Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Görkem Gültekin
Yazar 11 Kasım 2022 3 dk.

Vücudumuzda bizimle beraber yaşayan mikroskobik canlıların tamamına mikrobiyota denir. Son 10 yıldır iyice hayatımıza girmeye başlayan bu kavramı herkes duymuştur. Özellikle bağırsak mikrobiyotamızdaki değişimlerin Alzheimer, diyabet, şizofreni, migren, obezite, irritabl bağırsak sendromu ve kolon kanseri gibi bir çok hastalıkta rolü olduğuna dair çalışmalar mevcuttur. Peki ya lösemi? Bağırsak ile alakası yokmuş gibi görünen bu kan kanseri ile bağırsak bakterilerimizin bir ilişkisi olabilir mi?

Nature Communications adlı dergide yayımlanan bir makalede bilim insanlarının fareler üzerinde yaptıkları deneyler bu konuya ışık tutmaya çalışıyor.[1] Bu yazımızda hem bu çalışmayı inceleyecek hem de bağırsaklarımızdaki bakterilerin vücudumuzu hangi yollardan etkileyebildiğini anlamaya çalışacağız.

30
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gökalp Selamet
Gökalp Selamet
198.7K UP
Aktaran 11 Kasım 2022 1 dk.

İsveç Karolinska Enstitüsü'sündeki araştırmacılar, ABD'li çocukların ekran alışkanlıkları ve bilişsel yeteneklerinin zaman içindeki gelişiminin nasıl ilişkili olduğunu inceledi. Zamanını ortalamanın üzerinde video oyunları oynayarak geçiren çocukların, zekalarını ortalamaya göre daha fazla artırdığı, televizyon izlemenin veya sosyal medya kullanmanın ise olumlu ya da olumsuz bir etkisinin olmadığını buldular. Sonuçlar Scientific Reports dergisinde yayınlandı.[1]

Çocuklar, giderek daha fazla ekran karşısında vakit geçiriyorlar. Bunun, sağlıklarını nasıl etkilediği ve bilişsel yetenekleri üzerinde olumlu veya olumsuz bir etkisi olup olmadığı şiddetle tartışılmaktadır. Bu çalışma için, Karolinska Enstitüsü ve Amsterdam Vrije Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, özellikle zaman içindeki ekran alışkanlıkları ve zeka arasındaki bağlantıyı incelediler.

45
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yasin Tuna Kurşunlu
Yazar 11 Kasım 2022 2 dk.

Bilişsel deneyimlerimiz kültürümüzden etkilenebilir mi? Etkilenebilirse bu etki ne kadar güçlü olabilir? Luhrmann ve meslektaşları, bilişin yalnızca psikolojik ve sinirbilimsel olgulara indirgenemeyeceği fikrinden yola çıkarak bu sorulara ışık tutabilecek bir araştırma yürüttüler.[1] Onlara göre aslında kültürel etmenler de bilişsel olguların temel belirleyenlerinden olabilir.

Bu, iddialı olduğu kadar incelemesi çetrefilli olan da bir fikir. İddialı, çünkü bu fikir bilişsel bilim ve antropolojiyi birbirine derinden bağlıyor.[3] Çetrefilli, çünkü etnografik metodlar bilişsel psikolojide kullanılan metodlar gibi deneysel değil ve onlara kıyasla oldukça nitel.

27
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.4K UP
Ekleyen 11 Kasım 2022 18 dk.

Eski adıyla Hipokondriyazis olarak bilinen, Hastalık Kaygısı Bozukluğu, teşhis edilmemiş ciddi bir tıbbi duruma sahip olma veya bu durumu geliştirme konusunda aşırı endişe duyma ile karakterize psikiyatrik bir bozukluktur. Hastalık Kaygısı Bozukluğu olan kişiler, günlük yaşamlarını olumsuz yönde etkileyen ciddi bir tıbbi hastalığa yakalanma konusunda sürekli kaygı ya da korku yaşarlar. Bu korku normal fizik muayene ve laboratuvar test sonuçlarına rağmen devam eder.

Hastalık Kaygısı Bozukluğu olan kişiler, normal bedensel duyumlara (sindirim veya terleme işlevleri gibi) aşırı derecede dikkat ederler ve bu duyumları ciddi hastalığın göstergeleri olarak yanlış yorumlarlar. Hastalık Kaygısı Bozukluğu'nun kesin etiyolojisi büyük ölçüde bilinmemektedir. Bununla birlikte, bozukluğun gelişiminde birden fazla risk faktörü rol oynamaktadır. Hastalık Kaygısı Bozukluğu tipik olarak kronik bir durumdur. Tedavi seçenekleri arasında ilaçlar ve psikoterapi bulunur.

54
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gökalp Selamet
Gökalp Selamet
198.7K UP
Yazar 11 Kasım 2022 3 dk.

Ülkemizde cinselliğin büyük bir tabu olduğu bir gerçektir. Türk toplumunun sosyokültürel yapısı incelendiğinde, birçok kişinin cinsellik üzerine konuşmaktan kaçındığı, cinsel bilgisinin az olduğu ve cinsel yardım almaktan utandığı görülmektedir. Bu durumun sebebi, Türk aile yapısının temeline dayandırılabilir. Birçok çocuk ailesi tarafından "Evlenmeden önce ilişkiye girme." veya "Arkadaşlarınla cinsellik üzerine konuşma." şeklinde, bireyin gelecekteki cinsel hayatını tümüyle yanlış yönlendirebilecek öğütlerle büyütülmekte ve bireyler bu öğütleri içselleştirerek hayatlarına uygulamaktadır. Bu durum, ülkemizde var oluşumuzun temeli olan cinsellik üzerine konuşmaktan neden çekindiğimizi açıklamaktadır.

Cinsellik üzerine konuşmamanın, toplumda yanlış bilgilerin yayılmasına yol açtığı bilinen bir gerçektir. Cinsel ilişkinin kötü bir şey olduğu, mastürbasyon yapmanın körlük yaptığı veya kadınların cinsel ilişkiyi arzulamaması gerektiği gibi hiçbir bilimsel temeli olmayan ve kulaktan dolma bilgilerle birçok yetişkin kendi cinsel hayatını şekillendirmeye çalıştığı için tatmin edici olmayan cinsel deneyimler yaşamaktadır. Bu durum, beklendiği gibi, cinsel ilişkiden alınan hazzı azaltmaktadır.

62
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Düşünmeden harekete geçmek ölümcüldür; harekete geçmeden düşünmekse boşuna..."
Mary Beard
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)