Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Karanlık Orman Hipotezi, Fermi Paradoksu'na Korkutucu Bir Çözüm Sunuyor: "Avcı Uygarlıklar"!
Karanlık Orman Hipotezi, Fermi Paradoksu'na Korkutucu Bir Çözüm Sunuyor: "Avcı Uygarlıklar"!

Günlük yaşamlarımıza devam ederken, evrenin devasa büyüklüğünü unutmak çok kolaydır. Dünya büyük bir yer gibi görünebilir ancak gerçekte ise gezegenimiz, milyarlarca galaksi içerdiği tahmin edilen bir evrende, bir kum tanesi içindeki bir zerre kadar küçüktür. Yıldızlı bir gecede gökyüzüne baktığımızda, hayrete düşmek ve meraka boğulmak için her türlü nedenimiz vardır.

Evrenin büyüklüğü ve içindeki galaksilerin, yıldızların ve gezegenlerin inanılmaz çokluğundan yola çıkarak, "Kesinlikle orada bir yerde bizden başka bilinçli varlıklar da olmalıdır!" diye düşünürüz. Akıllara durgunluk veren sayıları bir düşünün: En tutucu NASA tahminleri bile, evrenimizin, yıldızımız Güneş gibi 500 milyar yıldıza ev sahipliği yaptığını ve bu yıldızların yörüngesinde dolaşan 100 milyar Dünya benzeri gezegen olduğunu söylüyor. Bu, Dünya üzerindeki her kum tanesi için 100 yaşanabilir gezegen ve başka bir gezegende yaşamın ortaya çıkması için trilyonlarca fırsat demektir!

50
Paylaş
Spontane İnsan Yanması: Oturduğunuz Yerde Durup Dururken Alev Alarak Ölmeniz Olası mı?
Spontane İnsan Yanması: Oturduğunuz Yerde Durup Dururken Alev Alarak Ölmeniz Olası mı?

Bunaltıcı bir gün... Koltukta oturmuş, günün stresini atmaya çalışıyorsunuz. Birdenbire terlemeye başlıyorsunuz, mideniz bulanıyor, kendinizi berbat hissediyorsunuz. Normal olmayan bir şeyler var. Birkaç düğmenizi aralayıp nefes almaya çalışıyorsunuz ama nafile... Burnunuza tuhaf bir yanık kokusu gelmeye başlıyor. Olduğunuz yerde şöyle bir doğruluyorsunuz ama mutfakta yanan bir şey yok. Korkuyla etrafınıza bakınıyorsunuz ve korkunç gerçeği fark ediyorsunuz: Vücudunuzdan dumanlar çıkıyor! Sıcaklık hızla artıyor, artık dayanılmaz boyuta ulaşıyor ve siz ne olduğunu daha anlayamamışken, birden alev alıyorsunuz!

Acıyla bağırıyorsunuz ama vücut sıcaklığınız o kadar yüksek ki, hareket bile edemiyorsunuz. Bilinciniz kapanmadan önce gördüğünüz son şey, çatlayarak yarılmış derinizin altında yandığını gördüğünüz kaslarınız ve kemikleriniz...

31
Paylaş
Dilara Aydın
EkleyenTıp5 dk.
Patau Sendromu Nedir? Trizomi 13 Olarak da Bilinen Bu Hastalık Tedavi Edilebilir mi?
Patau Sendromu Nedir? Trizomi 13 Olarak da Bilinen Bu Hastalık Tedavi Edilebilir mi?

Patau sendromu (Trizomi 13), merkezi sinir sistemi, kalp, orta hat defektleri (kusurları), ürogenital sistem anomalileri ve motor zihinsel retardasyon (adaptasyonda bozukluk) ile kendini gösteren bir kromozomal hastalıktır. Bu hastalık genellikle anne karnında oluşmaya başladığı için fetüsleri, yeni doğanları etkilemektedir. Patau sendromu yaklaşık 12.000 ile 29.000 civarındaki canlı doğumlarda bir kez görülen nadir bir hastalıktır.[1][2][3]

