İçerikler - Sayfa 632

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Otonom Silahların İnsan Avlama Dönemi Başladı: Türkiye Tarafından Üretilen Drone, Tarihte İlk Defa İnsan Müdahalesi ve Kararı Olmadan İnsan Hedefleri Vurmuş Olabilir!
Otonom Silahların İnsan Avlama Dönemi Başladı: Türkiye Tarafından Üretilen Drone, Tarihte İlk Defa İnsan Müdahalesi ve Kararı Olmadan İnsan Hedefleri Vurmuş Olabilir!

2015 yılında yayınladığımız bir açık mektupta, Dünya'nın dört bir yanından akademisyenlerin, yapay zeka ile ilgili en büyük tehlikelerden birinin otonom silahların insan müdahalesi olmaksızın hedef tespiti yapıp, bunları vurabileceği ve dolayısıyla bunun engellenmesi gerektiğine yönelik çağrılarını Evrim Ağacı okurlarıyla paylaşmıştık. Çok ilginç ve öngöremediğimiz bir şekilde, bu endişe 2020 yılında Türkiye tarafından üretilen bir drone ile, gerçek bir savaş sahasında hayata geçirilmiş ve önü alınamayacak bir otonom silahlanma yarışını tetiklemiş olabilir. Mektupta uzmanlar, şöyle yazıyorlardı:[1]

Otonom silahların lehine ve aleyhine pek çok argüman geliştirilmiştir. Örneğin insan askerlerin yerine makine kullanma, makineye sahip olan ülkeler için insan zayiatını azaltması bakımından iyi, fakat bu sebeple savaşa girme ihtimalini yükseltmesi bakımından ise kötü bir fikirdir. Bugün insanlık için en kilit soru, küresel bir "Yapay Zekaya Sahip Silahlanma yarışını" başlatmak ya da bunu önlemektir. Şayet herhangi büyük askeri bir güç Yapay Zekaya Sahip silahları geliştirmede öne geçerse, küresel bir silahlanma yarışı fiilen kaçınılmaz olur. Bu teknolojik gidişatın nereye varacağı ise şimdiden görülebilir: Otonom silahlar, geleceğin Kalaşnikofları olacaktır. Nükleer silahların aksine, bu silahların üretimi için pahalı ve elde etmesi zor ham maddeye gerek yoktur, bu yüzden de bütün önemli askeri güçler için seri üretim bakımından kolay bulunur ve ucuz olacaklardır. Karaborsada görülmeleri, teröristlerin, halkını daha iyi kontrol etmek isteyen diktatörlerin ya da soykırım başlatmak isteyen savaş baronlarının ve benzerlerinin ellerinde görülmeleri sadece zaman meselesi olacaktır. Otonom silahlar; suikast düzenleme, devletleri istikrarsızlaştırma, halkları boyunduruk altına alma ve belli bir etnik grubun hedef alınarak öldürülmesi gibi eylemler için kusursuzdur. Bu sebeple, inanıyoruz ki, (askeri türden) Yapay Zekaya Sahip silahlanma yarışı, insanlık için faydalı olmayacaktır.

77
Paylaş
Fransa'da Gizemli Bir Efsane: Paris Yer Altı Mezarları ve Katafiller
Fransa'da Gizemli Bir Efsane: Paris Yer Altı Mezarları ve Katafiller

18. yüzyıl Paris'i. O zamanın batı dünyasının en büyük ve en müreffeh şehirlerinden birisi. Ancak kendi içinde bu kadar hızlı büyümesi; şehrin nüfusunun artmasına ve bu durumla doğru orantılı olarak, kirliliğin ve salgın hastalıkların oluşmasına neden oluyordu. Bu sorundan kaynaklı ölüm artışları şehrin mezarlıklarının, ölülerin bedenleri ile tam manasıyla dolup taşmasına sebep olmuştu. Engellenemeyen ölümler, bu gidişatın daha da vahim olacağına işaret ediyordu.

Buna istinaden en rahatsız edici durumlardan biri, tüm şehre yayılan çürüyen etin ağır kokusuydu. Bu ağır koku, o zamanın işlek bir semti olan Les Halles'in, ana gıda pazarı bölgesindeki alan da dahil olmak üzere, şehrin diğer bazı işlek semtlerinde salgın boyutuna ulaşmıştı. Paris halkının sağlığı bu derece risk altındayken, artık bir şeyler yapılması gerekiyordu; fakat çok az sayıda insan çözümün, dünyadaki en gizemli ve ürkütücü cazibe merkezlerinden birini yaratacağından haberdardı.

