Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
COVID-19 Aşısı Olanlar Daha Çok Hastaneye Yatırılıyor Olabilir mi?
COVID-19 Aşısı Olanlar Daha Çok Hastaneye Yatırılıyor Olabilir mi?

Dünya genelindeki her ülkeden gelen veriler, aşıların (özellikle de mRNA aşılarının) COVID-1 9 hastalığına karşı koruyuculuk konusunda beklenen düzeyde veya beklenene yakın oranda koruma sağladığını doğrulamaktadır. Dünya genelinde aşılıların popülasyon içindeki oranı arttıkça, hastanelerdeki aşılı oranlarının da yükselmesi normaldir. Aşı koruyuculuğunun %100 olmadığı durumlarda, bir ülkenin %100'ü aşılanmış olsaydı, hastaneye kaldırılanların da %100 aşılı olurdu; ancak bu, aşının başarısız olduğu anlamına gelmezdi. Zira aşılamadan önce hastaneye kaldırılanların ve ölenlerin sayısı aşılamadan sonra beklendiği oranda azaldıysa, aşılama başarılı olmuş demektir. Hastanedekilerin aşılı olma oranı önemsiz ve yanıltıcı bir istatistiktir.

Aşı karşıtları ve halk arasında aşıların güvenliği konusunda sahte haberler yaydığı bilinen kaynaklar, yurtdışındaki aşı karşıtlarından aldıkları bilgileri motamot çevirerek, üzerinde düşünmeksizin paylaşmaktadırlar. Böylece bu yabancı kaynaklardan gelen trafiğin Türkiye'deki karşılığını kendilerine alabilmekte ve takipçi kitlelerini büyütebilmektedirler. Bu yazıda inceleyeceğimiz iddia da bu tür bilim karşıtları tarafından paylaşılan, bilimsel olarak bariz bir şekilde hatalı bir yorumdur.

18
Paylaş
Temel Oran Yanılgısı: Aşılanma Oranları Arttıkça, Günlük Vaka Sayılarında Aşılananların Oranının Artması Normaldir!
Temel Oran Yanılgısı: Aşılanma Oranları Arttıkça, Günlük Vaka Sayılarında Aşılananların Oranının Artması Normaldir!

Aşıların etkinliği ve güvenliği konusunda bilim camiasında herhangi bir soru işareti yoktur. Dolayısıyla birçok aşı karşıtı iddia, düpedüz komplo teorilerinden ve bilimi düzgün anlamıyor olmalarından kaynaklanmaktadır.

Ancak bazı aşı karşıtı iddialar, daha "profesyonelce" söylenen yalanlara dayanmaktadır. Bunlardan biri, (özellikle de bu yazının yazıldığı sıralarda İngiltere ve İsrail'deki) COVID-19 aşısı olanlar arasındaki vaka sayısının (veya hastanelik olma sayısının veya ölüm sayısının), aşılanmayanlara göre daha yüksek olduğu iddiasıdır. Bu, Temel Oran Yanılgısı (İng: "Base Rate Fallacy") adı verilen ilginç ve anlamaya değer bir istatistiki numara olmakla birlikte, aynı zamanda aşı karşıtları tarafından son derece sinsice söylenen bir yalandır.

43
Paylaş
Cansu Erdem
UyarlayanTıp4 dk.
Feed image

Günlük hayatta aniden beynimizin durduğunu veya yavaş çalıştığını hissettiğimiz zamanlar olabilir. Bu durum bazen psikolojik anlamda stresli bünyemize veya altta yatan herhangi bir sağlık sorununa bağlanabileceği gibi, yalnızca uzun süren sedanter yaşantımıza (sürekli hareketsizlik durumu) da bağlanabilir. İnsan beyni uzun süre meşgul edilmediği takdirde veya bir patolojik olgu nedeniyle işlev kaybına uğradığında, bu uyarı eksikliklerine karşı bir çeşit uyuşukluk hâli ile yanıt verebilir: Buna basitçe beyin sisi diyoruz.

