Psikoloji alanında, "bastırılmış anılar"ın ortaya çıkarılıp çıkarılamayacağı ve hatta "bastırılmış anılar" denen şeyin gerçek olup olmadığı konusunda hâlâ oldukça hararetli bir tartışma vardır. Bu konuda en net kamplaşma, pratisyen psikologlar ile akademik araştırmacılar arasında görülmektedir. Örneğin yapılan bir çalışmada araştırmacılara kıyasla klinisyenler, insanların terapide kurtarılabilecek anıları bastırdıklarına daha fazla inanma eğilimindeydi.[1] Kamuoyunda da "bastırılmış hafıza"nın varlığına yaygın bir inanç olduğunu görmek zor değildir. Bu, hafıza alanında daha çok araştırmaya ihtiyaç olduğunu göstermektedir.
Çoğu insan, başlarına gelen kötü şeyleri hatırlar; ama bazen büyük travmalar unutulabilir. Bilim insanları bunun mekanizmalarını yakından inceliyor; çünkü bu unutma aşırı hale geldiğinde bazen dissosiyatif amnezi, dissosiyatif füg, depersonalizasyon bozukluğu ve dissosiyatif kimlik bozukluğu gibi bir dissosiyatif bozukluk gelişebilmektedir.[2]