Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
Okan Alver'in cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Pelin Savaş
Pelin Savaş
23,7K UP
Yazar 9 Nisan 2022 10 dk.

Bir psikolojik savunma mekanizması olarak Sigmund Freud tarafından ileri sürülen inkâr, tartışmaya yer bırakmayacak düzeyde kanıtla destekleniyor olmasına rağmen fazlasıyla rahatsız edici ve kabul edilemez bulunan bir gerçekle yüzleşen insanların, o gerçeği reddetmesine verilen bir isimdir (Freud, "tekzip" ile "inkâr" sözcüklerini ayrı bağlamlarda kullanmıştır; bu ayrıma metin içinde yer verilmiştir).[1] Bu bakımdan inkâr, modern psikolojide inanç direnmesi olarak bilinen kavramla yakından ilişkilidir.

Bireylerin, yaşamlarının birçok noktasında olumsuz benlik görüşlerine, olumsuz duygulara, olumsuz düşüncelere ve olumsuz algılara maruz kaldığı düşünülecek olursa, inkâr mekanizmasının bu kadar yaygın olması şaşırtıcı değildir. Ancak inkârı anlayabilmek için, öncekile "psikolojik savunma mekanizmaları" kavramına kısa bir bakış atmamız gerekmektedir.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
28
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fizzə Rəsul
Fizzə Rəsul
79,3K UP
Çeviren 8 Nisan 2022 3 dk.

Yeni ve çılgınca bir teori, Büyük Patlama'dan önce zamanda geriye giden başka bir "anti-evren" olabileceğini öne sürüyor. Bu fikir de tıpkı geleneksel Büyük Patlama Modeli gibi, erken zamanlarda Evren'in çok küçük, sıcak ve yoğun olduğunu varsayıyor. Bu zaman diliminde evren o kadar durağan ki, zaman ileri ve geriye doğru simetrik görünüyor.

Eğer doğruysa, bu teori karanlık maddenin aslında o kadar da gizemli olmadığı anlamına gelebilir.[1][2][3] Yani karanlık madde, sadece böylesi bir evrende var olabilen, nötrino olarak adlandırdığımız hayalet bir parçacığın yeni bir türünden ibaret olacaktır. Ayrıca bu teoriye göre, Büyük Patlama'nın hemen sonrasında genç kozmosun boyutunu hızla genişleten bir "şişme" (yani kozmik enflasyon) açıklamasına da gerek kalmamış olacaktır.

56
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 6 Nisan 2022 9 dk.

Radyasyon, insanlar için her zaman büyük bir ilgi konusu olmuştur. Keşfedilmesi ve silah haline getirilmesinden bu yana pek çok bilim insanı, radyasyonun canlı organizmalar ve özellikle de insanlar üzerindeki etkilerini araştırmıştır. Radyasyonun canlılar üzerindeki etkilerini tam olarak aydınlatma çabamızın bir sonucu olarak birçok canlı, bu deneyler sırasında acı çekmek zorunda kalmıştır.

Onlarca yıla yayılan bu radyasyon deneyleri, ağırlıklı olarak denek hayvanları üzerinde yapılmıştır; çünkü böyle bir şeyi insanlar üzerinde test etmenin etik bir yolu bulunmamaktadır. Buna nedenle Hiroşima ve Nagazaki'nin bombalanması veya nükleer santraller kazaları gibi büyük nükleer olaylar dışında, radyasyonun insanlar üzerindeki etkisini kontrollü olarak görmenin bir yolu da bugüne kadar tespit edilememiştir.

63
0 Yorum
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Beşir Özgür Nayır
Yazar 6 Nisan 2022 5 dk.

Bugüne kadar yapılmış en uzun süreli deney hangisidir? Hızlı bir araştırmayla bu sorunun cevabının "zift damlası deneyi" olduğunu düşünmek mümkündür, zira bu deney yüz sene önce başlamıştır ve bin seneden önce tamamlanması beklenmemektedir.

Fakat biyomimikri açısından bu yanıt yetersizdir; çünkü biyomimikri, süregelen en uzun deneyin doğanın kendisi olduğunu savunur. Bu da milyonlarca senedir sürmekte olan bir deneye işaret etmektedir: Doğa, milyonlarca defa denemiş, yanılmış, hatta bulgularını fosiller halinde bizlere bırakmıştır.

31
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mert Karagözoğlu
Çeviren 6 Nisan 2022 7 dk.

Trichoplax adhaerens adlı basit bir hayvan, hiçbir nöron ya da kas demetinden faydalanmaksızın çevre uyaranlara çeviklikle, neredeyse amaçlı bir edayla yanıt veriyor ve hareket ediyor. Yeni bir araştırma, bu hayvanın kamçılarında gerçekleşen biyomekanik etkileşimlerin bu hareketleri açıklamakta yeterli olduğunu gösteriyor. Biyofizikçi Manu Prakash, on yıl önce bir çalışma arkadaşının laboratuarında bu hayvanla tanıştığı anı çok net bir biçimde hatırlıyor:

Placozoa sınıfına tabi bu tuhaf deniz canlısının Prakash'ın ilgisini bu denli çekmesinin sebebi ne evrim ağacının bir dalını kendi başına kapsaması, ne de hayvanlar aleminde bilinen en küçük genoma sahip olmasıydı. Prakash'ın ilgisini çeken şey, bunlardan öte Trichoplax'ın barındırdığı milyonlarca hücrenin nasıl bu denli çevik ve verimli bir şekilde hareket ettiğiydi. Nihayetinde bir organizmanın bu kadar çevik ve verimli hareket edebilmesi için nöronlara ve kaslara sahip olması gerekirdi. Ancak Trichoplax'ta ne nöron vardı, ne de kas.

29
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Sohbet Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoş geldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Seni yok sayacaklar, sen daha çok var olacaksın."
Sezai Karakoç
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)