Sosyal öğrenme teorisi, sosyal davranışların başkalarının davranışlarının gözlem ve taklit yoluyla öğrenildiğini öne süren bir psikoloji teorisidir. Teori, psikolog Albert Bandura tarafından davranışçı psikolog B.F. Skinner'ın çalışmalarına alternatif olarak geliştirilmiştir. Davranışçılar çevrenin ve pekiştirmenin davranış üzerindeki etkilerine odaklanırken, Bandura bireylerin davranışları gözlem yoluyla öğrenebileceğini ifade etmiştir.
Bandura'ya göre insanlar, doğrudan veya dolaylı olarak başkalarıyla sosyal etkileşimlere girerek veya çeşitli medya araçları aracılığıyla davranışları gözlemler, bu sırada taklit yoluyla bazı davranışları kendileri de sergilemeye başlarlar. Dolayısıyla sosyal öğrenme teorisine göre öğrenme her zaman sosyal bir bağlamda olur ve illâ ödüllendirme veya cezalandırma olmasına gerek yoktur; ama tabii ki ek olarak ödüllendirilenler davranışlar daha sık taklit edilir, cezalandırılanlardan ise daha çok uzak durulur.