Ülkemizde cinselliğin büyük bir tabu olduğu bir gerçektir. Türk toplumunun sosyokültürel yapısı incelendiğinde, birçok kişinin cinsellik üzerine konuşmaktan kaçındığı, cinsel bilgisinin az olduğu ve cinsel yardım almaktan utandığı görülmektedir. Bu durumun sebebi, Türk aile yapısının temeline dayandırılabilir. Birçok çocuk ailesi tarafından "Evlenmeden önce ilişkiye girme." veya "Arkadaşlarınla cinsellik üzerine konuşma." şeklinde, bireyin gelecekteki cinsel hayatını tümüyle yanlış yönlendirebilecek öğütlerle büyütülmekte ve bireyler bu öğütleri içselleştirerek hayatlarına uygulamaktadır. Bu durum, ülkemizde var oluşumuzun temeli olan cinsellik üzerine konuşmaktan neden çekindiğimizi açıklamaktadır.
Cinsellik üzerine konuşmamanın, toplumda yanlış bilgilerin yayılmasına yol açtığı bilinen bir gerçektir. Cinsel ilişkinin kötü bir şey olduğu, mastürbasyon yapmanın körlük yaptığı veya kadınların cinsel ilişkiyi arzulamaması gerektiği gibi hiçbir bilimsel temeli olmayan ve kulaktan dolma bilgilerle birçok yetişkin kendi cinsel hayatını şekillendirmeye çalıştığı için tatmin edici olmayan cinsel deneyimler yaşamaktadır. Bu durum, beklendiği gibi, cinsel ilişkiden alınan hazzı azaltmaktadır.