İçerikler - Sayfa 630

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Dokunmak Ne Demek? Herhangi Bir Şeye Dokunmak Mümkün mü?
Dokunmak Ne Demek? Herhangi Bir Şeye Dokunmak Mümkün mü?

Sevgilinize hiç dokunmadınız. Bir kaleme, defterinize, cep telefonunuza hiçbir zaman dokunmadınız. Bu yazıyı okuduğunuz cihaza hiçbir zaman dokunmadınız, hiçbir zaman da dokunamayacaksınız. Neden mi? Pauli Dışlama İlkesi dolayısıyla! Bunu yazı içerisinde izah edeceğiz; ancak baştan şunu söyleyebiliriz: Sırf "dokunmak" üzerine düşünmek bile size Evren hakkında çok şey öğretebilir!

İlk olarak, pedantik okurlarımız için ilk itirazı aradan çıkaralım: Açıkçası, herhangi bir şeye dokunduğunuzda, gerçek anlamıyla dokunup dokunmadığınız konusu, "dokunma" derken tam olarak ne kastettiğinizle ilgilidir. Türk Dil Kurumu, "dokunma" sözcüğünü 9 farklı şekilde tanımlamaktadır; ancak bunların hiçbiri fiziksel anlamda dokunmayı tanımlayabilecek derinliğe sahip değildir.

36
Paylaş
Fotik ve Afotik Okyanus Katmanları: Işık, Sıcaklık ve Basınç Nedeniyle Oluşan Okyanus Katmanları Nelerdir?
Fotik ve Afotik Okyanus Katmanları: Işık, Sıcaklık ve Basınç Nedeniyle Oluşan Okyanus Katmanları Nelerdir?

Işık, sadece aydınlık kaynağı değildir; aynı zamanda enerji (ısı) taşıyor olmasından ötürü bir ortamdaki yaşamın temel kaynaklarından biridir. Karalarda bunu pek düşünmüyor olsak da okyanuslar gibi devasa su birikintilerinde ışığın ulaşabildiği bölge, yaşamın nasıl evrimleşeceğini doğrudan belirlemektedir.

Sadece ışık da değil! Okyanusların derinliğine bağlı olarak belli bir derinlikteki basınç da canlı yaşamını doğrudan etkilemektedir. Çok yüksek basınç altında kemikli veya omurgalı hayvanların yaşaması çok zor olmaktadır (hatta mümkün olmayabilir). Buna bağlı olarak, okyanus yaşantısının derinlikle değiştiğini görmekteyiz. Yani aslında ışık ile basınç arasında doğrudan bir ilişki olmasa da, ışığın erişebildiği okyanus katmanları dikey derinlik ile ilişkili olduğu ve basınç da aynı parametreye göre belirlendiği için, ışık (dolayısıyla sıcaklık) ve basınç, yani en temel iki parametre, bir arada değişmektedir.

18
Paylaş
Kızıl akbaba (Gyps fulvus)
Kızıl akbaba (Gyps fulvus)

Gözlem, Yasemin Öztürk'ün yüksek lisans tezinde yürüttüğü araştırmalar sonucu kaydedilmiştir.

Türkiye'nin 4 akbaba türünden birisi olan kızıl akbaba, kara akbabadan sonra en büyük akbaba türüdür. Kızıl bir gövdeye sahiptir. Kanatları ve kuyruğu siyahtır. Boynu ve başı, yün kumaşına benzeyen ince tüylerle kaplıdır. Genç bireylerde kanat altı daha açık, yakası daha koyu renklidir. Boyunlarının hareket kabiliyeti yüksektir. Görme ve işitme duyuları oldukça gelişmiştir. Burun boşlukları oldukça geniş bir yapıya sahiptir. Burun delikleri ise genellikle kıl ve türlerle kaplıdır. Gündüz yırtıcıları takımında olduğu için gagası çengel şeklindedir. Birinci ve ikinci parmağı uzun, tırnakları sivri ve kıvrıktır. Kızıl akbaba, diğer akbabalar gibi yerden havalanma konusunda çok yetenekli olmasalar da, havada süzülerek 64 km/sa hıza çıkabilir. Hatta bir leşe veya herhangi bir besine doğru ilerliyorsa, 164 km/sa hıza bile ulaşabilir.

13
Paylaş
Gerçek Atlantis Olan "Doggerland", İklim Değişimi Hakkında Bizleri Uyarıyor!
Gerçek Atlantis Olan "Doggerland", İklim Değişimi Hakkında Bizleri Uyarıyor!

1931’de Kuzey Denizi'nde trol ile balık avlayan bir teknenin ağına 21 santimetreden biraz daha büyük, boynuzdan yapılmış bir cisim takıldı. Yapılan incelemelerde, bu cismin yaklaşık 14.000 yıl öncesine ait, insan yapımı bir zıpkın olduğu anlaşıldı. İlerleyen yıllarda Kuzey Denizi’nden çeşitli aletler çıkarımaya devam edildi. Öyle ki, Hollandalı amatör bir arkeolog olan Jan Glimmerveen, son on yılda denizde trol yapan balıkçılardan aldığı 10.000-8.100 yıl öncesine ait yaklaşık 100 adet Mezolitik eser biriktirdi. Aşağıdaki fotoğrafta, deniz tabanından çıkarılan ve büyük ihtimalle avlanmak için kullanılan çeşitli sivri uçlara ve dikenli yapılara sahip aletler görülüyor.

Bu aletler, 20.000 yıl öncesine kadar Birleşik Krallık'ı Avrupa anakarasına bağlayan ve verimli topraklarıyla Avrupalı avcı-toplayıcı nesillerin yaşadığı bir kara parçasına ait. "Doggerland" olarak bilinen ve günümüzde sular altında olan bu kara parçası, ismini Kuzey Denizi'nde bir sığlık alan olan Dogger Bank'ten alıyor.

25
Paylaş
Orangutan Rocky, İnsanlara Özgü Homurdanmalar Yoluyla İnsanlarla "Konuşabiliyor"!
Orangutan Rocky, İnsanlara Özgü Homurdanmalar Yoluyla İnsanlarla "Konuşabiliyor"!

İnsan dışındaki primatlar, yalnızca homurdanma ya da bağırma yoluyla çeşitli sesler çıkarabilirler. Fakat konuşamazlar. En azından bilim insanları uzunca bir süre böyle düşündü. Ama yeni tanıştıkları Rocky, bu varsayıma meydan okuyor.

Rocky, özel bir orangutan. 11 yaşındaki orangutan, Indianapolis'teki bir hayvanat bahçesinde yaşıyor ve sadece ziyaretçiler tarafından değil bilim insanları tarafından da büyük ilgi görüyor. Çünkü Rocky, bu zaman kadar imkansız olduğu düşünülen bir şey öğrendi: yeni bir dil.

31
Paylaş