52
Paylaş
Salih Omurtay
EkleyenTıp5 dk.
Endometriozis Nedir? Risk Faktörleri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?
Endometriozis Nedir? Risk Faktörleri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

Kadın rahmi iki bölümden oluşmaktadır. Serviks vajinayı geçtikten sonra spermin yumurtayı dölleyebilmesi için ilk geçiş noktasıdır. Devamında uterus bulunmaktadır ve yumurtanın döllenmesiyle oluşan zigot, yaklaşık üç gün içerisinde buraya gömülüp, burada büyümeye başlar.

Uterusun, histolojik olarak üç katmanı vardır: iç tabakayı oluşturan endometrium, orta tabakada düz kastan oluşan miyometrium ve en dışta zar yapısında olan perimetrium. Gebelikte, zigota ve büyümesiyle oluşan embriyoya uygun beslenme şartlarını sağlamak için endometrium tabakası da büyür ve kan damarlarınca zenginleşir. Ancak yumurtanın doğal veya medikal yollarla döllenmediği dönemlerde hormonal düzenlemeler sayesinde endometriuma olan kan akışı sonlanır ve bu tabaka dökülerek kan yoluyla atılır. Bu durum, döngüsel şekilde karşılaştığımız menstrüasyonun fizyolojik mekanizmasıdır.

21
Paylaş
Kuantum Renk Dinamiği ve Kuark Çorbası: Erken Evren'i Canlandırmak!
Kuantum Renk Dinamiği ve Kuark Çorbası: Erken Evren'i Canlandırmak!

Evrenimizi oluşturan Büyük Patlama'dan saniyenin milyonda biri kadar bir zaman sonra; her yer son derece sıcak ve son derece yoğun parçacıklar ile doluydu. Bu parçacıklar, neredeyse ışık hızında hareket ediyordu. Evrenin dört bir tarafına yayılmış bu parçacıklar, çoğunlukla kuark veya gluondu. Kuarklar, fizikteki temel parçacıklardandır. Proton, nötron gibi baryonlar ve mezonlar, kuarkların bir araya gelmesiyle oluşur. Gluonlar, kuarkları bir arada tutan güçlü etkileşimlerden sorumludur. Büyük Patlama'dan hemen sonra, o aşırı sıcak ve yoğun ortamda, kuarklar ve gluonlar arasındaki etkileşim oldukça azdı. Kuark ve gluonlar; Evren'de ışık hızına yakın hızlarda, etkileşime girmeden, özgürce dolaşıyorlardı.

Kuark çorbasından bahsetmeden önce, "nükleer madde"nin tanımının yapılması gerekir. Nükleer madde, proton ve nötronların içerisinde etkileşime geçebildiği ideal bir sistemdir. Ancak terimin adı, ynai "nükleer madde" kavramı, bir yanılgı yaratmamalıdır: Nükleer madde, gerçek anlamda bir "madde" değil, varsayımsal bir sistemdir.

43
Paylaş
"Büyük Kuş", Sadece 2 Nesilde Gözümüzün Önünde Yeni Bir Türe Evrimleşti!
"Büyük Kuş", Sadece 2 Nesilde Gözümüzün Önünde Yeni Bir Türe Evrimleşti!

Galapagos takımadalarındaki uzak bir adada bulunan ve araştırmacıların "Büyük Kuş" diye adlandırdığı kuş türü, evrimin olağanüstü olanakları konusunda bilim insanlarını aydınlattı. Science dergisinde yayınlanan bir makalede, Princeton ve Uppsala Üniversitelerinden araştırmacılar, Büyük Kuş'un iki nesilde yeni bir türe evrimleştiğini gösterdiler.[1]

Bu çalışma için, Darwin'in Galapagos Adaları'ndaki ispinozları üzerine yapılan araştırmadan ilham alındı. Bu adanın fazla uzak olması, araştırmacıların doğanın gücüne şahit olmasını sağlayarak, evrimi bir "baloncukta" gözlemlemelerine imkan tanıdı.[2] Princeton Üniversitesi'nden Rosemary Grant ve Peter Grant, 40 yıl boyunca küçük Daphne Major adasında bu evrimi doğrudan gözlemlediler. Onursal ekoloji ve evrimsel biyoloji profesörü ve kıdemli araştırma biyoloğu Rosemary Grant, şöyle diyor:

18
Paylaş