Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Dürtme Teorisi: Küçük Dürtmeler, İnsanların Seçimlerini Önemli Derecede Nasıl Etkileyebiliyor?
Dürtme Teorisi: Küçük Dürtmeler, İnsanların Seçimlerini Önemli Derecede Nasıl Etkileyebiliyor?

Psikolojik anlamda bir "dürtme"; herhangi bir seçeneği yasaklamadan veya teşvikleri önemli ölçüde değiştirmeden, insanların davranışlarını tahmin edilebilir bir şekilde değiştiren hamlelerdir. Örneğin öğrencilerin tükettiği kola miktarını azaltmak isteyen herhangi bir okulun, kafeteryada bulunan kasanın hemen yanına kola kutuları yerine su şişeleri koyması bir "dürtme" sayılır. Ancak kola içmeyi doğrudan yasaklamak bir "dürtme" değildir.

Dürtmeler genellikle düşük maliyetli, davranışsal etkileri bilimsel olarak kestirilebilen ve kişisel ve toplumsal sorunlar konusunda insanların sahip olduğu seçenekleri koruyan çözümlerdir. Bu da "dürtmeleri", genellikle uygulaması kolay ve nispeten etkili olan; insanların kendi seçimlerini yapmalarına izin vermesinden ötürü hem özel hem de kamu sektöründeki finans, eğitim ve sağlık gibi alanlarda çalışan insanların yaygın olarak benimsemesine yol açan bir yaklaşım haline getirmektedir.

44
Paylaş
Haller Organı Nedir? Keneler, Konaklarının Kokusunu Nasıl Alır?
Haller Organı Nedir? Keneler, Konaklarının Kokusunu Nasıl Alır?

Keneler, kanla beslenen parazit araknidlerdir. Halk arasında genellikle "böcek" olarak bahsedilseler de aslında böcek değildirler. Arachnomorpha kladında örümcekler, akrepler ve böğüler gibi canlılarla birlikte yer almaktadırlar. Hayatları boyunca birden fazla konak değiştirebilirler. Yumurtadan çıktıklarında yani larva evrelerinde böcekler gibi üç çift bacağa sahiptirler. Nimf evresine geldiklerinde araknidlerde olduğu gibi dördüncü çift bacakları da çıkmış olur. Nimf evresinden sonra yetişkinliğe ulaşırlar ve üremeye hazır hale gelirler.

Keneleri biz fark etmeden bir anda üstümüzde veya evcil hayvanlarımıza tutunmuş şekilde bulmamız, halk arasında kenelerin uçtuğuna veya pireler gibi zıplayabildiğine dair yanlış inanışlara sebep olmuştur. Ancak keneler, yaşamlarının hiçbir evresinde kanatlara sahip değildirler ve dolayısıyla uçamazlar. Bacak anatomileri de zıplayabilmek için uygun değildir; ama küçük bir hayvana göre oldukça hızlı hareket edebilirler.

20
Paylaş
Feed image

Gebeliğin 37. haftasından önce, yani prematüre doğan bir bebek, genellikle anne ve babasından ayrılarak yoğun bakımda bir küvöze yerleştirilir. Birkaç hafta boyunca; entübasyon, kan alma, beslenme tüpü gibi acı verebilen rutin tıbbi prosedürlere tabi tutulur. Nörolojik gelişimleri üzerindeki kısa ve uzun vadeli yan etkiler önemli olabileceğinden, farmasötik ağrı kesicilerle onları rahatlatmak her zaman mümkün olmaz. Dolayısıyla bu bebekler, bir miktar acı çekebilirler. Peki bebeğin daha iyi hissetmesi için ne yapmalı?

Psikoloji ve Eğitim Bilimleri Fakültesi'nin (FPSE) Psikoloji Bölümü'nde ve UNIGE'nin İsviçre Duyuşsal Bilimler Merkezi'nde (CISA) profesör olan Didier Grandjean'ın ekibi, İtalya'daki Parini Hastanesi ve Valle d'Aosta Üniversitesi ile işbirliği içinde, tıbbi müdahale sırasında annenin bebeğiyle konuştuğunda, bebeğin ağrı ile ilişkili belirtilerinin azaldığını ve bağlılıkta rol oynayan, stresle bağlantılı hormon olan oksitosin seviyesinin önemli ölçüde arttığını gözlemledi.[1] Oksitosin artışı, bebeğin ağrıyla daha iyi baş edebilmesine yardımcı olmaktadır.

25
Paylaş
Feed image

Oldukça uzun olan ortak tarihimiz boyunca, köpekler insanlarla bağ kurmak için bir dizi beceri geliştirdiler. "Otur", "yat" ve "yuvarlan" gibi insan eylemlerini anlamlandırma yetenekleri de bu becerilerinden sadece biridir.

Ancak köpeklerin insan niyetlerini anlayıp anlamadığı veya yalnızca sonuçlara yanıt verip vermediği belirsizliğini koruyor. Bir başkasının niyetlerini tanıma ya da en azından onları tasavvur etme yeteneği, Zihin Kuramı'nın temel bir bileşenidir. Zihinsel durumları kendine ve başkalarına atfetme yeteneği, uzun zamandır eşsiz bir şekilde insana özgü olarak kabul edilen bir yetenektir. Peki köpekler, Zihin Kuramı'nın bu temel bileşenine, yani bilerek yapılan bir şey ile kazara yapılan bir şey arasındaki farkı söyleme yeteneğine sahip mi?

35
Paylaş
Hanlon'un Usturası: Bireyin Sersemliğiyle İzah Edilebilecek Hiçbir Şeyi Kötü Niyete Yormayın!
Hanlon'un Usturası: Bireyin Sersemliğiyle İzah Edilebilecek Hiçbir Şeyi Kötü Niyete Yormayın!

Hanlon’un Usturası bir özdeyiştir ve şöyle der: "Sersemlikle/aptallıkla açıklanabilecek olan herhangi bir şeyi asla kötülükle ilişkilendirmeyin." Geniş çapta bakacak olursak bu prensip, insanların eylemlerini değerlendirirken, alternatif ve mantıklı bir açıklama bulunabildiği müddetçe, zarar verme niyetinde olduklarını farz etmemeniz gerektiğini önerir.

Örneğin, şirketinizde yapılacak olan önemli bir etkinliğe davetiye almazsanız, eğer davetiyeyi göndermeyi unuttuklarını farz etmek mantıklıysa, Hanlon’un Usturası bu durumu, yetkili kişinin sizi sevmediği için bilerek göndermediğine yormamanız gerektiğini söyler.

42
Paylaş