Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
250 ATP Ödüllü Soru: Karanlık maddeden oluşan bir yaşam formunun evrende doğal olarak oluşması teorik olarak mümkün olabilir mi? Hemen cevapla! İlhan Taşlı'nın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Itamar Shatz
Itamar Shatz
503,0K UP
Yazar 31 Ağustos 2022 7 dk.

Son teslim tarihi, bir şeyin bitmesi gereken son zaman dilimini ifade eder. Son teslim tarihleri, bireyler ve şirketler gibi çeşitli tüzel kişiler, okul ve iş yeri gibi çeşitli alanlarda karşımıza çıkmaktadır. Teslim tarihleri çeşitli şekillerde faydalı olabilir, bu nedenle bunların nasıl etkili bir şekilde kullanılacağını anlamak faydalıdır. Bunun amaçla, aşağıdaki makalede, ilk olarak teslim tarihleri hakkında daha fazla bilgi edinecek ve bunları mümkün olduğunca etkili bir şekilde nasıl kullanabileceğinizi göreceksiniz.

Son teslim tarihine bir örnek olarak, bir proje müdürünün belirli bir ürünün prototipinin belirli bir zaman için teste hazır olmasını söylemesi verilebilir.

37
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Selin Akdemir
Selin Akdemir
94,4K UP
Ekleyen 31 Ağustos 2022 7 dk.

Wu sendromu, ortalamanın önemli ölçüde altında genel zihinsel işlevsellik ile karakterize edilen ve gelişimsel dönemde kendini gösteren uyumsal davranıştaki bozulmalarla ilişkili, Xq26 kromozomu üzerindeki GRIA3 genindeki (305915) mutasyonundan kaynaklı, X'e bağlı bozukluktur (İng: "Intellectual developmental disorder, X-linked, syndromic, Wu type").

Genetikle ilgili olarak "X'e bağlı" kalıbı, X kromozomundaki genlerin etkilediği karakteristikleri veya özellikleri ifade eder. İnsanlarda ve diğer memelilerin çoğunda X ve Y olmak üzere iki cinsiyet kromozomu vardır. Dişilerin hücrelerinde iki X kromozomu bulunurken erkeklerde bir X ve bir Y kromozomu bulunur. X'e bağlı bir hastalık durumunda, etkilenen genellikle erkeklerdir çünkü hastalığa neden olan mutasyonu taşıyan X kromozomunun tek bir kopyasına sahiptirler. Kadınlarda, mutasyona uğramamış ikinci bir kopyanın varlığı, cinsiyete bağlı bir bozukluğun farklı, daha hafif veya hiçbir belirtisine neden olmayabilir.[1]

40
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Buse Nur Ural
Buse Nur Ural
58,3K UP
Yazar 31 Ağustos 2022 2 dk.

Talasemi, α ve β‑globin genlerindeki kusurlardan kaynaklanan genetik bir hematolojik bozukluktur. Dünya çapında her yıl 300.000 ilâ 400.000 çocuk, hemoglobinopatili doğmaktadır.[1] Talasemi hastaları ve aileleri, yaşamları boyunca çeşitli ciddi klinik, sosyo-ekonomik ve psiko-sosyal zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır.

Klinik uygulamada talasemili hastaların acılarını bir dereceye kadar en aza indirmek ve potansiyel olarak hastalığı iyileştirmek için farklı tedaviler mevcuttur. Ağırlıklı olarak, hastalar hemoglobin seviyelerini korumak için kan transfüzyonu tedavisi görürler. Çoklu transfüzyonlar nedeniyle vücutlarındaki demir seviyeleri oldukça yükselir. Aşırı demir yüklenmesi vücut organlarına zarar vererek kalp yetmezliği, karaciğer fonksiyon yetmezliği veya endokrin yetmezliği ile sonuçlanabilir ve bunların tümü maalesef yaygın olarak gözlenmektedir.[2] Tedavide kullanılan bazı ilaçlar, sonuçta vücuttaki fetal hemoglobin (HbF) düzeylerinin ve toplam hemoglobin düzeylerinin artmasıyla sonuçlanan γ‑gen ekspresyonunu artırmak için geliştirilmiştir. Bununla beraber, bu ilaçların etkinliği hastanın genetik yapısına bağlı olarak değişmektedir.[3]

36
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehmet Yayla
Mehmet Yayla
34,2K UP
Yazar 30 Ağustos 2022 6 dk.

