İçerikler - Sayfa 436

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Venüs'e Neden Tekrar Gitmeliyiz?
MakaleVenüs'e Neden Tekrar Gitmeliyiz?

Kozmolojik açıdan yan komşumuz olan Venüs, Dünya'ya oldukça fazla benziyor.[1] Aynı boyutta, aynı maddelerden oluşuyor ve aynı yıldızın etrafında oluşmuş.

Teleskopla Güneş Sistemi'ni gözleyen, bizden ışık yılları boyu uzaktaki, uzaylı bir astronom, Venüs'ü gezegenimizden kolay kolay ayırt edemezdi. Ancak Venüs'ün yüzey koşullarını bildiğinizde, Dünya ile hiç alakası olmadığını da anlıyorsunuz.[2] Venüs'ü Dünya'dan ayıran özelliklerine baktığınız zaman, kendi kendini ısıtan bir fırın sıcaklığıyla ve sülfürik asit bulutlarıyla karbondioksite doymuş bir atmosferle karşılaşıyorsunuz.

26
Paylaş
2022 Nobel Ödülü, Neandertal Genomunu Dizileyen Evrimsel Antropolog Svante Pääbo'ya Verildi!
Makale2022 Nobel Ödülü, Neandertal Genomunu Dizileyen Evrimsel Antropolog Svante Pääbo'ya Verildi!

2022 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü evrimsel antropolog Svante Pääbo'ya verildi. Pääbo'nun en önemli bilimsel başarılarından biri, 40.000 yıllık kemiklerden DNA izole etmeyi başararak, insanın yaşamış en yakın kuzenleri olan (ama "modern insan" olmayan) Neandertallerin genomunu dizilemeyi başarmasıydı.

Bu genomun yayınlanması, Neandertal fosillerinin ilk kez 1856'da bir Alman taş ocağında bulunmasından bu yana paleontologların kafasını karıştıran soruların ilk defa genetik olarak araştırılmasını mümkün kıldı: Bu ilk insanlar, modern olanlarla nasıl bir ilişki içindeydi ve onları farklı kılan neydi? Max Planck Derneği Başkanı Martin Stratmann, Pääbo hakkında şöyle diyor:

68
Paylaş
Kitap Analizi: Analitik Felsefe Nedir?
MakaleKitap Analizi: Analitik Felsefe Nedir?

Felsefede ne gibi yaklaşım ve gelenekler vardır? Bu, epey zor ve geniş kapsamlı bir yanıt gerektiren sorudur. Antik Yunan'dan bugüne birçok felsefe hareketi ve geleneği olduğunu söylemek mümkündür. Bu gelenekler, belirli coğrafya ve kültürlerde entelektüel olarak kısmen daha baskın hale gelmiştir: Alman İdealizmi'nin Batı ve Orta Avrupa'da etkili olması gibi. Bu, bir anlamda oldukça beklendik bir durumdur; en nihayetinde felsefenin toplumsal koşullardan tümüyle bağımsız olduğunu iddia etmek epey hatalı olurdu. Bu anlamda Analitik Felsefe ve Kıta Felsefesi geleneklerini bu türden coğrafi ve toplumsal koşullar etrafında ele almak yararlı olacaktır.

Batı felsefesinde genel anlamda dört felsefe geleneği olduğu iddia edilir:

37
Paylaş
Rosenhan Deneyi Nedir? Psikoloji ve Psikiyatri, Akıl Hastası Olanla Olmayanı Ayırt Edebilir mi?
MakaleRosenhan Deneyi Nedir? Psikoloji ve Psikiyatri, Akıl Hastası Olanla Olmayanı Ayırt Edebilir mi?

Rosenhan Deneyi, akıl hastası olduğuna inanılan kişilere konan psikiyatrik tanıların geçerli teşhisler olup olmadığını incelemek için yapılmış bir deneydir. Araştırma, Stanford Üniversitesi'nden psikolog David L. Rosenhan tarafından 1969-1972 yılları arasında yapılmıştır. Araştırmanın sonuçları, dünyanın en prestijli bilim dergilerinden biri olan Science'ta 19 Ocak 1973'te, Delilerin Arasında Akıllı Olmak (İng: On Being Sane In Insane Places) başlıklı bir makaleyle ilan edilmiştir. Rosenhan, bu makalesinde, akıl hastalıklarını ayırt edebilecek yöntemlere sahip olup olmadığımız konusunu psikoloji dünyasının merkezine taşıyarak, içerisine bilimi, sosyolojiyi ve etik kavramını alan derin tartışmalara neden olmuştur. Bu makalemizde, Rosenhan Deneyi, ortaya koyduğu problemler, bu problemlere yönelik çözümler ve Rosenhan Deneyi'ne yönelik eleştirilere bir bakış atacağız.

1969 yılında, Amerika'daki bir akıl hastanesinin kapısı çalındı. Kapıdaki kişi, ürkek ve bitkin bi' şekilde, kafasının içinde sesler duyduğunu, bu seslerin "boşluk" ve "oyuk" gibi sözcükleri tekrar ettiğini ve "güm" gibi sesler çıkardığını söyledi. Kısa bir incelemeden geçirilen kişi, akıl hastası olduğu gerekçesiyle hastaneye yatırıldı. Ancak yatış işlemlerinin tamamlanmasından kısa bir süre sonra, hasta, seslerin tamamen kaybolduğunu ve artık kendini çok daha iyi hissettiğini söylemeye başladı. Hastane görevlileri bu beyanı ciddiye almadılar; çünkü bir hastanın bu kadar kısa sürede iyileşmiş olması mümkün değildi. Dolayısıyla gerçekte hiçbir akıl hastalığı olmayan bu kişiyi, hastanede tutmaya ve ona ilaçlar vermeye devam ettiler. Tam 3 hafta boyunca!

68
Paylaş
Buz Kovası Mücadelesi Sayesinde Fonlanan ALS İlacı FDA Tarafından Onaylandı!
MakaleBuz Kovası Mücadelesi Sayesinde Fonlanan ALS İlacı FDA Tarafından Onaylandı!

2014 yılında başlayan Ice Bucket Challenge'ı hatırlarsınız: İnsanlar kafalarından aşağı buz dolu soğuk su dökerek, birbirlerine meydan okuyorlardı. Amaç, son derece yıkıcı bir hastalık olan amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığına dikkat çekmek ve bir ALS vakfına bağışta bulunmaktı. Biz de (o zamanlar çok daha ufak bir bilim kulübüyken) Evrim Ağacı olarak bu akımı Türkiye'ye taşımış, neden böyle bir şeye gerek olduğunu izah etmiş, Türkiye'deki ALS MNH Derneği'ne elimizden geldiğince maddi destek toplamış, konuyla ilgili güncel gelişmeleri aktarmış (bu da trajik bir haberdi), o dönem bu akımla ilgili olarak ileri sürülen saçma iddiaları çürütmüştük.

O zamanlar sadece bir "trend" olarak görülen bu kampanya, ALS hastalığına yönelik araştırmalarda bir devrimi tetikledi: Sadece Ice Bucket Challenge sayesinde ALS Derneği'nin topladığı 2.2 milyon dolarlık bağışlar, Eylül 2022'de Amerikan Gıda ve İlaç Başkanlığı (FDA) tarafından onaylanan yeni ALS ilacının geliştirilmesinde ve test edilmesinde kullanıldı.[1][2] ALS Derneği'nin başkanı ve CEO'su Calaneet Balas, şöyle diyor:

46
Paylaş