Beyin sisi, odaklanma problemleri, çoklu düşünebilme ve uzun ve kısa süreli bellek kapasitesinde azalma ile karakterize olan, farklı fiziksel veya psikolojik nedenlere bağlı olarak oluşabilen bir durumdur. Aslında tıbbi veya bilimsel bir terim değildir; daha çok psikolojik belirtileri tarif etmek için kullanılan bir kavramdır. Westminster Üniversitesi'nde bilişsel sinirbilim çalışan Catherine Loveday, beyin sisini şöyle tanımlıyor:

43
Paylaş
Havana Sendromu: Beyinleri Hedef Alan Gizli Bir Silah, Diplomatları Hasta Ediyor Olabilir mi?
Havana Sendromu: Beyinleri Hedef Alan Gizli Bir Silah, Diplomatları Hasta Ediyor Olabilir mi?

2016 yıllarında Küba'da başlayan ve günümüze kadar birçok farklı ülkeden en az 130 kişiyi etkileyen, 400'ün üzerinde kişinin taranması ve ileri tetkik edilmesine sebep olan "Havana Sendromu", hala büyük belirsizliklere sahiptir. Başlıca belirtileri arasında; kulak çınlaması, kafa içi basınç, baş ağrısı, mide bulantısı, sersemlik, unutkanlık, halsizlik, uykusuzluk bulunur. Yönlendirilmiş mikrodalgalar, ultrasonik veya infrasonik ses dalgaları, Zika virüsü, kimyasal nedenler, kitlesel psikojenik hastalık, abartılı kullanılan sivrisinek ilacı, nedeni tespit edilemeyen iç kulak hasarı veya beyin hasarının belirtilere neden olabileceği değerlendirilmiştir.

Nosebo etkisi veya olayların abartılması gibi iddialar da ortaya atılmıştır. CIA Direktörü William Burns, Aralık 2020'de ABD Ulusal Bilimler Akademisinin, "yönlendirilmiş enerji" ışınlarının sendroma neden olduğu yönünde iddialarını paylaşmıştır.[53][55] ABD'li yetkililerin açıklamaları ve olayların yaşanması ardından yayınlanan ön raporlar "sonik saldırı/yönlendirilmiş silah" şüphesi üzerinde durmaktadır. Alanında uzman kişiler, mikrodalga veya farklı ses dalgaları ile kişilerin, görülmeyecek kadar küçük cihazlar ile veya oldukça uzak mesafeden etkilenmelerini sağlayacak herhangi bir kanıt bulunmadığını belirtmektedir. Etkilenen kişiler üzerinde beyin hasarları tespit edilmesine rağmen somut bir travmaya rastlanamaması durumun gizemini hala devam ettirmektedir.

21
Paylaş
Sodyum Patlaması: Suya Atılan Sodyumun Patlamasının Gerçek Nedeni!
Sodyum Patlaması: Suya Atılan Sodyumun Patlamasının Gerçek Nedeni!

Eğer temel kimya deneyleriyle ilgileniyorsanız, herkesin favori deneylerinden biri olan, sodyumun suya atılması sonucu şiddetle patladığını gösteren deneyi görmüşsünüzdür. Eğer bunu daha önce hiç görmediyseniz, aşağıda kendi yaptığımız versiyonunu izleyebilirsiniz:

Sodyum elementi ("elemental sodyum") suyla birleştiğinde şiddetli bir şekilde patlar. Ancak ilginç bir şekilde, sinir hücrelerimizin çalışmasını mümkün kılan elementlerden biri de sodyumdur: Bir nöron ateşlendiğinde, sodyum/potasyum pompası denen bir hücresel kapıdan geçen sodyum iyonları, sinir hücrelerimizin ateşlenmesini mümkün kılar. Benzer şekilde, sofra tuzundaki iki elementten biri de sodyumdur. Peki element hâlindeki sodyum, yukarıdaki videoda da görebileceğiniz gibi şiddetle patlarken, hücrelerimiz içinde bolca su içinde bulunan sodyum veya bir bardağa döktüğümüz tuzdan açığa çıkan sodyum nasıl olur da aynı şekilde patlayıp bizi öldürmez?

50
Paylaş