batıya doğru uçmak (yani Dünya'nın döndüğü yönün aksine uçmak), batıdan doğuya uçmaya (yani Dünya'nın döndüğü yönde uçmaya) göre daha yavaştır. Eğer ABD'nin doğu yakasındaki New Jersey'den bir Boeing 747 ile doğuya doğru yola çıkarsanız ve yerden 10.000 metre yüksekte, ABD'nin en batısında yer alan Kaliforniya'yı da aşıp, Pasifik Okyanusu'nun ortasındaki Hawaii'ye gidecek olursanız, Kuzey Amerika kıtasını neredeyse boydan boya geçmeniz 6 saat kadar sürecektir; sonrasında 5 saat kadar da okyanus üzerinde uçarak Hawaii'ye ulaşabilirsiniz. Yani toplamda 11 saatte, ABD'nin en doğusundan, en batısının da ötesine, Pasifik Okyanusu'nun ortasına ulaşabilirsiniz. Bu yolun tam tersini kat ederseniz, yolun sadece 8.5 saat sürdüğünü görürsünüz! Neler oluyor?!

67
Paylaş
İnsan Plasentasında İlk Kez Mikroplastik Bulundu!
Makaleİnsan Plasentasında İlk Kez Mikroplastik Bulundu!

Hemen her şeye dönüştürülebileceğimiz plastik, sentetik, yani insan yapımı bir maddedir. Plastikler, zaman içerisinde doğada bozunarak boyutları 5 milimetrenin altında olan mikroplastiklere ayrışır. Mikroplastikler, ayrıca ticari amaçlarla sıfırdan da üretilebilirler. Bu boyutlarda üretilen plastiklere mikro boncuk da denir ve bunlar, birçok sağlık ve güzellik ürününde yaygın olarak kullanılırlar.

Çok geniş kullanım alanına sahip olan plastiği her yerde görebilmemiz mümkündür. Sadece okyanusları değil içtiğimiz suyu, tükettiğimiz yiyecekleri ve dolayısıyla vücudumuzu işgal ederler. Son yapılan bir çalışma, bu kirliliğin boyutlarını gözler önüne seriyor: Mikroplastikler, artık insan plasentasını bile işgal ediyor![5] Mikroplastiklerin vücudumuzun sağlığına olan etkisi henüz bilinmiyor; ancak insan plasentasındaki varlığının kanıtlanması bilim çevresinde endişe kaynağı olarak belirtiliyor. Kimya Vakfı Chem Trust'tan Elizabeth Salter Green, endişesini şu şekilde belirtiyor:[1]

38
Paylaş