İçerikler - Sayfa 645

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Ahtapotlar Rüya Görüyor Olabilir!
Ahtapotlar Rüya Görüyor Olabilir!

Bilim insanları, uyuyan bir ahtapotun renk değiştirmesinin, REM uyku durumuna işaret ettiğini keşfetti. Yapılan çalışma, 25 Mart 2021 tarihinde iScience üzerinden yayımlandı.[1]

Ahtapotlar uyurken, sessiz ve aktif olmak üzere iki ana uyku durumu arasında belirgin bir şekilde geçiş yaparlar.[2] Bu keşif, yalnızca omurgalılarda ve kafadanbacaklılarda aktif bir uyku durumunun ayrı bir şekilde evrimleştiğini göstermekle kalmıyor; aynı zamanda karasal omurgalılar gibi ahtapotların da rüya görüyor olabileceğini gösteriyor. Brezilya'daki Federal Üniversite'den sinirbilimci Sylvia Medeiros, şöyle söylüyor:[3]

30
Paylaş
Uygun Dil Postürü: Dilinizin Ağzınız İçindeki Duruşu, Sağlığınız İçin Neden Önemlidir?
Uygun Dil Postürü: Dilinizin Ağzınız İçindeki Duruşu, Sağlığınız İçin Neden Önemlidir?

Uygun dil postürü, dilin ağzınız içindeki yerleşimi ve dinlenik haldeyken dilinizin ağzınızda nasıl konumlandığıyla ilgilidir. İlginç bir şekilde dil postürünüzün sağlığınız üzerindeki etkisi, sandığınızdan çok daha fazla olabilir.

Normalde dinlenme hâlindeyken (konuşmazken veya çiğnemezken) diliniz, ağzınızın alt tarafında (çene tarafında) olmamalıdır; damağınızın ön tarafına doğru hafifçe dokunan hâlde, rahat bir pozisyonda duruyor olmalıdır. Bu konumda dilinizin ucu, dişlerinizin 1 santimetre kadar üzerine denk gelecektir. Ayrıca dişleriniz, neredeyse birbirine değecek kadar yakın olmalıdır ama birbirine değmemelidir. Dudaklarınızsa kapalı olmalıdır. Tüm bunlar olurken diliniz, dişlerinizi dışarı doğru ittirmemelidir; çünkü bu, zaman içinde diş düzeninizi bozabilir.

47
Paylaş
Hızlı Evrim: Bazı Türler Darwin'in Tahmin Ettiğinden Çok Daha Hızlı Evrimleşiyor ve Türler, Gözümüzün Önünde Değişiyor!
Hızlı Evrim: Bazı Türler Darwin'in Tahmin Ettiğinden Çok Daha Hızlı Evrimleşiyor ve Türler, Gözümüzün Önünde Değişiyor!

1970'lerin sonunda bir yüksek lisans öğrencisi olan David Reznick, Evrim Teorisi'nin kritik bir bölümünü test etmek için, mütevazı bir araştırmaya koyuldu. Reznick, Charles Darwin'in varoluş mücadelesi kavramını, özellikle de av-avcı etkileşimlerinin yeni türlerin evrimini nasıl şekillendirdiğini incelemek istedi. Hevesli ve hırslı bir şekilde, bunu vahşi doğada yapmayı amaçladı. Şu anda Riverside'daki Kaliforniya Üniversitesi'nde evrimsel biyolog olan Reznick, "Evrimin gerçekleşmesini izlemek istedim." diyor.

Bu nedenle, aradığı lepistesleri bulmak için, 1978 yılında Trinidad'a gitti. Bir defter kağıdına işlediği bir topografik harita ile, bu Karayip adasının engebeli Kuzey Sırtları bölgesine yöneldi. Ciyaklayan kuşlar, rengarenk kelebekler ve böcekler arasında ve tropik ağaçlardan oluşan bir gölgelik altında çalışarak, dişileri her üç ila dört haftada bir düzinelerce bebek doğurabilecek kadar üretken renkli balık türü olan lepisteslerden 1.600 adet topladı. Reznick, yırtıcı hayvanların lepisteslerdeki genetik adaptasyonu kısa bir süre içinde tetikleyip tetikleyemeyeceğini merak ediyordu.

20
Paylaş
JCVI-syn3.0: Bilim İnsanları, Kendini Başarıyla Kopyalayan Sentetik Bir Hücre Ürettiler!
JCVI-syn3.0: Bilim İnsanları, Kendini Başarıyla Kopyalayan Sentetik Bir Hücre Ürettiler!

Bilim insanları, tıpkı gerçek gibi bölünebilen ve çoğalabilen tek hücreli sentetik bir organizma oluşturdu. Bu keşif, araştırmacıların bir gün sentezlenmiş hücrelerden mini bilgisayarlar ve küçük ilaç üretici "fabrikalar" yapmalarına yardımcı olabilir. Elbette, böyle bir şeyin gerçekleşmesi uzun yıllar alacak.

Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü'nde (İng: National Institute of Standards and Technology - NIST) Hücre Mühendisliği Ekibi’nin lideri ve makalenin baş yazarı Elizabeth Strychalski şöyle diyor:

28
Paylaş
Bitkiler, Toprağa Salgıladıkları Kimyasallarla Büyümelerine Yardımcı Olan Faydalı Bakterileri Üzerine Çekiyor!
Bitkiler, Toprağa Salgıladıkları Kimyasallarla Büyümelerine Yardımcı Olan Faydalı Bakterileri Üzerine Çekiyor!

Bitkiler, topraktaki besinleri kökleri yardımıyla emer. Bu sırada toprağa bazı maddeleri salgıladıkları gerçeği, genelde daha az bilinir. Güncel çalışmaların sonuçları, bu salgıların bitkilerin hayatını çok daha kolaylaştırdığını açıkça göstermektedir.

Araştırmacılar, verimliliklerinde önemli ölçüde farklılık gösteren birkaç mısır çeşidi üzerinde çalıştılar. Bunun sebebini araştırırken, flavon sentaz 2 adlı bir enzimle karşılaştılar. Bonn Üniversitesi'nde Ekin Bilimi ve Kaynak Koruma Enstitüsü'nden (INRES), Dr. Peng Yu, şöyle açıklıyor:

15
Paylaş