Dünya Sağlık Örgütü (WHO), aşırı kilo ve obeziteyi sağlık açısından risk oluşturan anormal veya aşırı yağ birikimi olarak tanımlamaktadır.[1] Artan obezite sıklığı, günümüzde çeşitli risk ve olumsuz sağlık sonuçlarıyla ciddiyetini korumaktadır. Üstelik obezite oranlarındaki bu artış, yalnızca yetişkinlerle sınırlı değildir. Son yıllarda çocukluk döneminde obezite yaygınlığı da son derece artmaktadır. Dünya çapındaki bu salgının çocuklukta psikiyatrik, psikolojik, psikososyal ve yaşamın ilerleyen dönemlerinde bulaşıcı olmayan hastalıklara yakalanma gibi riskleri bulunmaktadır.[2] Bu da demektir ki hastalığın özellikle psikolojik bulguları çocukluktan itibaren ortaya çıkabilmektedir.
Çocukluk obezitesinin kısa ve uzun vadede çeşitli sonuçları vardır. Kısa vadede; depresyon, öz saygı, anksiyete, bir dizi duygusal ve davranışsal bozukluklar gibi psikolojik komorbiditeler, astım, düşük dereceli sistemik inflamasyon, karaciğer komplikasyonları ve özellikle alt ekstremitelerde kas-iskelet sistemi sorunları görülebilmektedir.[3][4][5][6][7] 5 yaşın altındaki çocuklar için aşırı kiloluluk (İng: "overweight") eğilimi UNICEF, WHO ve Dünya Bankası tarafından 2019'da yayınlanmıştır. Bu sonuçlara göre Küresel olarak aşırı kilolu olma yaygınlığı 1990'da %4,8 iken, 2018'de %5,8'e yükselmiştir.[8]2020'de güncellenen verilere göre ise 5 yaşın altındaki çocukların 38,9 milyonunun fazlasının kilolu olduğu belirlenmiştir.