Hastalığı ortaya çıkaran en önemli faktörün yaşı ilerlemiş annelik olduğu bilinmektedir. Bu sendromda kromozom fazlalığı vardır ve fazla olan 13. kromozomun %90 sıklıkla annenin birinci mayoz bölünmesindeki ayrılma hatasından dolayı meydana geldiği görülmektedir. Translokasyonun sonucunda oluşan trizomi 13, hastalıktaki genel olguların %20’sini oluşturmakta, %10’undan azında ise mozaisizm (kromozomal veya tek gen mutasyonu) görülmektedir. Bu hastalıkta 13. kromozom 21. kromozomdan büyük olduğu için anomaliler çok ağır bir şekilde ve çok sayıda ilerleyebilmektedir. Patau sendromu olan çocuklar genelde doğumdan hemen sonra ölebilmekte veyahut anne karnında düşük görülebilmektedir.[4][5]

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
14
Paylaş
Seçeneklerin Fazla Olması Her Zaman İyi Olmayabilir!
Seçeneklerin Fazla Olması Her Zaman İyi Olmayabilir!

Kazak almak için evinizin yakınında bulunan bir alışveriş merkezine gittiğinizi düşünün. Bu çok büyük olmayan alıveriş merkezinde kazak alabileceğiniz bütçenize ve zevkinize uygun 4 farklı mağaza olduğunu biliyorsunuz. Birine girerek alışverişe başladınız. Karşınızda 3 farklı kalınlık modelinde 2 farklı yaka tipinde kazaklar var. Bu kazakların her birinden 4-5 farklı renk seçeneği size göz kırpıyor. Seçeneklere çok boğulmadan denemeye başlayınca görüyorsunuz ki her zamanki beden numaranız, yaka veya kalınlık tipine göre farklı model kazaklarda değişiklik gösteriyor. Alışverişiniz çoktan bir çileye dönüşmeye başladığını söyleyebiliriz.

O sırada aklınıza çevrimiçi alışveriş platformlarına bakmak geliyor. Orada durum daha karışık. 3 farklı alışveriş platformunda onlarca farklı marka binlerce kazak seçeneği var. Alışveriş merkezinde 4 farklı mağazadaki onlarca seçenek, binlere hatta on binlere dönüştü. Peki, bu durumda fiyat-kalite-renk-rahatlık açısından en iyi kazağı bulabilmeniz mümkün mü? Diyelim ki bir seçim yaptınız ve bir kazak satın aldınız. Ertesi gün aldığınız kazaktan daha iyi olabilecek ve fiyatı daha uygun başka bir kazak gördünüz. Bu durumda seçiminizden pişman olur musunuz ya da satın aldığınız kazaktan duyduğunuz tatmin bu olaydan sonra azalır mı?

23
Paylaş
Metaverse Nedir ve Neden Çok Önemlidir? Yaşamlarımızı Dijital Bir Evrene Taşıyabilir miyiz?
Metaverse Nedir ve Neden Çok Önemlidir? Yaşamlarımızı Dijital Bir Evrene Taşıyabilir miyiz?

Metaverse (Tür: "Evren ötesi"), birçok insanın kendi sanal temsilleri yani avatarları ile birbirleriyle ve dijital nesnelerle etkileşime girebildiği, sürekli açık olan sanal ortamlardan oluşan bir ağdır. Metaverse'ü; sürükleyici sanal gerçeklik, çok oyunculu çevrimiçi rol yapma oyunu ve web'in bir kombinasyonu olarak düşünebiliriz. Metaverse'ün üç temel yönü bulunmaktadır. Bunlar; varlık, birlikte çalışabilirlik ve standardizasyondur.

Varlık, diğer bireylerle sanal bir alanda bulunma, somutlaşma hissidir. Somutlaşma hissinin çevrimiçi etkileşimlerin kalitesini iyileştirdiği bilinmektedir. Bu varlık hissi, kafaya takılan VR gözlükleri gibi sanal teknolojiler aracılığıyla elde edilir. Birlikte çalışabilirlik, avatarlar ve dijital ögeler gibi aynı sanal varlıklara sahip sanal alanlar arasında sorunsuz bir şekilde seyahat edebilmektir. Standardizasyon, metaverse'de yer alan platformların ve hizmetlerin birlikte çalışabilirliğini sağlayabilmektir.

53
Paylaş