İnuit-Aleut halkları Kuzey Kutup dairesi çevresine yayılmış, Grönland, Kanada'nın kuzeyi, Alaska ve Sibirya'nın kuzeydoğusunda yaşayan, orta Asya/Sibirya kökenli halklar topluluğudur. 2000'li yıllara kadar Eskimo olarak biliniyorlardı; ancak Inuitler, kendileri için kullanılan bu ismi hiç sevmemektedirler. Kendilerine "İnuit" demeyi tercih etmektedirler. Bu sözcük, kendi dillerinde “halk, ahali, insanlar, ümmet, millet...” anlamlarına gelmektedir ve çoğul olarak kullanılmaktadır.[11] Tek kişi olduğunda "İnuk", çift olduklarında da "İnuuk" denmektedir. Üç ya da daha fazla olduklarında ya da genel olarak kültürlerinden bahsedildiğinde "İnuit" adı kullanılmaktadır.

Daha önceden kullanılan eskimo sözcüğünün, onlarla karşılaşan başka bir yerli halkın dilinde “çiğ et yiyen” anlamına geldiğine dair bir rivayet bulunmaktadır.[13] Bunun ne kadar doğru olduğu bilinmemektedir, ama bu haksız iddia hiç hoş karşılanmamaktadır. Evet, İnuit mutfağında pişmemiş et ve deniz ürünlerinin yeri vardır; tıpkı Fransızlardaki (Tatarlardan aldıkları) “steak tartare”, Japonlardaki “Sushi”, İtalyanlardaki “Carpaccio” ve hatta Türklerdeki “Pastırma” gibi...[12] Ancak, tüm bu örneklerde olduğu gibi, İnuit mutfağında da pişmemiş et ve deniz ürünleri ince işlemlerden geçirilmektedir: Donmuş eti, taş ve tuzla birlikte, etin çeşidine göre uzun uzun veya hızla dövmekten tutun da her kara hayvanının etini, o ete uygun deniz canlısının yağında mayalamak ya da yazın sadece 2-3 ay boyunca yetişen kutup böğürtlenlerini kurutup zamanı geldiğinde mayalanmış fok yağı ile karıştırarak özel bir tatlı yapmak gibi... Bu denli gelişmiş özel bir yemek kültürüne sahip bir halkı, “çiğ et yiyenler” diye tanımlamanın düpedüz haksızlık olduğu açıktır.[1]

64
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Enes Kocabey
Enes Kocabey
157,9K UP
Yazar 30 Ağustos 2022 9 dk.

Erikson'un psikososyal gelişim teorisi, bir kişinin doğumdan ölümüne kadar sağlıklı bir birey olması için geçmesi gereken 8 evreyi ifade eder. Erik Erikson'un teorisine göre kişi, her evrede kişiliğinin gelişimi için olumlu veya olumsuz sonuçları doğurabilecek bir dizi psikososyal çatışma yaşamaktadır. Kişi, bu evrelerde meydana gelen çatışmaları başarıyla tamamlarsa, yaşamının geri kalanında kendisine fayda sağlayacak erdemleri kazanacaktır. Ancak evrelerin başarıyla tamamlanmaması, daha sonraki evrelerin de tamamlanmasını da zorlaştıracaktır. Bu da sağlıklı bir kişilik ve güçlü bir benlik duygusu için gerekli olan temel becerilerin geliştirilememesine sebep olabilir.

Erik Erikson, psikososyal gelişim teorisini oluştururken, psikanalist Sigmund Freud'un psikoseksüel gelişim teorisinden etkilenmiştir. Fakat Freud'un aksine psikoseksüel gelişim yerine psikososyal gelişime odaklanmıştır. Psikososyal gelişim, temelde bireyin psikolojik ihtiyaçları ("psiko") ile toplumun ihtiyaçları ("sosyal") arasındaki çatışmayı ifade eder.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
55
0 Yorum
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Sohbet Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoş geldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Kozmos'u, olmasını istediğimiz şekliyle değil, olduğu gibi algılamaya çalışmalıyız."
Carl Sagan
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)